Merkez Bankası Rezervleri 200 Milyar Dolara Dayandı: Altın Artışı Toplamı Yukarı Taşıdı

Merkez Bankası rezervleri 199,9 milyar dolara yükseldi; altın rezervleri arttı, döviz ve net uluslararası rezervlerde sınırlı düşüş görüldü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 26 Aralık haftasına ilişkin açıkladığı haftalık para ve banka istatistikleri, rezerv kompozisyonunda dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Buna göre TCMB’nin toplam rezervleri yüzde 0,8 artışla 199,9 milyar dolara yükselerek 200 milyar dolar sınırına yaklaştı. Bir önceki hafta toplam rezervler 192,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.

Veriler, toplam rezervlerdeki artışın temel olarak altın rezervlerindeki güçlü yükselişten kaynaklandığını gösterdi. Aynı dönemde altın rezervleri yüzde 3,5 artarak 112,9 milyar dolardan 116,9 milyar dolara çıktı. Böylece altın, Merkez Bankası rezervleri içindeki ağırlığını daha da artırmış oldu.

Buna karşılık brüt döviz rezervlerinde düşüş kaydedildi. 26 Aralık haftasında brüt döviz rezervleri, bir önceki haftaya göre yüzde 3,4 azalarak 71,7 milyar dolardan 69,2 milyar dolara geriledi. Döviz rezervlerindeki bu düşüş, toplam rezervlerin artmasına rağmen kompozisyonun altın lehine değiştiğine işaret etti.

TCMB’nin net uluslararası rezervleri de aynı hafta itibarıyla sınırlı bir gerileme gösterdi. Net rezervler 80,4 milyar dolardan 79,8 milyar dolara düştü. Buna karşın, piyasalar tarafından yakından izlenen swap hariç net rezervler, 66,7 milyar dolardan 67,5 milyar dolara yükselerek olumlu bir görünüm sergiledi.

Uzmanlar, altın rezervlerindeki artışın küresel belirsizlikler ve rezerv çeşitlendirme stratejileriyle uyumlu olduğunu belirtirken, döviz rezervlerindeki haftalık düşüşün geçici hareketlerden kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor. Swap hariç net rezervlerdeki yükseliş ise, rezervlerin kalitesine ilişkin olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Genel tabloya bakıldığında, TCMB rezervlerinin tarihi yüksek seviyelere yakın seyrini koruduğu, ancak rezerv yapısında altının giderek daha belirleyici hale geldiği görülüyor. Bu durum, para politikası ve finansal istikrar açısından önümüzdeki dönemde de yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor.