ABD ile İran arasında tırmanan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı. Haftayı 67,72 dolar seviyesinde kapatan Brent petrol, yeni haftada yüzde 5,86 yükselerek 71,69 dolara çıktı ve son 7 ayın en yüksek seviyelerine ulaştı. Özellikle Hürmüz Boğazı’na ilişkin artan riskler, arz güvenliği endişelerini büyütürken, iç piyasada akaryakıt fiyatlarının seyri yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti.
Tahran ile Washington hattında tansiyonun yükselmesi, piyasalarda belirsizliği artırdı. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi ve uçak gemilerini Orta Doğu’ya sevk etmesi, olası bir çatışma ihtimalini gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’nın, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik bir geçiş noktası olması nedeniyle, burada yaşanabilecek herhangi bir aksama küresel arzı doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına karşı “sınırlı askeri saldırı” seçeneğini değerlendirdiklerini ifade etmesi de piyasalardaki risk algısını yükseltti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda, bunun rafineri marjları üzerinden iç piyasaya zam olarak yansıması bekleniyor. Türkiye’de akaryakıt fiyatları, Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatları ve döviz kuru dikkate alınarak hesaplanıyor. Bu nedenle hem petrol fiyatındaki artış hem de kur hareketliliği, pompa fiyatları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Uzmanlar, Brent petrolün 70 doların üzerinde kalıcı olması halinde benzin ve motorin fiyatlarında yukarı yönlü baskının artabileceğini belirtiyor.
21 Şubat 2026 itibarıyla güncel akaryakıt fiyatları ise şehir bazında farklılık gösteriyor. İstanbul Avrupa Yakası’nda benzin litre fiyatı 57,16 TL, Anadolu Yakası’nda 57,01 TL seviyesinde bulunuyor. Ankara’da benzin 58,08 TL, İzmir’de ise 57,37 TL’den satılıyor. Motorin (mazot) fiyatları İstanbul Avrupa Yakası’nda 57,88 TL, Anadolu Yakası’nda 57,76 TL olarak uygulanırken, Ankara’da 59,00 TL, İzmir’de ise 59,28 TL seviyesinde yer alıyor.
Küresel enerji piyasalarındaki mevcut tablo, kısa vadede oynaklığın sürebileceğine işaret ediyor. Jeopolitik risklerin yanı sıra OPEC+ üretim politikaları, ABD’nin stratejik rezerv adımları ve Çin’in talep görünümü de fiyatlamalarda belirleyici olacak. Özellikle bahar aylarında artabilecek talep ve olası arz kısıtları, petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekleyebilir. Bu senaryoda iç piyasada motorin ve benzin fiyatlarında yeni zam ihtimali güç kazanabilir.
Öte yandan, gerilimin diplomatik kanallarla düşürülmesi veya küresel arzda ek üretim artışları yaşanması halinde petrol fiyatlarında geri çekilme görülebilir. Bu da pompa fiyatlarında sınırlı da olsa bir rahatlama sağlayabilir. Ancak mevcut jeopolitik atmosfer, enerji piyasalarında temkinli duruşun korunması gerektiğine işaret ediyor.











