Altın Fiyatlarında Sert Geri Çekilme: Küresel Gerilim ve Yüksek Faiz Baskısı Piyasaları Sarsıyor

Altın fiyatları, Orta Doğu gerilimi ve yüksek faiz beklentisiyle son 6 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın, son dönemde artan jeopolitik risklere rağmen sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. ABD ordusunun Orta Doğu’daki askeri operasyonları, İran ile tırmanan gerilim ve yükselen küresel enflasyon endişelerine rağmen altın fiyatlarının son altı ayın en düşük seviyesine gerilemesi, piyasalarda dikkat çekici bir fiyatlama davranışı olarak öne çıktı. Yatırımcıların güvenli liman talebinden çok yüksek faiz ortamının uzun süre devam edeceğine odaklanması, değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.

Uluslararası piyasalarda ons altın fiyatı 21 Kasım’dan bu yana görülen en düşük seviyelere gerileyerek gün içerisinde 4.023,87 dolar seviyesini test etti. Gün içi işlemlerde 4.118,27 dolar seviyesine kadar yükselen ons altın, daha sonra yönünü aşağı çevirdi ve yüzde 0,06’lık sınırlı kayıpla 4.068 dolar seviyelerinde dengelendi. Küresel yatırımcıların gözü ise ABD ekonomisine ilişkin yeni sinyaller verecek olan mayıs ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerine çevrilmiş durumda. Açıklanacak verilerin, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına yönelik beklentileri yeniden şekillendirmesi bekleniyor.

Piyasalar açısından en dikkat çekici gelişmelerden biri Orta Doğu’daki tansiyonun yeniden yükselmesi oldu. ABD kuvvetlerinin gece saatlerinde İran içerisindeki birçok hedefe yönelik yeni hava saldırıları düzenlediği belirtilirken, ABD Başkanı Donald Trump taraflar arasında diplomatik çözüm sağlanamaması halinde daha sert askeri adımların gündeme gelebileceğini ifade etti. Buna karşılık İran yönetiminin, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri kabul edilen Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması, enerji piyasalarında yeni bir şok etkisi yarattı.

Jeopolitik risklerdeki yükseliş, özellikle petrol fiyatlarında sert hareketleri beraberinde getirdi. Küresel petrol fiyatları varil başına 2 dolardan fazla yükselirken, enerji maliyetlerindeki artışın dünya genelinde yeni bir enflasyon baskısı oluşturabileceği endişesi güç kazandı. Özellikle enerji fiyatlarının yükselmesi, ABD’de tüketici enflasyonunun son üç yılın en yüksek seviyelerine ulaşmasına neden olurken, bu gelişme piyasalarda faiz indirim beklentilerini önemli ölçüde zayıflattı.

Finans çevrelerinde oluşan genel beklenti, ABD Merkez Bankası’nın faiz oranlarını uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı yönünde şekilleniyor. Hatta bazı piyasa aktörleri, politika faizlerinde anlamlı bir gevşemenin 2027 yılına kadar gerçekleşmeyebileceğini fiyatlamaya başladı. Bu beklenti, faiz getirisi olmayan altın gibi yatırım araçlarının cazibesini azaltıyor. Çünkü yatırımcılar yüksek faiz dönemlerinde tahvil ve faiz bazlı enstrümanlara yönelerek alternatif maliyet hesabı yapıyor.

Yurt içinde ise altın fiyatları küresel dalgalanmaya paralel hareket etti. Has altın fiyatı gün içerisinde 6.052 TL ile 6.193 TL arasında dalgalanırken, işlemler yaklaşık 6.121 TL seviyesinde gerçekleşti. Çeyrek altın tarafında ise gün içi en yüksek seviye 9.902 TL, en düşük seviye ise 9.675 TL olarak kaydedildi. İşlemler ilerleyen saatlerde 9.784 TL civarında dengelendi. Kapalıçarşı’da cumhuriyet altını ise 40 bin 219 TL ile 41 bin 155 TL bandında işlem görürken, son fiyatlamalarda 40 bin 675 TL seviyelerinde el değiştirdi.

Değerli metaller piyasasında yalnızca altın değil, diğer emtialarda da dalgalı bir seyir gözlendi. Gümüş ons fiyatı yüzde 0,20 düşüşle 63,277 dolara gerilerken, platin fiyatları yüzde 0,6 kayıpla 1.655 dolar seviyesine indi. Buna karşılık paladyum, piyasanın genel satış baskısından ayrışarak yüzde 1 yükselişle 1.225 dolar seviyesine çıktı.

Uzmanlara göre mevcut tabloda altın fiyatlarının yönü açısından belirleyici olacak temel unsur, ABD’de açıklanacak enflasyon verileri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin vereceği mesajlar olacak. Ancak Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin daha da büyümesi halinde güvenli liman talebinin yeniden güç kazanabileceği ve altının sert düşüşlerin ardından toparlanma eğilimine girebileceği de değerlendiriliyor. Bu nedenle yatırımcıların önümüzdeki süreçte yalnızca ekonomik verilere değil, aynı zamanda bölgedeki siyasi ve askeri gelişmelere de odaklanması bekleniyor.