Küresel petrol piyasaları, ABD ile İran arasında İsviçre’de yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme sağlandığına yönelik haberlerin ardından haftaya düşüşle başladı. Arz tarafındaki risklerin azalabileceğine yönelik beklentiler, son haftalarda jeopolitik gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarında geri çekilmeye neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 79 dolar seviyesine gerilerken, ABD ham petrolü (WTI) ise 75 dolar civarında işlem görüyor.
Günün ilk saatlerinde yükseliş eğilimi gösteren petrol fiyatları, görüşmelere ilişkin olumlu açıklamaların etkisiyle yön değiştirdi. Brent petrol kontratları seans öncesinde yüzde 2,2 değer kazanmasına rağmen, artan işlem hacmiyle birlikte satış baskısı altında kaldı. Piyasalarda özellikle Orta Doğu kaynaklı arz risklerinin azalabileceği beklentisi fiyatlamalara yansıdı.
ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’de gerçekleştirdiği görüşmelerde, tarafların 60 günlük nihai anlaşma yol haritası üzerinde uzlaşmaya vardığı bildirildi. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda devam eden teknik müzakerelerin hafta boyunca sürmesi bekleniyor. Görüşmeler, tarafların geçtiğimiz hafta imzaladığı mutabakat zaptının ardından daha kapsamlı bir aşamaya taşındı.
Müzakereler sürerken ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni yaptırım tehdidinde bulunması dikkat çekse de tarafların diplomatik temasları kesintiye uğramadı. Diplomatik kaynaklara göre görüşmelerde, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasını sağlayacak güvenlik mekanizmaları ve İsrail-Hizbullah arasındaki ateşkesin uygulanmasına yönelik adımlar da ele alınıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsviçre’deki görüşmelerin olumlu sonuçlar verdiğini belirterek, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Açıklamalar, enerji piyasalarında normalleşme beklentilerini güçlendirdi.
Dünya petrol üretiminin yaklaşık üçte birinin gerçekleştirildiği Orta Doğu’da yaşanabilecek bir istikrar süreci, küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıyor. Son dönemde savaş riskleri nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, barış sürecinin kalıcı hale gelmesi durumunda daha dengeli bir seyir izleyebileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan İran’ın daha önce Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri kısıtladığı yönündeki iddialara rağmen hafta sonu boyunca bölgeden petrol sevkiyatının kesintisiz devam ettiği bildirildi. Ancak sigorta ve lojistik sektöründeki temsilciler, güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığı görüşünde. Uzmanlar, bölgede kalıcı bir istikrar sağlanana kadar nakliye maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam edebileceğini belirtiyor.
Analistler, piyasalarda oluşan iyimserliğin bir miktar abartılı olabileceğini ifade ederek, üretim ve lojistik tarafındaki belirsizliklerin halen sürdüğüne dikkat çekiyor. Analistlere göre bölgedeki petrol akışının tamamen normale dönmesi zaman alabilir ve bazı armatörlerin bölgeye dönme konusunda temkinli davranması arz üzerinde baskı yaratabilir.
Buna rağmen olası bir barış anlaşmasının devreye girmesi halinde küresel petrol piyasasında önemli bir arz artışı yaşanabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın tam kapasiteyle çalışması durumunda yaklaşık 80 milyon varillik ek petrolün küresel piyasalara ulaşabileceğini değerlendiriyor. Bu senaryoda özellikle Körfez ülkelerinin üretim artırma planları fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Nitekim Kuveyt’in daha önce ilan ettiği mücbir sebep bildirimlerini kaldırması ve Abu Dhabi National Oil Company’nin müşterilerine normal yüklemelere dönmeleri yönünde talimat vermesi, bölgedeki üreticilerin olası normalleşme sürecine hazırlık yaptığını gösteriyor.
Uzmanlara göre petrol piyasasının önümüzdeki dönemdeki yönü, yalnızca ABD-İran görüşmelerinin sonucuna değil, aynı zamanda Çin’deki talep görünümüne, OPEC+ politikalarına ve küresel ekonomik büyüme beklentilerine bağlı olacak. Ancak mevcut tablo, yatırımcıların kısa vadede jeopolitik risk primini azaltmaya başladığını ve bunun da petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketi desteklediğini ortaya koyuyor.











