ABD Merkez Bankası (Fed) 2026 yılının dördüncü para politikası toplantısında da beklentilere paralel şekilde politika faizini %3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Federal Reserve System bünyesindeki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), böylece üst üste dördüncü toplantıda da faiz artırımı ya da indirimi yönünde bir adım atmayarak temkinli duruşunu sürdürdü. Kevin Warsh başkanlığında gerçekleştirilen ilk toplantıda alınan kararın oy birliğiyle çıkması dikkat çekerken, piyasalar bu sonucu büyük ölçüde önceden fiyatlamıştı. Kevin Warsh liderliğindeki yeni dönem, Fed’in veri odaklı ve ihtiyatlı yaklaşımını koruduğunu gösterdi.
Karar metninde ABD ekonomisinin yüksek belirsizlik ortamına rağmen ılımlı ve istikrarlı bir büyüme eğilimi sergilediği vurgulandı. Özellikle tüketim, sermaye yatırımları ve verimlilik artışlarının ekonomik aktiviteyi desteklemeye devam ettiği ifade edilirken, iş gücü piyasasında da genel dengelerin korunduğu belirtildi. İşsizlik oranında kayda değer bir değişim görülmediği, istihdam artışının ise iş gücü arzındaki genişlemeyle paralel ilerlediği aktarıldı.
Buna karşın Fed, enflasyonun hâlâ %2 hedefinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Enerji fiyatları başta olmak üzere bazı sektörlerde yaşanan arz şoklarının fiyat baskılarını canlı tuttuğu ifade edilirken, jeopolitik risklerin de enflasyon görünümünü belirsizleştirdiği kaydedildi. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin küresel enerji piyasaları üzerinden fiyatlamaları etkilediği vurgulandı.
2025 yılında üç kez üst üste 25 baz puanlık faiz indirimi yapan Fed, 2026’ya ise daha temkinli bir başlangıç yapmış ve yıl boyunca faizleri sabit tutma eğilimini sürdürmüştü. Bu durum, bankanın hızlı gevşeme yerine veriye bağlı kademeli bir politika stratejisi benimsediğini ortaya koyuyor.
Piyasalarda ise gözler bundan sonraki mesajlara çevrilmiş durumda. Enflasyonda kalıcı bir düşüş görülmeden yeni bir faiz indirimi adımı gelmesi beklenmezken, güçlü büyüme ve istikrarlı iş gücü piyasası Fed’e zaman kazandırıyor. Buna karşılık, küresel risklerin artması ya da enflasyonda beklenenden hızlı bir gerileme olması halinde yılın ilerleyen dönemlerinde politika değişikliği ihtimali tamamen dışlanmıyor.











