Silikon Vadisi Milyarderleri Neden Kaliforniya’dan Kaçmayı Düşünüyor?

Oy hakkı veren hisselere dayalı yüzde 5’lik servet vergisi, Silikon Vadisi milyarderlerini Kaliforniya’yı terk etmeyi düşünmeye itiyor.

Servet Vergisi Tartışması Büyüyor

Kaliforniya, uzun yıllardır teknoloji devlerinin ve dünyanın en zengin girişimcilerinin merkezi olarak görülüyor. Ancak son dönemde gündeme gelen %5’lik servet vergisi önerisi, Silikon Vadisi milyarderleri arasında ciddi bir huzursuzluk yarattı. Tartışmanın odağında yalnızca vergi oranı değil, verginin alışılmış servet vergilerinden çok farklı bir şekilde kurgulanmış olması yer alıyor. Bu durum, özellikle teknoloji şirketlerinin kurucularını ve büyük hissedarlarını eyaletten ayrılma fikrine her zamankinden daha fazla yaklaştırıyor.

Önerilen düzenleme, serveti 1 milyar doların üzerinde olan kişilerden bir defaya mahsus %5 oranında vergi alınmasını öngörüyor. Ancak bu vergi, yalnızca sahip olunan gerçek hisse senetleri üzerinden değil, kuruculara oy hakkı sağlayan hisseler üzerinden hesaplanacak. Silikon Vadisi’nde yaygın olan çift sınıflı hisse senedi yapısı, bu noktada kritik bir rol oynuyor. Birçok teknoloji şirketinde kurucular, şirketin görece küçük bir ekonomik payına sahip olsalar bile, oy hakkı veren hisseler sayesinde karar mekanizmasının büyük bölümünü kontrol ediyor.

Bu sistem, vergi yükünü dramatik biçimde artırabiliyor. En sık verilen örneklerden biri Google’ın kurucularından Larry Page. Page’in şirketin yaklaşık %3’lük gerçek ekonomik payına sahip olmasına rağmen, çift sınıflı hisse yapısı sayesinde oy gücünün yaklaşık %30’unu kontrol ettiği biliniyor. Önerilen vergi hayata geçerse, Page’in vergi yükü bu %30’luk kontrol payı üzerinden hesaplanacak. Bu da, klasik bir servet vergisine kıyasla çok daha yüksek bir maliyet anlamına geliyor.

Eleştirmenlere göre, bu yaklaşım özellikle erken aşama girişimler için daha da yıkıcı olabilir. Henüz halka açılmamış, nakit akışı sınırlı şirketlerin kurucuları için, oy hakkı veren hisseler çoğu zaman şirketin geleceğine dair bir temsilden ibaret. Ancak yeni vergi modeli, bu hisseleri nakde çevrilmemiş olsalar bile yüksek bir servet olarak kabul ediyor. Bazı aşırı senaryolarda, bir kurucunun B Serisi yatırım aşamasındaki tüm varlıklarının vergi yükü altında fiilen yok olabileceği ifade ediliyor. Bu ihtimal, Silikon Vadisi’nde korku ve belirsizliği körüklüyor.

Önerinin mimarlarından biri olan Missouri Üniversitesi hukuk profesörü David Gamage, teknoloji dünyasının bu konuda aşırı tepki verdiğini savunuyor. Gamage’a göre kurucular, hisselerini hemen satmaya zorlanmayacak. Vergi sisteminde, özel hisseler için vergi erteleme hesapları gibi mekanizmalar bulunuyor. Buna göre, servetlerinin büyük kısmını henüz satılmamış özel hisselerde tutanlar, vergiyi erteleyebilecek; Kaliforniya ise bu hisseler ileride satıldığında %5’lik payını alacak. Ancak eleştirmenler, bu ertelemenin belirsizliği ortadan kaldırmadığını ve uzun vadede yine ciddi bir yük oluşturduğunu düşünüyor.

Vergi uzmanları ise özellikle değerleme meselesine dikkat çekiyor. Uzman Jared Walczak, halka açık olmayan girişimlerin değerlemesinin “doğası gereği zor” olduğunu vurguluyor. Bu tür şirketlerde değerleme, net matematiksel formüllerden ziyade varsayımlara dayanıyor. Kaliforniya yönetiminin bir değerlemeyi kabul etmemesi durumunda, hem şirketin hem de değerlemeyi yapan uzmanların cezalandırılabilmesi, iş dünyasında ayrı bir endişe kaynağı yaratıyor. Bu durum, girişimciler için yalnızca finansal değil, hukuki riskleri de artırıyor.

Vergi önerisinin arkasında güçlü bir siyasi ve sendikal destek bulunuyor. Kaliforniya’daki sağlık sendikaları, servet vergisi için bir referandum girişimi başlatmış durumda. Sendikalar, bu verginin ABD Başkanı Donald Trump döneminde yapılan sağlık harcamalarındaki kesintileri telafi etmek için gerekli olduğunu savunuyor. Hedeflenen grup yaklaşık 200 ultra zengin kişi ve buradan 100 milyar dolar civarında gelir elde edilmesi bekleniyor. En tartışmalı noktalardan biri ise verginin 1 Ocak 2026 itibarıyla Kaliforniya’da yaşayanlara geriye dönük uygulanacak olması.

Tüm bu gelişmeler, Silikon Vadisi milyarderlerinin gözünü başka eyaletlere çevirmesine neden oluyor. Texas, Florida ve Nevada gibi daha düşük vergili ve düzenleme dostu eyaletler, şimdiden alternatif merkezler olarak konuşuluyor. Uzmanlara göre mesele yalnızca para değil; öngörülebilirlik ve güven. Teknoloji dünyası, risk almayı sever ancak kuralların sonradan ve sert biçimde değiştirilmesini tolere etmekte zorlanır.

Kaliforniya’nın gündemindeki servet vergisi önerisi, yalnızca zenginlerden alınacak bir pay tartışması değil. Bu düzenleme, teknoloji ekosisteminin geleceği, girişimciliğin teşvik edilip edilmeyeceği ve eyaletin küresel rekabet gücü açısından da kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Silikon Vadisi milyarderlerinin “kaçış” ihtimali ise, bu tartışmanın ekonomik olduğu kadar politik ve stratejik boyutları olduğunu açıkça ortaya koyuyor.