Ocak 2026 Dış Ticaret Verileri: Büyüyen Açık ve Zayıflayan Karşılama Oranı

Ocak 2026’da dış ticaret açığı 8,38 milyar dolara çıktı; karşılama oranı %70,8’e geriledi, yüksek teknoloji payı zayıf kaldı.

Ocak 2026 dış ticaret verileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklandı ve ortaya çıkan tablo, Türkiye ekonomisinin dış denge cephesinde kırılganlığın sürdüğünü gösterdi. Genel ticaret sistemine göre ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla %4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat ise %0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar oldu. Bu gelişmeyle birlikte dış ticaret açığı %11,6 artışla 8 milyar 380 milyon dolara yükseldi. Daha da dikkat çekici olan ise ihracatın ithalatı karşılama oranının %73,8’den %70,8’e gerilemesi. Bu oran, dış ticaret dengesinin yönü hakkında en net göstergelerden biri olarak alarm veriyor.

Enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda tablo yüzeyde daha kontrollü görünse de detaylar yine temkinli olmayı gerektiriyor. Bu kapsamda ihracat %2,0 azalırken, ithalat %5,3 arttı. Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşti ve ihracatın ithalatı karşılama oranı %87,2 oldu. Bu veri, enerji fiyatları ve altın ticaretinin dış denge üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha teyit ediyor. Ancak çekirdek göstergelerde dahi ithalatın ihracattan daha hızlı artması, üretim yapısının ithal girdiye bağımlılığını ortaya koyuyor.

İhracatın sektör dağılımında imalat sanayinin %92,7’lik payla açık ara önde olması Türkiye’nin üretim temelli ihracat yapısını koruduğunu gösteriyor. Ancak teknoloji yoğunluğu verileri işin niteliğine dair önemli bir uyarı içeriyor. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yalnızca %3,3 seviyesinde. Buna karşın aynı kategoride ithalattaki pay %12,9. Yani Türkiye yüksek teknolojiyi üretmekten çok tüketen bir konumda bulunuyor. Bu asimetri, cari açık sorununu yapısal hale getiren temel unsurlardan biri.

İthalatın kompozisyonu da dikkat çekici. Ara mallarının toplam ithalattaki payı %72,1. Bu oran, üretimin büyük ölçüde dış girdiye bağımlı olduğunu gösteriyor. Sermaye mallarının payı %14,3, tüketim mallarının payı ise %13,1 seviyesinde. Ara malı ağırlıklı ithalat yapısı, ihracat artsa bile katma değerin sınırlı kalmasına neden oluyor. Kur politikası, sanayi stratejisi ve yerlileştirme adımları bu noktada belirleyici olacak.

Ülke bazlı dağılımda ihracatta ilk sırayı Almanya alırken, onu Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Irak izledi. İlk beş ülke toplam ihracatın %30,7’sini oluşturuyor. İthalatta ise ilk sırada Çin var. Onu Rusya Federasyonu, Almanya, ABD ve İsviçre takip ediyor. İthalatta ilk beş ülkenin payı %42,9 ile oldukça yüksek. Bu yoğunlaşma, tedarik zinciri risklerini de beraberinde getiriyor.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere bakıldığında aylık bazda ihracatta %5,8, ithalatta %3,7 düşüş var. Bu veri küresel talepte zayıflama sinyali olarak okunabilir. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık veride ise ihracat %1,5 azalırken ithalat %3,4 artmış durumda. Yani eğilim hâlâ ithalat lehine.

Özel ticaret sistemine göre veriler de genel tabloyu teyit ediyor. İhracat 18 milyar 635 milyon dolar, ithalat 27 milyar 533 milyon dolar ve dış ticaret açığı %16,6 artışla 8 milyar 897 milyon dolar. Bu sistemde ihracatın ithalatı karşılama oranı %67,7’ye kadar gerilemiş durumda. Bu seviye son yılların en zayıf oranlarından biri olarak dikkat çekiyor.

Tüm bu veriler ışığında üç temel yapısal mesele öne çıkıyor: yüksek teknoloji üretimindeki yetersizlik, ara malı ithalatına bağımlılık ve ihracatın pazar çeşitliliğinde sınırlı yoğunlaşma. Küresel talebin zayıf seyrettiği, jeopolitik risklerin arttığı ve finansman koşullarının sıkılaştığı bir dönemde dış ticaret açığındaki genişleme, cari denge ve kur istikrarı açısından yakından izlenmeli.

Önümüzdeki dönemde sanayi politikalarının teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırması, ihracatta katma değer artışını merkeze alması ve ara malı üretiminde yerlileşmeyi desteklemesi kritik önem taşıyor. Aksi halde ihracat artsa dahi dış ticaret açığı kronik bir sorun olmaya devam edecektir.