Türkiye Sigorta (TURSG) 2026/9 Bilanço Analizi

TURSG'nin teknik geliri %23 arttı, ancak giderler ve yatırım maliyetleri nedeniyle net kâr %44 geriledi.

Türkiye Sigorta (BIST: TURSG), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal tablolarını açıkladı. Borsa İstanbul’da TURSG koduyla işlem gören şirketin hisse fiyatı 3,55 TL, piyasa değeri ise yaklaşık 71 milyar TL seviyesinde. Şirketin 20 milyar TL olan sermayesi ve hisse başına fiyat verisi dikkate alındığında, piyasa değerinin bu sermaye yapısıyla uyumlu olduğu görülüyor. Bu yazıda gelir tablosu ve bilanço kalemlerini birlikte ele alarak şirketin dönem performansını değerlendiriyoruz.

Piyasa Çarpanları ve Değerleme

Şirketin F/K oranı 5,44, PD/DD oranı ise 1,27 olarak hesaplanıyor. Düşük F/K, yatırımcıların şirketin kazancı için görece düşük bir bedel ödediğini gösterirken, 1,27’lik PD/DD şirketin piyasa değerinin defter değerinin yaklaşık 1,3 katı olduğunu ortaya koyuyor. Sigorta sektöründe özkaynak getirisi ile PD/DD arasındaki ilişki yakından izlendiğinden, bu çarpanlar şirketin makul bir değerleme bandında işlem gördüğüne işaret ediyor. Ancak F/K oranının geçmiş dönem kârlarına dayandığını, çeyreklik kâr düşüşünün bu oranı önümüzdeki dönemlerde yukarı çekebileceğini unutmamak gerekiyor.

Temettü verimi %3,59 seviyesinde. Sigorta şirketleri düzenli nakit üretme kapasiteleri sayesinde temettü yatırımcıları tarafından takip edilir. Bu verim, hisseyi enflasyonist ortamda cazip kılacak bir seviyede olmasa da, şirketin kâr dağıtım politikasını sürdürdüğünü gösteriyor.

Gelir Tablosu Analizi

Şirketin teknik geliri yıllık bazda %23 artışla 74,24 milyar TL‘ye ulaştı. Bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 60,19 milyar TL idi. Prim üretimindeki bu büyüme, şirketin pazar payını ve prim hacmini koruduğunu gösteriyor. Ancak teknik giderler %31 artışla 55,60 milyar TL‘ye çıktı. Giderlerin gelirlerden daha hızlı büyümesi, teknik marjın baskı altında kaldığını ortaya koyan en önemli veri.

Teknik gelirden teknik gideri çıkardığımızda dönemin teknik sonucu yaklaşık 18,64 milyar TL olarak hesaplanıyor. Bir yıl önce aynı farkın yaklaşık 17,66 milyar TL olduğu düşünülürse, teknik sonuç nominal olarak sınırlı bir artış göstermiş. Ancak enflasyon muhasebesi etkisi ve gelir büyümesi birlikte değerlendirildiğinde, teknik marjın reel anlamda zayıfladığı söylenebilir. Hasar maliyetlerindeki artış, onarım ve parça fiyatları ile sağlık giderlerindeki enflasyonist baskıdan kaynaklanıyor olabilir.

Yatırım gelirleri %19 artışla 30,71 milyar TL‘ye, yatırım giderleri ise %32 artışla 28,05 milyar TL‘ye yükseldi. Yatırım gelirleri ile giderleri arasındaki net fark yaklaşık 2,66 milyar TL seviyesinde kaldı. Geçen yılın aynı döneminde bu net farkın yaklaşık 4,66 milyar TL olduğu görülüyor. Yani şirketin finansal faaliyetlerden elde ettiği net katkı belirgin biçimde daraldı. Yatırım giderlerindeki artışın gelirlerden hızlı olması, sigorta şirketlerinin portföy yönetiminde dikkat edilmesi gereken bir noktayı öne çıkarıyor.

Net Kâr Gelişimi

Dönemin en dikkat çeken verisi net kârdaki düşüş oldu. Şirket 2026/9 döneminde 7,97 milyar TL net kâr açıkladı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 14,34 milyar TL’ye göre %44 düşüşe işaret ediyor. Bir önceki çeyrek olan 2026/6 dönemindeki 13,45 milyar TL ile kıyaslandığında da belirgin bir gerileme var.

Net kârdaki bu sert düşüşün arkasında teknik giderlerin ve yatırım giderlerinin gelirlerden hızlı artması yatıyor. Ayrıca vergi etkisi ve enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kayıplar da kâr rakamını etkilemiş olabilir. Kesin nedeni anlamak için şirketin dipnotlarını ve yönetim açıklamalarını incelemek gerekiyor.

Bilanço Yapısı ve Varlık Kalitesi

Bilançonun aktif tarafında kısa vadeli finansal yatırımlar %5 artışla 87,66 milyar TL‘ye ulaştı. Bu kalem, şirketin portföyünün önemli bir bölümünü oluşturuyor ve sigorta şirketlerinin ödeme gücünü destekleyen en temel varlık grubu. Ancak bir önceki çeyrekte bu rakam 98,17 milyar TL idi. Yani çeyreklik bazda yaklaşık 10,5 milyar TL’lik bir azalma yaşandı. Bu düşüşte portföy değerlemesi, hasar ödemeleri veya temettü ödemesi gibi faktörler rol oynamış olabilir.

Kısa vadeli esas faaliyetlerden alacaklar yıllık %38 artışla 46,50 milyar TL‘ye yükseldi. Bu artış, prim üretimindeki büyümenin de üzerinde. Alacakların hızlı büyümesi, tahsilat sürelerinin uzamasına veya acente alacaklarındaki artışa işaret edebilir. Ancak çeyreklik bazda alacaklar 51,94 milyar TL’den 46,50 milyar TL’ye gerilemiş, yani tahsilat tarafında üçüncü çeyrekte bir iyileşme görülüyor.

Yükümlülükler ve Teknik Karşılıklar

Pasif tarafta kısa vadeli sigortacılık teknik karşılıkları %22 artışla 75,69 milyar TL‘ye ulaştı. Bu artış, teknik gelir büyümesi olan %23 ile uyumlu seyrediyor. Teknik karşılıklar, sigorta şirketlerinin gelecekteki hasar ödemeleri için ayırdığı tutarları temsil ettiğinden, bu kalemin prim büyümesiyle paralel artması sağlıklı bir işaret. Karşılıkların yeterliliği, sigorta şirketlerinin en kritik kalite göstergelerinden biri.

Kısa vadeli esas faaliyetlerden borçlar %5 azalışla 18,98 milyar TL‘ye geriledi. Borçların azalması, şirketin yükümlülüklerini düzenli ödediğini ve kısa vadeli ödeme baskısının hafiflediğini gösteriyor. Bir önceki çeyrekte bu kalem 23,38 milyar TL idi, dolayısıyla çeyreklik bazda da belirgin bir düşüş var.

Özkaynak Yapısı

Ana ortaklığa ait özkaynaklar yıllık %34 artışla 55,78 milyar TL‘ye ulaştı. Yıllık bazda güçlü artış sürse de, bir önceki çeyrekteki 61,06 milyar TL seviyesinden gerileme var. Bu çeyreklik düşüş, temettü dağıtımı ve gerçekleşmemiş değer kayıpları ile açıklanabilir. Özkaynakların 20 milyar TL’lik sermayenin yaklaşık 2,8 katına ulaşması, şirketin sermaye yapısının güçlü olduğunu gösteriyor. Piyasa değerinin özkaynağa oranı da PD/DD verisiyle uyumlu: 71 milyar TL piyasa değeri bölü 55,78 milyar TL özkaynak, yaklaşık 1,27 eder.

Likidite Durumu

Likit aktif oranı 0,56 olarak gerçekleşti. Sigorta şirketleri için bu oran, likit varlıkların toplam varlıklara oranını ifade ediyor ve sektörün doğası gereği genellikle 1’in altında seyrediyor. 0,56 seviyesi, şirketin varlıklarının önemli bölümünü likit biçimde tuttuğunu gösteriyor ve hasar ödeme kapasitesi açısından olumlu bir tablo çiziyor.

Konuyla İlgili Ek Değerlendirme: Sigorta Sektöründe Enflasyon Muhasebesi Etkisi

Türkiye’de sigorta şirketlerinin finansal tablolarını değerlendirirken TMS 29 enflasyon muhasebesi etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Parasal kalemlerin enflasyona göre düzeltilmesi, net kâr rakamını ciddi biçimde etkileyebiliyor. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde net parasal pozisyon kaybı veya kazancı, operasyonel performanstan bağımsız olarak kârı şekillendirebiliyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca net kâr satırına bakmak yerine teknik sonuç, yatırım geliri ve parasal kazanç/kayıp kalemlerini ayrı ayrı incelemesi daha sağlıklı bir analiz sunar.

Ayrıca sigorta sektöründe hasar/prim oranı (combined ratio) kritik bir göstergedir. Teknik giderlerin teknik gelirlere oranı yaklaşık %74,9 seviyesinde hesaplanıyor. Bu oran bir önceki yıl yaklaşık %70,7 idi. Yani teknik karlılık marjı yaklaşık 4 puan daralmış durumda. Bu daralma, şirketin fiyatlama disiplinini ve hasar yönetimini önümüzdeki dönemde yakından takip etmeyi gerektiriyor.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye Sigorta’nın 2026/9 dönemi net kârı ne kadar oldu?

Şirket 2026/9 döneminde 7,97 milyar TL net kâr açıkladı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %44 düşüş, bir önceki çeyreğe göre ise belirgin bir gerileme anlamına geliyor.

TURSG’nin F/K ve PD/DD oranları ne seviyede?

Şirketin F/K oranı 5,44, PD/DD oranı 1,27 olarak gerçekleşti. Bu çarpanlar şirketin piyasada makul bir değerleme seviyesinde işlem gördüğünü gösteriyor. Ancak net kârın düşmesi, F/K oranını ileriki dönemlerde yukarı çekebilir.

Türkiye Sigorta temettü verimi nedir?

Şirketin temettü verimi %3,59 seviyesinde. Bu oran, güncel hisse fiyatı ve son dağıtılan temettü esas alınarak hesaplanıyor. Gelecekteki temettü ödemeleri şirketin kâr performansına ve yönetim kurulu kararlarına bağlı olarak değişebilir.