Petrol fiyatları 19 Mart Perşembe günü küresel piyasalarda sert bir yükseliş kaydederek yatırımcıların odağına yerleşti. Özellikle Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji altyapılarına yönelik saldırılar, arz endişelerini tetikleyerek fiyatları yukarı taşıdı. ABD tipi ham petrol olan WTI vadeli işlemleri, Asya seansında yüzde 3’ün üzerinde artışla varil başına 99,29 dolara kadar yükselirken, Brent petrol ise bir gün önce 110 dolar seviyesine yakın bir kapanış gerçekleştirdi.
Piyasalardaki yükselişin temel nedeni, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının enerji altyapılarını hedef alması oldu. Özellikle İsrail’in İran’ın Güney Pars sahasındaki tesislere saldırı düzenlediğine yönelik haberler, piyasada büyük yankı uyandırdı. Dünyanın en büyük doğal gaz sahası olan Güney Pars’a yönelik saldırı, küresel enerji arzı açısından kritik bir risk olarak değerlendiriliyor.
Gerilimin daha da tırmanmasına neden olan gelişme ise İran’ın misilleme açıklamaları oldu. Tahran yönetimi, Körfez bölgesindeki petrol ve gaz tesislerini hedef alacağını açıkça duyurdu. İran’ın bu kapsamda Suudi Arabistan’daki SAMREF ve Jubail komplekslerini, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Al Hisn gaz sahasını ve Katar’daki Ras Laffan rafinerisini tehdit etmesi, enerji piyasalarında paniği artırdı. Ayrıca İran’ın bu hafta İsrail ve bazı Orta Doğu ülkelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirmesi, bölgedeki risk algısını daha da yükseltti.
Arz tarafındaki en büyük endişelerden biri de İran’ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı büyük ölçüde kapalı tutması oldu. Küresel petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu dar su yolu üzerindeki kısıtlamalar, piyasada arz kesintisi ihtimalini ciddi şekilde gündeme taşıdı. Bu durum, petrol fiyatlarının yükselişinde belirleyici faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, güçlü ABD doları ve makroekonomik baskılara rağmen gerçekleşti. Normal şartlarda doların değer kazanması emtia fiyatlarını baskılarken, mevcut durumda jeopolitik risklerin etkisi çok daha baskın oldu. Bununla birlikte, yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyonu artırabileceği ve merkez bankalarını daha şahin para politikalarına yöneltebileceği endişesi de piyasalarda dikkatle izleniyor. ABD Merkez Bankası’nın son açıklamalarında enerji kaynaklı enflasyon belirsizliğine vurgu yapması ve güçlü gelen üretici enflasyonu verileri, bu kaygıları destekledi.
Öte yandan, petrol piyasasında yükselişi sınırlayan bazı gelişmeler de yaşandı. Irak ve Kürt yetkililerin, Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı aracılığıyla petrol akışını yeniden başlatma konusunda anlaşmaya varması, arz tarafında bir miktar rahatlama sağlayabilecek bir adım olarak değerlendirildi. Ayrıca büyük ekonomilerin, İran kaynaklı arz kesintilerini dengelemek amacıyla stratejik petrol rezervlerinden satış yapmayı planlaması, fiyatlardaki yükselişi geçici olarak frenleyebilecek unsurlar arasında yer aldı.
Bununla birlikte, mevcut tablo genel olarak petrol piyasasında yüksek oynaklığın devam edeceğine işaret ediyor. Jeopolitik risklerin tırmanması halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine kalıcı şekilde yerleşmesi ve hatta daha yüksek seviyelerin test edilmesi olasılığı güçlenirken, diplomatik çözüm adımlarının gelmesi durumunda ise fiyatlarda hızlı geri çekilmeler görülebilir. Kısa vadede petrol piyasasının yönünü belirleyecek ana unsurun, Orta Doğu’daki askeri gelişmeler ve arz güvenliği olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.











