Brent Petrol 96 Doları Aştı: Jeopolitik Gerilim Enerji Piyasalarını Yeniden Sarsıyor

Brent petrol 96,64 dolara yükseldi. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz ile Babülmendep'teki riskler enerji piyasalarını baskılıyor.

Brent petrol fiyatları, ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilim ve dünyanın en kritik enerji geçiş noktaları olan Hürmüz ile Babülmendep boğazlarına ilişkin arz endişeleri nedeniyle yükselişini sürdürüyor. Uluslararası vadeli piyasalarda Brent petrolün varili 96,64 dolardan, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 88,52 dolardan işlem görüyor. Böylece Brent petrol yaklaşık son 6 haftanın en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda.

Dün gün içerisinde 95,63 dolara kadar yükselen Brent petrol, günü 94,07 dolardan tamamlamıştı. Bugün ise kapanışa göre yaklaşık %2,74 değer kazanarak 96,64 dolara yükselmesi, piyasalarda jeopolitik risklerin yeniden fiyatlanmaya başladığını gösteriyor.

Fiyatlardaki yükselişin temel nedeni, ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri tehditlerin giderek sertleşmesi. ABD, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik tehdit oluşturabilecek kabiliyetini zayıflatmaya yönelik operasyonlarını sürdürürken, İran da Körfez’deki ABD üslerine yönelik misillemelerine devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere saldırması halinde Tahran’daki köprüler ve enerji altyapısının hedef alınacağını açıklarken, İran Devrim Muhafızları ise buna karşılık ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin elektrik altyapısını hedef alabilecekleri mesajını verdi.

Piyasaların en büyük endişesi ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir aksama. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek herhangi bir askeri çatışma ya da sevkiyat kesintisi, sadece petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel enflasyonu, taşımacılık maliyetlerini ve enerji güvenliğini de doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.

Risk sadece Hürmüz ile sınırlı değil. Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesi ve Kızıldeniz’de iki Suudi petrol tankerini insansız hava araçları ve füzelerle hedef aldığını açıklaması, Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik endişelerini de artırdı. Küresel enerji taşımacılığında stratejik öneme sahip bu iki boğazda aynı anda risklerin yükselmesi, petrol piyasasında arz güvenliğine ilişkin kaygıları güçlendiriyor.

Bununla birlikte, ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verileri arz tarafında farklı bir tablo ortaya koydu. Kurumun açıkladığı verilere göre ABD’de ticari ham petrol stokları geçen hafta beklentilerin aksine 2 milyon varil artarken, benzin stokları da 800 bin varil yükseldi. Normal şartlarda stoklardaki bu artış petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak değerlendirilirdi. Ancak mevcut süreçte jeopolitik risklerin etkisi, stok verilerinin yarattığı baskının önüne geçmiş durumda.

Teknik görünümde ise 97,99 dolar seviyesi önemli direnç, 91,71 dolar seviyesi ise güçlü destek olarak öne çıkıyor. Brent petrolün 98 dolar seviyesinin üzerine yerleşmesi halinde piyasalarda 100 dolar psikolojik eşiğinin yeniden gündeme gelmesi olasılığı güçlenebilir. Buna karşılık diplomatik temasların hız kazanması veya çatışma riskinin azalması halinde fiyatlarda yeniden geri çekilmeler görülebilir.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş yalnızca enerji sektörünü ilgilendirmiyor. Petrol; akaryakıt, lojistik, sanayi üretimi, elektrik maliyetleri ve tarımsal faaliyetler başta olmak üzere ekonominin hemen her alanını etkileyen temel girdilerden biri. Bu nedenle Brent petroldeki kalıcı yükseliş, dünya genelinde enflasyon baskısını artırabilir, merkez bankalarının faiz indirim sürecini zorlaştırabilir ve özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengesi üzerinde ilave baskı oluşturabilir. Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomiler açısından ise petrol fiyatlarının 90 doların üzerinde kalıcı olması, hem akaryakıt fiyatları hem de enflasyon görünümü açısından yakından takip edilmesi gereken en önemli gelişmeler arasında yer alıyor.