ABD’nin önde gelen yatırım bankalarından JPMorgan, Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerini güncelleyerek 2026 yıl sonu politika faizi tahminini aşağı yönlü revize etti. Banka, bu değişikliğin temel gerekçeleri arasında ABD-İran Savaşı’nın ardından sağlanan ateşkesle birlikte petrol fiyatlarında yaşanan sert gerileme ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son dönemde verdiği parasal gevşeme sinyallerini gösterdi.
JPMorgan analistlerine göre, enerji fiyatlarındaki düşüş Türkiye’nin enflasyon görünümünü olumlu yönde desteklerken, Merkez Bankası’nın para politikasında kademeli bir normalleşme sürecine girmesi için de uygun bir zemin oluşturuyor. Banka, TCMB’nin önümüzdeki ay haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını beklediğini belirterek, bu adımın efektif fonlama faizini yüzde 40’tan yüzde 37’ye indireceğini öngördü.
Banka tarafından yayımlanan değerlendirmede, 10 Eylül ve 22 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantılarında 100’er baz puanlık faiz indirimleri yapılmasının beklendiği ifade edildi. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizinin yılın son çeyreğinde yüzde 35 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor.
TCMB, yılın başında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimle politika faizini yüzde 37 seviyesine çekmiş, ancak Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilimler ve küresel piyasalardaki belirsizlikler nedeniyle mart, nisan ve haziran toplantılarında faiz oranını değiştirmemişti. Söz konusu süreçte Merkez Bankası, finansal istikrarı korumak amacıyla piyasayı yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden fonlamaya devam etmişti.
JPMorgan’ın değerlendirmesi, uluslararası yatırım kuruluşlarının Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerinde enerji fiyatlarının yeniden belirleyici unsurlar arasında öne çıktığını gösteriyor. Türkiye’nin enerji ithalatçısı bir ülke olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki gerileme, cari açık üzerinde baskıyı azaltırken enflasyonun kontrol altına alınmasına da katkı sağlayabilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, faiz indirimi beklentilerinin gerçekleşebilmesi için enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale gelmesi, döviz piyasasında istikrarın korunması ve küresel finansal koşulların destekleyici olmaya devam etmesi kritik önem taşıyor. Bu nedenle piyasalarda önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon verileri ile TCMB’nin iletişimi, para politikasının yönü açısından yakından izlenmeye devam edecek.









