Körfez Gerilimi Piyasaların Gündeminde: Gözler ABD Enflasyonu, Bilançolar ve Petrol Fiyatlarında
Küresel piyasalar, yeni haftaya Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, ABD’de açıklanacak enflasyon verileri ve ikinci çeyrek bilanço sezonunun başlaması gibi kritik başlıkların gölgesinde başladı. Hafta boyunca açıklanacak ekonomik veriler ve şirket sonuçları piyasaların yönü açısından önemli sinyaller verecek olsa da, yatırımcıların odağında öncelikle Körfez’deki gelişmeler ve enerji arzına ilişkin riskler bulunuyor.
Hafta sonu bölgede tansiyon yeniden yükseldi. ABD, cumartesi günü İran’da 140 hedefe yönelik saldırı gerçekleştirdiğini açıklarken, İran da pazar günü Kuveyt, Ürdün ve Katar dahil olmak üzere ABD’nin bölgedeki müttefiklerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenledi. Gece saatlerinde ABD’nin yeni saldırılar gerçekleştirdiği bildirilirken, çatışmaların bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri daha da belirgin hale geldi.
Gerilimin en önemli başlıklarından biri ise Hürmüz Boğazı oldu. İran, boğazın “ikinci bir duyuruya kadar” kapatıldığını açıklarken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise bu iddiayı reddederek boğazın gemi trafiğine açık olduğunu ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanacağını duyurdu. Buna karşın hafta sonu boğazdaki gemi trafiğinin neredeyse durma noktasına gelmesi, enerji arzına yönelik endişeleri artırdı. Tarafların farklı güvenlik koridorlarını savunması ve bu konuda uzlaşma sağlayamaması, bölgedeki belirsizliğin sürmesine neden oluyor.
Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken küresel enflasyon görünümü açısından da önemli bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor. Son günlerde petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 10 yükselmesi, yatırımcıların önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini yeniden şekillendiriyor.
Piyasaların bu hafta takip edeceği bir diğer kritik gündem ise ABD’nin haziran ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verisi olacak. Piyasa beklentileri, yıllık manşet enflasyonun yüzde 4,2’den yüzde 3,8’e gerilemesi, çekirdek enflasyonun ise yüzde 2,9 seviyesinde sabit kalması yönünde bulunuyor. Haziran ayında enerji fiyatlarının önceki aya göre daha düşük seyretmesi nedeniyle enflasyonda gerileme beklenirken, temmuz ayında yeniden yükselişe geçen petrol fiyatlarının gelecek dönem enflasyon görünümü üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle açıklanacak haziran verilerinin tek başına orta vadeli enflasyon eğilimini yansıtmayabileceği ifade ediliyor.
Hafta boyunca küresel piyasaların odağındaki bir diğer gelişme ise ABD’de ikinci çeyrek bilanço sezonunun başlaması olacak. İlk finansal sonuçlar büyük bankalardan gelecek. Bank of America, Citigroup, Goldman Sachs, JPMorgan Chase ve Wells Fargo gibi finans kuruluşlarının açıklayacağı bilançoların ardından, çarşamba günü BlackRock ve Morgan Stanley, perşembe günü ise yarı iletken sektörünün önde gelen şirketlerinden TSMC finansal sonuçlarını paylaşacak. Özellikle yapay zekâ yatırımlarının desteklediği teknoloji sektörüne ilişkin beklentiler, hisse senedi piyasalarının yönü açısından yakından izleniyor. Güçlü finansal sonuçlar ve şirketlerin gelecek dönem beklentileri, küresel risk iştahı üzerinde belirleyici olabilir.
Haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalarda ise temkinli görünüm öne çıkıyor. ABD vadeli endeksleri yüzde 0,4 ila yüzde 1 arasında değer kaybederken, Asya borsalarında da satış ağırlıklı bir seyir izleniyor. Japonya borsası yaklaşık yüzde 1,1, Çin borsası yüzde 0,7, Hong Kong piyasası ise yüzde 0,1 geriliyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,59, Dolar Endeksi 101,1 seviyesinde bulunurken, ons altın yaklaşık 4.060 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Yurt içinde ise piyasaların gündeminde hem küresel gelişmeler hem de para politikası beklentileri yer alıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın olası faiz adımları üzerinde petrol fiyatlarının seyri ve jeopolitik riskler etkili olmayı sürdürüyor. Enerji maliyetlerindeki artışın yanı sıra ücret düzenlemeleri ve kamu tarafından yapılan fiyat güncellemeleri de enflasyon görünümü açısından yakından takip ediliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler hem de açıklanacak makroekonomik veriler, yurt içi finansal piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.











