ABD’de devam eden Halkbank’a yönelik İran yaptırımlarıyla ilgili ceza davasında son gelişme, New York Güney Bölge Mahkemesi’ne bağlı federal davada geçtiğimiz ay planlanan status conference (değerlendirme / durum konferansı) toplantısının ikinci kez ertelenmesi oldu. 27 Ocak’ta yapılması beklenen bu toplantı iptal edilmiş, mahkeme işlem günlüğüne göre yeni toplantı tarihi 3 Mart 2026 olarak planlanmış bulunuyor. Bu tarih, davanın ana süreç duruşmalarından önce tarafların ve hakim Richard M. Berman’ın davanın mevcut durumu, izlenecek yol haritası ve olası takvim üzerine görüşlerini paylaştığı bir ön toplantı niteliği taşıyor.
Bu tür toplantılar (ABD yargı sisteminde status conference denilen), gerçek bir resmi duruşma gibi delil sunulan ya da tanık dinlenen oturumlar değil; bunun yerine hakim ile taraf avukatları arasında dava sürecinin aşamaları, takvim, olası iş planı ve strateji gibi hususların müzakere edildiği süreçlerdir. Avukatlar, savcılık ve savunma, mahkeme önünde duruşmanın nasıl ilerleyeceğini, olası ara karar tarihlerini, uzun süreli tayinler gerekip gerekmediğini ve olası çözüm/yol haritasını değerlendirmek üzere bir araya gelirler.
Bu yılın başındaki erteleme, Türkiye’nin kamu bankası Halkbank’ın ABD’de İran’a yönelik yaptırımları deldiği iddiasıyla 2019’da açılan davada önemli bir kilometre taşı olarak görülüyordu. Mahkeme kayıtlarına göre ertelenmenin nedeni resmi olarak belirtilmedi; takvimde yeni tarih 3 Mart 2026 olarak yer aldı.
Davanın arka planında ne var?
ABD’de federal savcılık, Halkbank’ı, İran’a yönelik Amerikan ekonomik yaptırımlarını delmeye yardımcı olduğu iddiasıyla dolandırıcılık, kara para aklama ve komplo kurma gibi ağır suçlamalarla 2019’da resmen suçladı. Savcılığın iddiasına göre, Halkbank İran, Türkiye ve BAE’deki paravan şirketler ve para hizmeti sağlayıcıları aracılığıyla yaklaşık 20 milyar dolarlık kısıtlı fonu gizlice transfer etti; bu fonlar, petrol gelirlerini altına ve nakde çevirme gibi karmaşık işlemlerle İran’a ulaştırdı. Halkbank, bu iddiaları reddediyor ve bugüne kadar suçlamaları tanımıyor.
Dava süreci, yıllar içinde ABD yargı sisteminde diplomatik ve hukuki tartışmalara sahne oldu. Halkbank, başlangıçta “egemen devlet dokunulmazlığı” (sovereign immunity) talebiyle davanın kapatılmasını talep etti; buna dayanarak ABD’de yargılanamayacağını savundu. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi, devletin ceza davalarında dokunulmazlığının geniş şekilde uygulanmadığını belirterek bu talebi reddetti ve davanın devamına izin verdi.
Bu ertelemenin etkileri neler?
Ertelenen status conference, dava sürecinin ilerleyişine dair daha fazla netlik sunması beklenen bir toplantıydı. Bunun ikinci kez ertelenmesi hem hukuki belirsizliği artırdı hem de finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açtı; çünkü yatırımcılar davanın geleceğini ve olası sonuçlarını yakından takip ediyorlar. Hukuki sürecin siyasetten ve diplomatik temaslardan tamamen bağımsız ilerlemesi gerektiği vurgulanırken, bu erteleme sürecin henüz sonuçlanmadığını gösteriyor.
Bu gelişmeler ışığında, 3 Mart’taki yeni status conference toplantısı davanın seyrini takip edenler açısından önemli bir tarih olarak kabul ediliyor. Eğer toplantıda daha somut bir takvim ya da koşul duyurulursa, hem ABD – Türkiye ilişkileri hem de finansal piyasalarda yeni bir hareketlenme görülebilir.











