Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı hareketleri, piyasanın kısa vadeli yönü açısından önemli sinyaller üretmeye devam ediyor. Günlük bazda bakıldığında, bazı hisselerde yabancı oranında dikkat çekici artışlar yaşanırken, bazı hisselerde ise sert çıkışlar gözlemleniyor. Bu durum, piyasa genelinde seçici bir yabancı ilgisinin ön plana çıktığını gösteriyor.
Son verilerde yabancı oranı en fazla artan hisselerin başında TUPRS (+3.35 baz puan) geliyor. Onu SAFKR (+2.35 baz puan) ve BESTE (+2.09 baz puan) takip ediyor. Bu hisselerdeki yabancı girişleri, özellikle enerji ve sanayi tarafında yeniden pozisyon alma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Yabancı yatırımcıların bu tarz hisselere yönelmesi, genellikle daha büyük ölçekli ve likiditesi yüksek şirketlere olan güvenin arttığı şeklinde yorumlanıyor.
Diğer tarafta ise yabancı çıkışlarının daha sert olduğu hisseler dikkat çekiyor. DOFRB (-4.7 baz puan) ile en fazla yabancı çıkışının yaşandığı hisse olurken, EGEGY (-3.39 baz puan) ve DCTTR (-2.68 baz puan) da bu negatif ayrışmaya eşlik ediyor. Bu hisselerdeki düşüşler, kâr realizasyonu veya riskten kaçış eğilimi olarak değerlendirilebilir.
Daha geniş perspektifte bakıldığında ise son 7 gündür yabancı oranı kesintisiz artan hisseler piyasanın “güçlü” tarafını ortaya koyuyor. BMSTL, KRPLS, LYDHO, SANFM ve VERUS, tam 7 gündür aralıksız yabancı girişine sahne oluyor. Bu tür süreklilik gösteren alımlar, genellikle orta vadeli beklentilerin olumlu olduğuna ve yabancı yatırımcının bu hisselerde pozisyon büyüttüğüne işaret eder.
Buna karşılık, AGHOL, ALCAR, BMSCH, CRFSA ve DOCO hisselerinde ise son 7 gündür kesintisiz yabancı çıkışı yaşanıyor. Bu durum, ilgili hisselerde yabancı yatırımcının risk azaltma veya portföy yeniden dengeleme sürecinde olduğunu gösteriyor. Süreklilik arz eden bu çıkışlar, kısa vadede fiyat performansı üzerinde baskı oluşturabilir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, yabancı yatırımcı davranışlarının piyasada net bir yön vermekten ziyade hisse bazlı ayrışmayı artırdığı görülüyor. Özellikle belirli hisselerde yoğunlaşan girişler, sektörel veya şirket özelinde hikâyelerin ön plana çıktığını düşündürüyor.
Ek olarak, yabancı oranındaki değişimlerin tek başına alım-satım kararı için yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Ancak bu veriler, kurumsal para akışının yönünü anlamak ve olası trendleri erken yakalamak açısından oldukça değerli bir gösterge niteliği taşır. Mevcut tabloda, sürekli artan yabancı ilgisi olan hisseler pozitif ayrışma potansiyeli taşırken, sürekli çıkış görülen hisselerde temkinli olunması gereken bir süreç öne çıkıyor.











