Konut Fiyatlarında Enflasyonun Ötesine Geçen Artış

Türkiye’de konut piyasası, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen hız kesmeden yükselmeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı son verilere göre, konut fiyat endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,4 oranında artış gösterdi. Bu oran, aynı dönemde yüzde 1,53 olarak gerçekleşen enflasyonun oldukça üzerinde yer aldı. Böylece, konut fiyatlarındaki aylık artış, enflasyonu aşarak reel anlamda değer kazandığını ortaya koydu.

Ancak bu yükseliş, yıllık bazda değerlendirildiğinde tablo bir miktar değişiyor. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla konut fiyatları yüzde 32,3 oranında artarken, reel bazda, yani enflasyon etkisinden arındırıldığında yüzde 2,3 oranında gerileme yaşandı. Bu durum, özellikle 2024’ün ikinci yarısından itibaren ivme kaybeden konut piyasasının, yüksek enflasyon karşısında alım gücü açısından geride kaldığını da gözler önüne seriyor.

Üç büyük ilde konut fiyatlarındaki aylık değişime bakıldığında; İstanbul’da yüzde 2,7, Ankara’da yüzde 3,8 ve İzmir’de yüzde 3 oranında artış görüldü. İstanbul’daki fiyat artışı, diğer iki büyük kente kıyasla daha düşük kalsa da, metrekare fiyatları açısından hâlâ en yüksek seviyeyi koruyor. Ankara ise aylık bazda en hızlı artışı göstererek dikkat çekti.

Yıllık değişim açısından bakıldığında ise, Ankara yüzde 41,4’lük artış oranıyla Türkiye ortalamasını geride bırakmış durumda. Başkentteki bu artışı, yüzde 40,5 ile Ege Bölgesi’nde yer alan Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak izliyor. Özellikle Anadolu’da yer alan bu illerdeki artışlar, konut talebinin artık yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmadığını, görece daha uygun fiyatlı illerin de yatırımcıların radarına girdiğini gösteriyor. Doğu illerinde de ortalamanın üzerinde fiyat artışları dikkat çekiyor; bu da bölgesel kalkınma ve nüfus hareketliliğinin fiyatlara olan etkisini gösteriyor.

Genel olarak değerlendirildiğinde, konut piyasasında hala yüksek bir fiyat artışı eğilimi sürüyor. Aylık bazda reel olarak artış gösteren fiyatlar, kısa vadede yatırımcının ilgisini canlı tutuyor. Ancak yıllık bazda enflasyona karşı reel değer kaybı yaşanması, konutun güvenli liman olma vasfının sorgulanmasına neden olabilir. Yine de özellikle büyük şehirler dışındaki illerde yaşanan güçlü fiyat artışları, Türkiye’de konut talebinin yapısal olarak değişmeye başladığına işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde bu değişimin kalıcı olup olmayacağını, hem faiz oranlarının seviyesi hem de ekonomik güven ortamı belirleyecek.