ABD Adalet Bakanlığı Halkbank Davasının Resmen Düşürülmesi Talebinde Bulundu

ABD Adalet Bakanlığı, Halkbank davasının düşürülmesini istedi. Karar, piyasalarda olumlu karşılandı.

ABD’de yıllardır siyasi, diplomatik ve ekonomik tartışmaların merkezinde yer alan Halkbank (BIST: HALKB) davasında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. ABD Adalet Bakanlığı, Manhattan Federal Mahkemesi’ne sunduğu resmi dilekçeyle Halkbank hakkındaki ceza davasının düşürülmesini talep ettiğini açıkladı. Böylece uzun süredir iki ülke ilişkilerinde önemli bir gerilim başlığı olarak değerlendirilen davada yeni bir sayfa açılmış oldu.

ABD Adalet Bakanlığı’nın Manhattan Federal Hakimi Richard Berman’a sunduğu başvuruda, savcılık makamı artık Türkiye merkezli kamu bankası Halkbank’ı yargılama niyetinde olmadığını resmen bildirdi. Bu gelişme, tarafların mart ayında vardığı kapsamlı uzlaşının resmi boyuta taşındığını ortaya koyarken, sürecin tamamen kapanmasına yönelik güçlü bir adım olarak yorumlandı.

Söz konusu uzlaşı, yalnızca hukuki bir gelişme olmanın ötesinde, son yıllarda zaman zaman gerilim yaşayan Türkiye-ABD ilişkileri açısından da dikkat çekici bir diplomatik gelişme olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre dava dosyasının kapanması, özellikle finansal sistem ve uluslararası yaptırımlar konusundaki tartışmaları azaltarak iki NATO müttefiki arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayabilir.

Gelişmenin ardından Borsa İstanbul’da işlem gören Halkbank hisselerinde güçlü yükselişler yaşanması, piyasaların haberi olumlu fiyatladığını gösterdi. Yatırımcılar, yıllardır bankanın üzerinde baskı oluşturan hukuki belirsizliğin sona ermesinin bilanço ve uluslararası finansal görünüm açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor.

ABD Adalet Bakanlığı, davanın düşürülmesi kararının ABD’nin İran’a yönelik yaptırım politikalarına zarar vermeyeceğini, aksine uzun vadeli çıkarlarına hizmet edeceğini savundu. Uzlaşı kapsamında Halkbank’ın İran lehine sonuç doğurabilecek işlemlerden kaçınacağı ve yaptırım ile kara para aklamayı önleme süreçlerine yönelik daha sıkı uyum mekanizmaları uygulayacağı ifade edildi.

Anlaşmanın önemli başlıklarından biri ise bağımsız denetim süreci oldu. Halkbank, yaptırımlara uyum politikalarını incelemek amacıyla uluslararası denetim şirketi Ernst & Young (EY) ile çalıştı. Yargıç Richard Berman, anlaşmanın kamuoyuna açıklanmasının ardından bankaya uyum şartlarını yerine getirdiğini göstermesi için 90 günlük süre tanımıştı. Bu süreç boyunca dosya geçici olarak askıya alınırken, ABD Başsavcılığı tarafından mahkemeye sunulan yeni raporda bankanın herhangi bir uyum ihlali gerçekleştirmediği belirtildi.

Savcılık makamı, mahkemeden davanın düşürülmesine ilişkin dilekçeyi gecikmeden onaylamasını isterken, bu kararın yargı sürecinde önemli bir dönüm noktası olduğu değerlendiriliyor. Özellikle ABD Yüksek Mahkemesi’nin geçtiğimiz ekim ayında alt mahkemenin davaya devam kararı yönündeki hükmünü onamış olması düşünüldüğünde, son gelişme hukuki süreç açısından sürpriz niteliği taşıyor.

Davanın geçmişine bakıldığında, ABD savcıları Halkbank’ı İran’a yönelik yaptırımları delmek amacıyla yaklaşık 20 milyar dolarlık kısıtlı fon transferini gizlemekle suçlamıştı. İddianamede, İran’ın petrol gelirlerinin altın ve nakde çevrilerek transfer edildiği, ayrıca işlemleri meşrulaştırmak amacıyla sahte gıda sevkiyatı belgeleri düzenlendiği ileri sürülmüştü. Halkbank ise dava boyunca tüm suçlamaları reddederek masum olduğunu ve herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmadığını savundu.

Dava, ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde açılmış ve uzun yıllar boyunca Ankara-Washington hattındaki en hassas başlıklardan biri olarak değerlendirilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçmişte davayı “hukuk dışı ve çirkin” olarak nitelendirirken, son dönemde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yaşanan yumuşamanın dava sürecine de olumlu yansıdığı yorumları yapılıyor. Erdoğan’ın daha önce yaptığı açıklamalarda, Trump ile gerçekleştirilen görüşmelerde konunun çözüme yaklaştığı mesajlarının verildiğini ifade etmesi dikkat çekmişti.

Mahkemenin önümüzdeki süreçte ABD Adalet Bakanlığı’nın talebini onaylaması halinde, Halkbank dosyası yıllar sonra resmen kapanabilir. Böyle bir gelişme yalnızca banka açısından değil, aynı zamanda Türk finans piyasaları, yatırımcı güveni ve Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri bakımından da önemli sonuçlar doğurabilecek kritik bir gelişme olarak görülüyor.