Borsa İstanbul’da son dönemde yaşananlar, endekslerin yalnızca bir performans göstergesi değil, aynı zamanda piyasanın sağlığına dair bir yansıma olduğunu bir kez daha hatırlattı. Yılbaşından bu yana Aselsan ve Kiler Holding’in hızlı yükselişiyle kırılan rekorlar, dün Aselsan’ın sert düşüşüyle yerini kayıplara bıraktı. Bu tablo, “endeks yükseliyor mu?” sorusundan çok daha kritik bir tartışmayı gündeme taşıdı: Endeks gerçekten piyasayı temsil ediyor mu, yoksa birkaç hissenin hareketine mi teslim?
Bugün itibarıyla BİST100, BİST30, BİST50 ve teknoloji endeksinde en yüksek ağırlığa sahip şirket Aselsan. Yüzde 10,33’lük ağırlığıyla endeksi yukarı taşıyan ana lokomotif konumunda. Ancak tablo yalnızca Aselsan’la sınırlı değil. 2025’te ilk 10’da bile olmayan Kiler Holding, yeni yılda gösterdiği hızlı yükselişle endeksin kaderini belirleyen hisselerden biri haline geldi. Geçen yıl halka arz edilen Destek Finans Faktoring’in dahi kısa sürede ilk 20’de yer alması, endeks yapısındaki değişimin ne kadar sert olduğunu gösteriyor.
Sorun tam da burada başlıyor. Ne güçlü bir analist değerlemesi ne de belirgin bir haber akışı olmadan dikey yükselen hisselerin, piyasanın tamamını temsil eden endekslerde belirleyici hale gelmesi, uzmanlara göre ciddi bir yapısal risk yaratıyor. Dün yaşanan tablo bunun somut örneğiydi: Kiler Holding yükselmeye devam ederken Aselsan’ın taban olması, BİST100’deki yükselişi tek başına durdurmaya yetti. Yani yüzlerce şirketin bulunduğu bir endeks, fiilen birkaç hissenin günlük performansına kilitlenmiş durumda.
Rakamlar da bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. 2012’de BİST100 içindeki ilk 50 hissenin ağırlığı yüzde 95,2 iken, 2025 sonunda bu oran yüzde 86,4’e kadar geriledi. İlk 10’un payı yıllar içinde azalırken, pandemi sonrası dönemde ilk 20 hissenin ağırlığı yüzde 60’lar seviyesine yerleşti ve bugün yüzde 65,88’e ulaşmış durumda. En çarpıcı değişim ise bankacılık sektöründe yaşandı: 2012’de ilk 10 bankanın endeks içindeki ağırlığı yüzde 36,4 iken, 2025 sonunda yüzde 12,5’e kadar düştü.
Teknik olarak bakıldığında tablo “kurallara uygun”. Çünkü endeks ağırlıkları, fiili dolaşımdaki payların piyasa değerine göre belirleniyor. Hisse fiyatı hızla yükselen bir şirketin piyasa değeri artıyor, bu da onu endekste yukarı taşıyor. Üstelik BİST100’e girişler her üç ayda bir, işlem hacmi ve piyasa değeri kriterlerine göre yapılıyor. Ancak uzmanlara göre sorun, bu mekanizmanın kolayca manipüle edilebilir hale gelmesi. Çünkü hızlı fiyat artışı, tek başına endekse girmek için yeterli olabiliyor.
Bu noktada endeksin bir başka kritik işlevi devreye giriyor. BİST100’e girmek, MSCI endekslerine dahil olmanın da kapısını aralıyor ve bu durum yabancı fonların ilgisini çekiyor. Uzmanların itirazı da tam burada yoğunlaşıyor: Bazı şirketlerin fiyatı şişirilerek önce BİST100’e, ardından MSCI’a taşınması artık bir “yöntem” haline gelmiş durumda. Bunun sonucu olarak da endeks fonları ve pasif yatırımcılar, temeli zayıf hisselere dolaylı biçimde maruz kalıyor.
Piyasanın tecrübeli isimleri, “Bankalar, havacılık, holdingler eksi yazarken; Aselsan’ın haklı yükselişinin yanına Kiler Holding’i koyduğunuzda, endeksin temsil yeteneği bozuluyor” görüşünde birleşiyor. İtiraz, Aselsan gibi stratejik ve güçlü bir şirkete değil; yanına eklenen, temeli tartışmalı ağırlıklara. Bu nedenle regülatöre açık bir çağrı var: Endeks kriterlerine bilanço ve finansal sürdürülebilirlik gibi ek filtreler getirilmeli.
Aksi halde BİST100, Türkiye’nin en büyük ve en güçlü şirketlerini temsil eden bir gösterge olmaktan uzaklaşıp, kısa vadeli fiyat şişirmelerinin vitrini haline gelme riski taşıyor. Endeks yükselirken yatırımcının hissettiği “piyasa iyidir” algısı ile gerçek şirket performansları arasındaki makas açılıyor. Ve bu makas ne kadar açılırsa, bir gün kapanışı da o kadar sert oluyor.
Kısacası mesele Aselsan’ın düşmesi ya da Kiler Holding’in yükselmesi değil. Mesele, bir endeksin birkaç hissenin gölgesinde kalıp kalmadığı. Eğer bu soru cevapsız bırakılırsa, yarın BİST100’ün rekorları da, düşüşleri de yatırımcıya aynı şeyi söylemeyecek: Gerçek durumu.











