Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşmasının ardından haftayı sert kayıplarla kapatmaya hazırlanıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatının yeniden normale dönme sürecine girmesi, küresel arz endişelerini azaltarak fiyatlarda belirgin bir gerilemeye yol açtı.
Brent petrol varil fiyatı 79 dolar seviyesine inerken haftalık bazda yaklaşık yüzde 9 değer kaybetti. ABD ham petrolü (WTI) ise 75 dolar civarında işlem gördü. Bu düşüşte, bölgedeki tanker hareketliliğinin artması ve Kuveyt’in üretimi yeniden yükseltme kararı etkili oldu.
Perşembe günü toplam yaklaşık 10 milyon varil petrol taşıyan tankerlerin Hürmüz Boğazı’nı geçtiği veya boğazın dışına çıktığı gözlendi. Bu, çatışmaların başlamasından bu yana Suudi Arabistan’a ait tankerlerin bölgeye ilk kez dönüşüne sahne oldu. Normal şartlarda Hürmüz Boğazı üzerinden günlük 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü sevk ediliyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanları ve kıyı bölgelerine uygulanan deniz ablukasının sona erdiğini duyurdu. Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi de gemilere Umman kıyılarına yakın rotaları tercih etmelerini tavsiye ederek mayın riskine dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın İran’a fazla taviz verdiği eleştirilerini reddederek memnuniyetini ifade etti. Trump, “Piyasalar petrol fiyatlarının düşmesini ve hisse senetlerinin yükselmesini seviyor” paylaşımında bulundu. Başkan Yardımcısı JD Vance ise İran’ın geçiş ücreti talep edebileceği kaygılarının abartıldığını belirterek, mutabakat zaptındaki görüş ayrılıklarını gidermek için 60 günlük müzakere sürecinin başladığını açıkladı.
Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki tam normalleşmenin kısa sürede gerçekleşmeyebileceği uyarısında bulunuyor. Gemi trafiğinin yeniden düzenlenmesi, petrol kuyularının kademeli üretime alınması, hasarlı altyapının onarılması ve mayın temizleme çalışmalarının tamamlanması zaman alacak. Bazı armatörler güvenlik riskleri nedeniyle temkinli davranmayı sürdürüyor.
Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarında rahatlama yaratırken, enflasyon baskılarının azalmasına ve ekonomik büyümeye dolaylı destek sağlayabilir. Ancak jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığı ve sürecin kırılgan olabileceği de belirtiliyor.











