Küresel Piyasalarda Gözler FED ve İstihdam Verilerinde: Teknoloji Hisselerinde Çip Krizi Baskısı Sürüyor
Küresel piyasalarda yatırımcılar, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon ve para politikasına ilişkin açıklamaları ile bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisine odaklanmış durumda. Warsh, enflasyonu yeniden yüzde 2 hedefi seviyesine indirme konusunda kararlı olduklarını vurgularken, son bir ayda enflasyon beklentilerinin daha ılımlı hale geldiğini ifade etti. Avrupa Merkez Bankası’nın forumunda diğer merkez bankası yetkililerinden gelen benzer açıklamalar da enflasyon risklerinin daha dengeli bir görünüm kazandığı algısını destekledi.
Buna rağmen piyasalarda iyimserlik sınırlı kaldı. Tahvil faizlerinde önemli bir değişim yaşanmazken, kıymetli metaller açıklamalara daha belirgin tepki verdi. Hisse senedi piyasalarında ise teknoloji sektörüne yönelik endişeler baskın olmaya devam etti. Warsh’ın mesajları satış baskısını bir miktar hafifletse de yatırımcıların risk algısını tamamen değiştirmeye yetmedi. Döviz piyasalarında ise açıklamaların etkisi oldukça sınırlı kaldı.
Teknoloji sektöründe giderek büyüyen küresel bellek çipi arz sıkıntısı, yatırımcıların en yakından izlediği başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Veri merkezlerinde kullanılan yüksek performanslı işlemcilere yönelik talebin hızla artmasına karşın, bellek üreticileri mevcut kapasiteyle bu ihtiyacı karşılamakta zorlanıyor. Kapasite artırımı yönünde yatırımlar devam etse de kısa vadede arz-talep dengesizliğinin sürmesi bekleniyor. Bu durum çip fiyatlarını yukarı taşırken, teknoloji şirketlerinin maliyetlerini de artırıyor.
Bu süreçte Apple’ın, Pentagon’un kara listesinde bulunan iki Çinli yarı iletken üreticisiyle çip tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğüne yönelik haberler dikkat çekiyor. Şirketin geçtiğimiz hafta bazı ürünlerine zam yapmasının ardından Microsoft da Xbox oyun konsollarının fiyatlarını son 13 ay içinde üçüncü kez artıracağını açıkladı. Artan maliyetler ve tedarik sorunları, yapay zekâ yatırımlarına rağmen teknoloji şirketlerinin büyüme görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Yatırımcılar artık yalnızca yapay zekâ harcamalarının büyüklüğünü değil, bu yatırımların ne kadar hızlı geri dönüş sağlayacağını da sorguluyor. Ayrıca ülkeler arasındaki teknoloji kısıtlamaları ve üretim kapasitesindeki dengesizlikler de sektör üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD yarı iletken hisselerinde yaşanan satışların Asya piyasalarına da yansıması, bu endişelerin küresel ölçekte hissedildiğini gösteriyor.
Makroekonomik tarafta ise gözler bugün açıklanacak ABD haziran ayı tarım dışı istihdam verisine çevrilmiş durumda. Piyasalar istihdamın 113 bin kişi artmasını beklerken, önceki ay açıklanan 172 bin kişilik artışa göre istihdam piyasasında sınırlı bir yavaşlama öngörülüyor. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü bir veri, doların değer kazanmasına, FED’in sıkı para politikasını daha uzun süre sürdüreceği beklentilerinin güçlenmesine ve küresel risk iştahının bir miktar zayıflamasına neden olabilir. Buna karşılık beklentilere paralel veya daha zayıf bir veri ise faiz indirimi beklentilerini destekleyerek piyasalarda daha olumlu bir hava oluşturabilir.
Warsh’ın dikkat çeken bir diğer mesajı ise FED’in iletişim stratejisinde köklü değişikliklere gidileceği yönünde oldu. Başkan, uzun yıllardır kullanılan ileriye dönük yönlendirme (forward guidance) yaklaşımını sona erdirmek istediğini yineledi. Bu değişiklikle birlikte FED’in geleceğe ilişkin daha az yönlendirme yapan ve ekonomik verilere göre daha esnek hareket eden bir iletişim modeli benimsemesi bekleniyor. Böyle bir yaklaşımın, para politikası kararlarının piyasalarda daha fazla sürpriz etkisi yaratabileceği değerlendiriliyor.
Küresel piyasalarda güne karışık bir görünüm hâkim. ABD vadeli endeksleri hafif artıda işlem görürken, Japonya ve Çin borsalarında satışlar öne çıkıyor. Hong Kong piyasası ise pozitif ayrışıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,49, Dolar Endeksi 101,4 seviyesinde bulunurken, ons altın yaklaşık 4.060 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Yurt içinde ise yatırımcıların gündemi oldukça yoğun. 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyon verisi, 7-8 Temmuz NATO Zirvesi, 17 Temmuz’da Fitch ve 24 Temmuz’da Moody’s tarafından yapılacak kredi notu değerlendirmeleri piyasaların yönü açısından yakından izlenecek. Haziran ayında TÜFE’nin aylık yaklaşık yüzde 1 artması ve yıllık enflasyondaki gerilemenin sürmesi bekleniyor. Enflasyonda yavaşlamanın devam etmesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine ilişkin beklentiler güç kazanabilir. Ayrıca enerji fiyatlarının gerilemesi, dış ilişkilerde normalleşmeye yönelik gelişmeler ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri de piyasa görünümü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı, yatırımcılara yönelik 2 yıl vadeli altın cinsi devlet tahvili ve altına dayalı kira sertifikası (sukuk) ihracı gerçekleştirerek borçlanmaya gidecek. Bu adımın, yurt içi tasarrufların finansal sisteme kazandırılması ve yatırımcılara alternatif yatırım araçları sunulması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Genel görünümde ise hem küresel hem de yurt içi piyasalarda kısa vadeli fiyatlamaların, açıklanacak ekonomik veriler ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler doğrultusunda şekillenmeye devam etmesi bekleniyor.










