Petrol Şoku Altının Yönünü Değiştirdi: Enflasyon ve Faiz Endişeleri Yeniden Masada

Petrolün 80 doların üzerine çıkması enflasyon ve faiz beklentilerini güçlendirdi, altın yükseliş sonrası geri çekildi.

Küresel piyasalarda son günlerde yaşanan gelişmeler, yatırımcıların risk algısını ve varlık tercihlerini yeniden şekillendirmeye başladı. Özellikle ABD’nin İran üzerindeki baskısını artırması ve enerji arzına yönelik endişelerin yeniden gündeme gelmesi, petrol piyasasında sert fiyat hareketlerine neden olurken, bu durum altın piyasasında da yön değişimine yol açtı.

Önceki işlem gününde güvenli liman talebinin etkisiyle yüzde 2’nin üzerinde yükselen altın fiyatları, yeni işlem gününde kazançlarının bir bölümünü geri verdi. Bunun temel nedeni ise yükselen petrol fiyatlarının yeniden enflasyon baskısı oluşturabileceği ve bunun da merkez bankalarını daha uzun süre sıkı para politikası uygulamaya zorlayabileceği beklentisi oldu.

Petrol Yeniden 80 Doların Üzerinde

Brent petrol fiyatları, art arda üçüncü işlem gününde de yükselişini sürdürerek yeniden 80 dolar seviyesinin üzerine çıktı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyması ve Tahran yönetiminin müzakere masasına dönmemesi halinde enerji altyapılarının hedef alınabileceğine yönelik açıklamalar, piyasalarda arz güvenliği endişelerini artırdı.

Özellikle küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki risklerin yeniden gündeme gelmesi, enerji fiyatlarında yukarı yönlü hareketi hızlandırdı. Piyasalar, İran kaynaklı olası arz kesintilerinin küresel enerji dengelerini bozabileceği endişesiyle petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam ediyor.

Petrol Fiyatları Neden Altını Baskılıyor?

Normal şartlarda jeopolitik risklerin artması altın fiyatlarını destekleyen bir unsur olarak görülüyor. Ancak mevcut süreçte yatırımcıların odak noktası güvenli liman talebinden çok, yükselen enerji fiyatlarının yaratacağı enflasyonist baskılar oldu.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, üretim ve taşımacılık maliyetlerini artırarak küresel enflasyonu yeniden yukarı çekme potansiyeline sahip bulunuyor. Bu durum ise başta ABD Merkez Bankası olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine veya gerektiğinde yeniden faiz artırımlarını gündeme almasına neden olabilir.

Faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olan altın, yüksek faiz ortamında yatırımcı açısından cazibesinin bir bölümünü kaybediyor. Tahvil faizlerinin yükseldiği ve nakit getirilerinin arttığı dönemlerde yatırımcıların bir kısmı portföylerini altından faiz getirili varlıklara kaydırmayı tercih ediyor.

Bu nedenle güvenli liman talebinin etkisiyle yükselen altın fiyatları, piyasanın yeniden faiz beklentilerine odaklanmasıyla geri çekildi.

Ons Altın 4.100 Doları Test Ettikten Sonra Geri Döndü

ABD’de haziran ayı tüketici enflasyonunun beklentilerin altında açıklanması, altın piyasasında güçlü bir toparlanmayı beraberinde getirmişti. Enerji fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle gelen düşük enflasyon verisi, Fed’in daha erken faiz indirimine gidebileceği beklentilerini artırmış ve altın fiyatlarını desteklemişti.

Bu gelişmelerin ardından ons altın gün içerisinde 4.100,49 dolar seviyesine kadar yükselmiş, günü ise yüzde 2’nin üzerinde primle tamamlamıştı.

Ancak petrol fiyatlarındaki yeni yükseliş dalgası, bu iyimser havanın kısa sürmesine neden oldu. Yeni işlem gününde spot altın yüzde 0,4 düşüşle 4.034,43 dolar seviyesine geriledi.

Yurt içinde ise gram altın, ons fiyatındaki geri çekilmenin etkisiyle yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybederek 6.097 TL seviyelerinde işlem görmeye başladı.

Piyasaların Yeni Odağı: Enflasyon ve Fed

OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong’un da belirttiği gibi piyasa artık geçmişe dönük bir gösterge olarak görülen TÜFE verisinin ötesine bakıyor. Yatırımcıların dikkati yeniden enerji fiyatları ve bunların gelecekte yaratabileceği enflasyon etkisine çevrilmiş durumda.

Özellikle petrol fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi halinde, önümüzdeki aylarda ABD enflasyonunda yeniden yukarı yönlü sürprizler görülmesi ihtimali güçlenebilir. Böyle bir senaryo ise Fed’in faiz indirimlerini ertelemesine veya yeni faiz artışlarını değerlendirmesine neden olabilir.

Piyasalar şimdi açıklanacak olan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisini yakından takip ediyor. ÜFE verisi, üretim maliyetlerindeki değişimi göstermesi açısından gelecekteki tüketici enflasyonuna ilişkin önemli sinyaller verecek.

FedWatch Verileri Ne Söylüyor?

CME FedWatch verilerine göre yatırımcıların eylül ayında yeni bir faiz artışı beklentisi son günlerde önemli ölçüde geriledi. Daha önce yüzde 76 seviyesinde fiyatlanan faiz artışı ihtimali, son gelişmelerin ardından yüzde 58 seviyesine düştü.

Buna karşın piyasalar, yılın son toplantılarına ilişkin daha temkinli bir görünüm sergiliyor. Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruması halinde, aralık ayında faiz artırımı ihtimalinin yaklaşık yüzde 80 seviyesinde fiyatlanmaya devam ettiği görülüyor.

Önümüzdeki Dönemde Altın İçin Hangi Senaryo Öne Çıkıyor?

Altının önümüzdeki dönemdeki performansı büyük ölçüde üç temel değişkene bağlı olacak:

  • Petrol fiyatlarının seyri,
  • ABD enflasyon verileri,
  • Fed’in faiz politikası.

Eğer petrol fiyatları 80 doların üzerinde kalıcı olursa, küresel enflasyon beklentileri yeniden yükselebilir ve bu durum kısa vadede altın üzerinde baskı oluşturabilir.

Buna karşılık jeopolitik risklerin daha da tırmanması veya ekonomik büyümede belirgin bir yavaşlama yaşanması halinde yatırımcıların yeniden güvenli liman arayışına yönelmesi ve altının yükseliş trendine dönmesi de mümkün görünüyor.

Küresel piyasalarda son dönemin en önemli teması yeniden enerji fiyatları ve enflasyon olmaya başladı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda merkez bankalarının politika kararlarını ve değerli metaller piyasasını da doğrudan etkiliyor.

Bugün için görünen tablo, yatırımcıların kısa vadede jeopolitik risklerden çok yüksek faizlerin daha uzun süre devam etme ihtimalini fiyatladığına işaret ediyor. Bu nedenle altın piyasasında yönün yeniden yukarı dönebilmesi için ya enflasyon baskılarının hafiflemesi ya da Fed’in faiz indirimlerine yaklaşması gerekecek.

Aksi halde “yüksek petrol, yüksek enflasyon ve yüksek faiz” üçlüsü, önümüzdeki dönemde altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir.