Günlük Bülten (06/07/2026)

Küresel piyasalarda temkinli görünüm sürüyor. FED beklentileri, NATO Zirvesi ve Türkiye'nin kredi notu gündemin odağında.

Küresel piyasalarda temkinli başlangıç: Gözler FED, NATO Zirvesi ve kredi notu değerlendirmelerinde

Yılın ikinci yarısına küresel piyasalarda temkinli bir görünüm ile girildi. İran savaşı sonrası enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ekonomilere etkisi yakından izlenirken, yapay zeka öncülüğünde yükselen teknoloji hisselerinin bu performansı sürdürebilip sürdüremeyeceği de yatırımcıların en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. ABD’den gelen son ekonomik veriler ekonominin dirençli yapısını koruduğunu gösterse de, enflasyon ve para politikasına ilişkin belirsizlikler piyasalarda ihtiyatlı duruşun devam etmesine neden oluyor.

Enerji cephesinde Brent petrol fiyatı yaklaşık 72 dolar seviyesinde yatay seyrederken, haziran ayında yaşanan sert geri çekilmenin tüketici fiyatlarına etkisinin gecikmeli olarak hissedilmesi bekleniyor. Buna karşın mart-mayıs döneminde petrolün 100 dolar seviyelerine yaklaşmasının enflasyon üzerindeki etkileri halen ekonomik verilere yansımaya devam ediyor. Bu nedenle ABD’de yıllık enflasyonun yüzde 4’ün üzerinde seyretmesi, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz indiriminden ziyade faiz artırımı ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

Geçtiğimiz hafta açıklanan haziran ayı tarım dışı istihdam verileri ise piyasalara karışık sinyaller verdi. İstihdam artışının beklentilerin altında kalmasına rağmen işsizlik oranındaki olumlu görünüm ve ücret artışlarının enflasyonun gerisinde seyretmesi, ekonomide aşırı ısınmanın sınırlı kalabileceğine işaret etti. Bu tablo FED’in daha agresif bir sıkılaşma politikası izleme ihtiyacını bir miktar azaltabilecek nitelikte görülse de, uzmanlar tek bir veriyle politika beklentilerinin değişmeyeceğini vurguluyor. Nitekim Dolar Endeksi’nin yeniden 100,9 seviyesine yükselmesi ve piyasalarda faiz artırımı beklentilerinin artması, yatırımcıların temkinli yaklaşımını koruduğunu gösteriyor.

Hisse senedi piyasalarında ise son dönemde dikkat çeken bir sektörel rotasyon yaşanıyor. Yapay zeka odaklı teknoloji hisselerinde görülen yüksek volatilite nedeniyle yatırımcılar kâr realizasyonuna yönelirken, otomotiv, makine ve sağlık gibi daha geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere ilgi artıyor. Ayrıca Hindistan gibi teknoloji ağırlığı daha düşük bazı gelişmekte olan piyasalar da yatırımcıların radarına girmiş durumda. Analistler, yaklaşan bilanço sezonunun teknoloji hisseleri açısından yeniden belirleyici olacağını, güçlü finansal sonuçların sektöre olan ilgiyi tekrar artırabileceğini ifade ediyor.

Bu hafta küresel veri takviminde ABD ISM hizmet endeksi, dış ticaret dengesi, toptan stoklar ve FED toplantı tutanakları öne çıkarken, Çin’de üretici fiyat endeksi ve Almanya sanayi üretimi de piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Ayrıca FED yetkilileri Christopher Waller, John Williams ve Lorie Logan ile Avrupa Merkez Bankası yetkilisi Joachim Nagel’in açıklamaları para politikası beklentileri açısından önem taşıyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştireceği 3, 10 ve 30 yıl vadeli tahvil ihaleleri de tahvil piyasalarının yönü üzerinde etkili olabilir.

Asya tarafında ise Japon ekonomi yönetiminin müdahaleleri sonrasında dolar/yen paritesi 161,85 seviyelerinde bulunuyor. Uzmanlar, Japon yeni üzerindeki baskının kalıcı olarak hafifleyebilmesi için ilave politika adımlarının gerekebileceğini değerlendiriyor.

Haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalarda risk iştahı karışık bir görünüm sergiliyor. ABD vadeli endeksleri sınırlı yükselirken, Japonya borsası değer kaybediyor. Çin ve Hong Kong piyasaları ise pozitif seyrediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,47, Dolar Endeksi 100,9 ve ons altın 4.175 dolar seviyelerinde işlem görüyor.

Yurt içinde ise haziran ayı enflasyonu aylık yüzde 0,99 ile beklentilere paralel gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 32,11 oldu. Gıda fiyatlarının enflasyona katkısı sınırlı kalırken, hizmet sektöründeki fiyat katılığı ve çekirdek enflasyonun aylık yüzde 1,46 artması fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koydu. Bu görünüm, para politikasında sıkı duruşun korunmasına yönelik beklentileri destekliyor.

Piyasaların kısa vadeli gündeminde ise 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, 17 Temmuz’da Fitch ve 24 Temmuz’da Moody’s tarafından yapılacak Türkiye kredi notu değerlendirmeleri bulunuyor. Özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarından gelebilecek olası olumlu mesajların Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımcı ilgisini artırabileceği değerlendiriliyor. Bunun yanında Hazine’nin bu hafta gerçekleştireceği 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli ve 5 yıl vadeli sabit kuponlu tahvil ihaleleri de iç piyasaların yakından izleyeceği gelişmeler arasında yer alıyor.

Genel görünüm, yılın ikinci yarısında küresel piyasalarda enflasyon, merkez bankalarının faiz politikaları, jeopolitik gelişmeler ve şirket bilançolarının fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğine işaret ediyor. Özellikle enflasyonda kalıcı bir yavaşlamanın görülmesi halinde, hem küresel hisse senedi piyasalarında hem de gelişmekte olan ülke varlıklarında risk iştahının yeniden güçlenebileceği değerlendiriliyor.