Orta Doğu’daki Savaş Enerji Piyasalarını Sarsıyor: Petrol 119 Dolara Fırladı

Orta Doğu’daki savaş petrol piyasalarını sarstı. Brent 119 dolara çıktı, tanker krizi sürerken petrol için 200 dolar uyarısı geldi.

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle devam eden çatışmalar 10’uncu gününe girerken küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanıyor. Orta Doğu’daki gerilim, petrol üretimi ve sevkiyatını doğrudan etkileyen gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarını hızla yukarı taşıdı. Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksaması ve bölgedeki enerji tesislerine yönelik saldırılar küresel petrol arzında ciddi riskler oluşturuyor.

Savaşın enerji altyapısına sıçramasıyla birlikte petrol piyasalarında arz endişeleri hızla arttı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı bir hafta içinde yüzde 40’tan fazla yükselerek 119 dolara çıktı. Bu artış, 2020 yılında pandeminin başlangıcından bu yana görülen en sert günlük yükselişlerden biri olarak kaydedildi. Brent petrol, 27 Şubat tarihinde 72,48 dolar seviyesinden kapanmıştı, dolayısıyla kısa sürede yaşanan yükseliş enerji piyasalarında büyük bir şok etkisi yarattı.

Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca Brent tarafıyla sınırlı kalmadı. ABD ham petrolünün varil fiyatı da yaklaşık yüzde 18 artarak 107,56 dolara yükseldi. Analistler, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji arzını tehdit etmesi halinde fiyatların daha da yukarı gidebileceğini belirtiyor.

Bölgedeki çatışmaların enerji altyapısını hedef almaya başlaması petrol piyasasındaki riskleri daha da büyüttü. Körfez ülkelerinde bulunan petrol tesisleri dron ve füze saldırılarıyla hedef alınırken, bu saldırılar üretim ve sevkiyat akışında ciddi kesintilere yol açtı. Bölgedeki kritik üreticilerden biri olan Kuveyt Petrol Şirketi mücbir sebep ilan ederek üretim ve sevkiyat faaliyetlerini geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Irak cephesinde de durum benzer şekilde kritik bir seviyeye ulaştı. Gelen bilgilere göre ülkede petrol üretimi yaklaşık yüzde 60 oranında azaldı.

Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerinin aksaması ise küresel enerji ticareti açısından en büyük risklerden biri olarak görülüyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor ve burada yaşanabilecek uzun süreli bir kesinti küresel piyasalar üzerinde çok daha büyük etkiler yaratabilir. Bu nedenle enerji piyasaları çatışmanın seyrini yakından takip ediyor.

Gerilimin hızla tırmanması petrol fiyatlarının geleceğine ilişkin endişeleri de artırdı. ABD ve İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’da bulunan büyük yakıt depolarını hedef almasının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu bölgedeki enerji tesislerini hedef alabilecekleri yönünde açıklama yaptı. İran tarafı yaptığı açıklamada, “Eğer petrolün varil fiyatının 200 doların üzerine çıkmasına dayanabilecekseniz bu oyunu sürdürün” ifadelerini kullanarak enerji piyasalarına doğrudan mesaj verdi.

Enerji uzmanlarına göre mevcut çatışma daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşürse petrol piyasalarında 200 dolar senaryosu giderek daha ciddi şekilde konuşulmaya başlanabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması ya da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak gibi büyük üreticilerin tesislerinin ciddi zarar görmesi halinde küresel petrol arzında büyük bir şok yaşanabileceği belirtiliyor.

Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayabilir. Analistler, yüksek petrol fiyatlarının küresel enflasyonu yeniden yükseltebileceği, merkez bankalarının faiz politikalarını zorlaştırabileceği ve dünya ekonomisinde yeni bir maliyet şoku yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle petrol ve doğalgaz ithalatına bağımlı ülkelerde enerji maliyetlerinin hızla artması ekonomik dengeler üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.

Önümüzdeki günlerde çatışmaların seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden normale dönüp dönmeyeceği ve bölgedeki enerji tesislerinin güvenliği petrol piyasalarının yönünü belirleyen en kritik faktörler olacak. Şimdilik piyasaların ana gündemi ise tek bir soruya odaklanmış durumda: Orta Doğu’daki savaş petrol fiyatlarını gerçekten 200 dolar seviyesine taşıyabilir mi?