Hürmüz Boğazı Riski Küresel Enerji Piyasalarını Sarsıyor
Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim ve enerji arzına yönelik risklerin artması, küresel petrol piyasalarında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Haftanın ilk işlem gününde petrol fiyatları yüzde 2’nin üzerinde yükselirken, küresel gösterge olarak kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı 111,5 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı ise 108 dolar seviyesine ulaştı. Piyasalar özellikle Hürmüz Boğazı’nda devam eden arz kesintileri ve bölgedeki askeri gelişmeler nedeniyle yüksek volatilite sürecine girmiş durumda.
Petrol fiyatlarındaki yükselişte en önemli etkenlerden biri, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Barakah Nükleer Güç Santrali’ne yönelik insansız hava aracı saldırısı iddiası oldu. BAE yönetimi olayı “terör saldırısı” olarak nitelendirirken, saldırının detaylarına ilişkin kapsamlı inceleme başlatıldığını ve gerekli görülmesi halinde karşılık verme haklarının saklı tutulduğunu açıkladı. Bölgedeki güvenlik risklerinin artması, enerji altyapılarının hedef haline gelme ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Aynı dönemde Suudi Arabistan’ın Irak yönünden geldiği belirtilen üç insansız hava aracını hava sahasında etkisiz hale getirdiğini açıklaması, bölgesel tansiyonun yalnızca tek bir ülkeyle sınırlı olmadığını gösterdi. Enerji üretim ve taşıma hatlarının yoğunlaştığı Körfez bölgesinde yaşanan her güvenlik sorunu, küresel petrol arzı açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Piyasalarda asıl endişe ise küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar olmaya devam ediyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik gerçekleştirdiği ortak saldırının ardından Tahran yönetiminin boğaz geçişlerini kısıtlaması, küresel enerji sevkiyatında ciddi darboğaz oluşturdu. Yaklaşık 80 gündür devam eden kısıtlamalar, petrol arzında kesinti ihtimalini artırırken fiyatların kısa sürede 70 dolar seviyelerinden 100 doların üzerine taşınmasına neden oldu.
Uzmanlara göre piyasalarda yalnızca mevcut gelişmeler değil, olası yeni askeri adımların yaratabileceği riskler de fiyatlanıyor. IG piyasa analisti Tony Sycamore, son insansız hava aracı saldırılarının bölgesel gerilimin yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ettiğini belirterek, ABD veya İsrail’in İran’a yönelik yeni hamlelerinin, İran destekli bölgesel gruplar aracılığıyla enerji tesislerine yönelik saldırıları artırabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun özellikle petrol arz güvenliği üzerinde yeni baskılar yaratabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan gözler, ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanlarıyla gerçekleştireceği kritik toplantıya çevrilmiş durumda. Axios tarafından paylaşılan bilgilere göre Trump, İran’a yönelik olası askeri seçenekleri değerlendirmek üzere üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya gelecek. Washington ve Tahran hattında sertleşen söylemler, piyasalarda risk algısını daha da artırıyor.
Uzmanlar, mevcut gerilimin kısa sürede yatışmaması halinde petrol fiyatlarında 120 dolar seviyelerinin yeniden gündeme gelebileceğini, bunun da küresel ekonomide enflasyon baskısını artırarak merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini geciktirebileceğini değerlendiriyor. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından yükselen petrol maliyetleri; akaryakıt fiyatları, lojistik giderleri ve üretim maliyetleri üzerinden geniş çaplı ekonomik etkiler yaratabilir. Küresel piyasalar bu nedenle yalnızca askeri gelişmeleri değil, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat akışına ilişkin gelecek her açıklamayı kritik önemde takip ediyor.











