Brent Petrol 72 Dolara Geriledi: Jeopolitik Risk Azalırken Artan Arz Fiyatları Baskılıyor

Brent petrol, ABD-İran görüşmeleri, Hürmüz trafiğindeki toparlanma ve artan İran-Rusya arzıyla 72 dolara geriledi.

Brent petrol fiyatları, ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temasların olumlu ilerlediğine yönelik beklentiler, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden canlanması ve İran ile Rusya kaynaklı arz artışı nedeniyle sert gerileyerek varil başına 72 dolar seviyesine indi. Böylece Brent petrol, 27 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini görürken, piyasalarda jeopolitik risk priminin önemli ölçüde azaldığı değerlendiriliyor.

Petrol piyasasında son dönemde fiyatların yönünü belirleyen en önemli unsur, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler oldu. Daha önce bölgede yaşanan gerilim nedeniyle fiyatlara eklenen risk primi, ABD ile İran arasında Katar’da sürdürülen görüşmelerin yapıcı bir zeminde ilerlediğine ilişkin haberlerle birlikte önemli ölçüde geriledi. Diplomatik sürecin ilerlemesi, olası arz kesintisi endişelerini azaltırken yatırımcıların daha dengeli bir arz görünümünü fiyatlamasına neden oldu.

Fiyatlar üzerinde etkili olan bir diğer önemli gelişme ise Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin kademeli olarak toparlanması oldu. Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda hafta sonu yaşanan saldırılar sonrasında gemi hareketlerinde belirgin bir yavaşlama görülmüştü. Son günlerde ise deniz trafiğinin yeniden hız kazanması, enerji sevkiyatına ilişkin endişeleri azaltarak petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Her ne kadar tanker geçişleri henüz çatışma öncesindeki seviyelere ulaşmamış olsa da mevcut toparlanma piyasaların risk algısını önemli ölçüde değiştirdi.

Öte yandan İran’ın petrol ihracatındaki güçlü artış da fiyatların gerilemesinde belirleyici rol oynuyor. ABD’nin deniz ablukasını kaldırmasının ardından İran’ın ihracatının 40 milyon varilin üzerine çıkması, küresel piyasaya ek arz sağladı. Buna ek olarak Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği petrol sevkiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, uluslararası piyasalarda arz fazlası beklentisini güçlendirdi. Artan deniz üstü petrol stokları, kısa vadede arz sıkışıklığı yaşanma ihtimalini azaltırken fiyatların aşağı yönlü hareketini destekledi.

Buna karşın piyasalarda tüm risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denizcilik idari kontrolü talebini sürdürmesi, diplomatik sürecin ilerlemesine rağmen bölgedeki belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor. Olası bir anlaşmazlık ya da bölgede yeniden tırmanabilecek gerilim, petrol fiyatlarında yeniden sert yükselişlere neden olabilecek başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Brent petrolün yönünü belirleyecek en önemli faktörlerin ABD-İran görüşmelerinin seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerinin tamamen normalleşip normalleşmeyeceği, OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları ve küresel ekonomik büyüme görünümü olacağını belirtiyor. Özellikle yaz aylarında artan yakıt talebine rağmen arzın güçlü kalması durumunda petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskının devam edebileceği ifade ediliyor.

Bununla birlikte küresel ekonomide büyümenin zayıflaması, Çin’den gelecek talep verilerinin beklentilerin altında kalması veya büyük üretici ülkelerin üretim artışına devam etmesi halinde Brent petrolde 70 dolar seviyesinin altı yeniden gündeme gelebilir. Buna karşılık Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir gerilim, sevkiyatlarda aksama ya da diplomatik görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde ise risk primi hızla geri dönebilir ve fiyatlarda yeniden yukarı yönlü sert hareketler görülebilir.

Son fiyatlamalar, piyasanın son haftalarda “arz kesintisi endişesi” temasından “arz fazlası” temasına geçtiğini ortaya koyuyor. Jeopolitik tansiyonun azalması, İran ve Rusya’dan gelen güçlü arz, deniz taşımacılığındaki toparlanma ve yatırımcıların risk algısındaki değişim, Brent petrolün 72 dolar seviyesine gerilemesinde belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki günlerde hem diplomatik gelişmeler hem de küresel arz-talep dengesi petrol fiyatlarının yönü açısından yakından takip edilmeye devam edecek.