TEPAV’dan Kritik Uyarı: Enflasyon Hedefleri Aşılacak, Faiz Artışı Kaçınılmaz

TEPAV, enflasyonun hedefleri aşacağını belirterek faizin %40’a çıkarılmasını ve reformlarla desteklenmesini önerdi.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), yayımladığı 27’nci Para Politikası Değerlendirme Notu’nda ekonomi yönetimine yönelik dikkat çekici uyarılarda bulundu. Kurum, mevcut makroekonomik görünüm altında 2026 yıl sonu enflasyonunun hem resmi hedeflerin hem de Merkez Bankası tahminlerinin üzerinde gerçekleşeceğini öngörerek para politikasında daha sıkı bir duruşa ihtiyaç olduğunu vurguladı. Raporda özellikle enflasyon beklentilerinin yeterince çıpalanamaması ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın sürmesi, enflasyonun kalıcı hale gelme riskini artıran temel unsurlar olarak öne çıktı.

TEPAV değerlendirmesinde, son dönemde küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Buna ek olarak, yurt içinde ekonomik aktörlerin ileriye dönük beklentilerinde görülen bozulmanın fiyatlama davranışlarını olumsuz etkilediği ve bu durumun enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığı ifade edildi. Kuruma göre, beklentilerin kontrol altına alınamaması halinde enflasyonun düşüş süreci gecikebilir ve daha maliyetli bir dezenflasyon süreci gündeme gelebilir.

Raporun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise para politikası önerileri oldu. TEPAV, politika faizinin mevcut yüzde 37 seviyesinden yüzde 40’a yükseltilmesi ve bu seviyede bir süre korunması gerektiğini belirtti. Ayrıca, para politikasında esnekliği artırmak amacıyla faiz koridorunun üst bandının da yüzde 43’e çıkarılması önerildi. Bu adımların, enflasyon beklentilerini yeniden çıpalamak ve piyasalara güçlü bir güven mesajı vermek açısından kritik olduğu ifade edildi.

Kurum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yasal sorumluluklarına da vurgu yaparak, hedeflerden sapılması durumunda nedenlerin ve alınacak önlemlerin kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde anlatılması gerektiğini belirtti. Bu çerçevede iletişim politikasının güçlendirilmesi, piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi açısından önemli bir unsur olarak değerlendirildi. TEPAV’a göre, sadece faiz artışı değil, aynı zamanda güçlü ve öngörülebilir bir iletişim stratejisi de dezenflasyon sürecinin başarısı için kritik rol oynuyor.

Raporda öne çıkan bir diğer önemli vurgu ise para politikasının tek başına yeterli olmayacağı yönünde oldu. TEPAV, maliye politikası ile uyumlu olmayan ve yapısal reformlarla desteklenmeyen bir para politikası çerçevesinin kalıcı başarı sağlayamayacağını açık şekilde ifade etti. Bu kapsamda, kamu harcamalarının disiplin altına alınması, vergi politikalarının daha etkin hale getirilmesi ve üretim yapısını güçlendirecek reformların hızlandırılması gerektiği belirtildi. Kuruma göre, geniş kesimler tarafından benimsenen ve güven veren kapsamlı bir reform programı olmadan enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar elde etmek zor görünüyor.

Ekonomistler, TEPAV’ın önerilerinin piyasalar açısından önemli bir referans niteliği taşıdığına dikkat çekerken, özellikle sıkı para politikası ve yapısal reformların eş zamanlı uygulanmasının Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarını azaltabileceğini ifade ediyor. Önümüzdeki dönemde TCMB’nin alacağı faiz kararları, enflasyon beklentilerinin seyri ve maliye politikasının yönü, piyasaların odağında olmaya devam edecek. Bu süreçte atılacak adımlar, yalnızca kısa vadeli fiyat istikrarı açısından değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik güven ve büyüme dinamikleri açısından da belirleyici olacak.