Küresel petrol piyasaları, son günlerde artan jeopolitik gerilimler ve makroekonomik baskıların etkisiyle yüksek volatilite yaşamaya devam ediyor. Üç işlem seansı boyunca yükseliş kaydeden petrol fiyatları, çarşamba günü Asya piyasalarında yeniden düşüşe geçti. Yatırımcılar bir yandan Orta Doğu’daki arz risklerini değerlendirirken diğer yandan ABD’de yüksek faiz ortamının talep üzerindeki etkilerini analiz ediyor.
Brent petrolün temmuz vadeli kontratları yüzde 0,4 düşüşle varil başına 107 dolar 36 sent seviyesine gerilerken, Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) yüzde 0,3 kayıpla 101 dolar 91 sentten işlem gördü. Fiyatlardaki geri çekilmeye rağmen piyasada genel görünüm hâlâ arz tarafındaki risklerin güçlü kaldığına işaret ediyor.
Küresel enerji piyasalarının odağında ise Hürmüz Boğazı bulunuyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik su yolunda yaşanan sevkiyat aksamaları, arz güvenliği konusunda ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Bölgedeki çatışma ortamının sürmesi ve İran ile Batı arasındaki diplomatik gerilimin tırmanması, petrol piyasasında risk priminin yüksek kalmasına neden oluyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkes ihtimalinin zayıfladığını açıklaması ve Tahran yönetiminin son barış teklifine olumsuz yanıt verdiğini belirtmesi, çatışmaların kısa sürede sona ermeyeceği beklentisini güçlendirdi. Bu durum özellikle tanker taşımacılığı ve enerji sevkiyatlarında yeni risklerin oluşabileceğine yönelik kaygıları artırdı.
ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) yayımladığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın mayıs ayı sonuna kadar tam kapasiteyle açılamayabileceği öngörüldü. Kurum ayrıca küresel petrol stoklarında bu yıl günlük yaklaşık 2 milyon 600 bin varillik azalma yaşanabileceğini tahmin etti. EIA’ya göre Brent petrol fiyatlarının mayıs ve haziran aylarında ortalama 106 dolar civarında seyretmesi bekleniyor.
Öte yandan ABD stok verileri de piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor. Amerikan Petrol Enstitüsü’nün (API) açıkladığı verilere göre ham petrol stokları, 8 Mayıs ile sona eren haftada 2 milyon 188 bin varil azaldı. Böylece stoklarda üst üste dördüncü haftalık düşüş kaydedildi. Bu gelişme normal şartlarda fiyatları destekleyici bir unsur olarak görülse de küresel ekonomiye ilişkin endişeler yükselişleri sınırlıyor.
ABD’de açıklanan tüketici enflasyonu verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Federal Rezerv’in faiz indirimine gitmekte acele etmeyeceği yönündeki görüşleri güçlendirdi. Uzun süre yüksek kalabilecek faiz oranlarının ekonomik büyümeyi ve enerji talebini baskılayabileceği endişesi, petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketlerini frenleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Piyasalarda gözler şimdi Pekin’de gerçekleştirilecek kritik zirveye çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılacak görüşmelerde İran krizi, enerji güvenliği, ticaret savaşları ve gümrük tarifelerinin ele alınması bekleniyor. Küresel enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyan zirveden çıkacak mesajların petrol fiyatlarında yeni yön belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, mevcut süreçte petrol piyasasının iki ana unsur arasında sıkıştığını belirtiyor. Bir tarafta Hürmüz Boğazı kaynaklı arz daralması ve jeopolitik riskler fiyatları yukarı taşırken, diğer tarafta yüksek faizler ve küresel büyüme endişeleri talep görünümünü zayıflatıyor. Bu nedenle kısa vadede sert fiyat hareketlerinin devam edebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre özellikle ABD’de açıklanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) verileri ve Fed üyelerinden gelecek açıklamalar piyasaların yönü açısından kritik olacak. Enflasyon baskısının sürmesi durumunda petrol fiyatlarında yükselişlerin sınırlı kalabileceği, ancak Orta Doğu’daki gerilimin derinleşmesi halinde Brent petrolün yeniden 110 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor.











