Petrol Şoku ve Faiz Beklentileri Küresel Para Piyasalarını Sarsıyor
Orta Doğu’da derinleşen savaş ve petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş küresel finansal piyasaları etkilerken, yatırımcıların güvenli liman arayışı dolara yönelmesine neden oldu. Artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişle birlikte ABD doları, önemli para birimlerinin tamamına karşı değer kazandı. Küresel piyasalarda doların performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi, geçen hafta yüzde 1,3 yükselmesinin ardından pazartesi günü de yüzde 0,6 artış kaydetti.
Orta Doğu’daki savaşın petrol piyasalarını sarsması ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, küresel ekonomide enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yükseltebileceği beklentisi, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi planlarına ilişkin öngörülerini değiştirmesine yol açtı. Tahvil piyasalarında işlem yapan yatırımcılar, şubat ayı sonunda temmuz ayında beklenen çeyrek puanlık faiz indirimi ihtimalini eylül ayına erteledi. Hatta bazı opsiyon yatırımcıları Fed’in bu yıl hiç faiz indirimi yapmayabileceği senaryosuna göre pozisyon almaya başladı.
ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olması da doların güç kazanmasında önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Enerji fiyatlarının yükseldiği dönemlerde petrol üreticisi ülkelerin para birimleri görece avantajlı konuma geçerken, ABD ekonomisinin enerji üretimindeki güçlü konumu doların küresel piyasalardaki cazibesini artırıyor.
Orta Doğu’daki çatışmaların finansal piyasalar üzerindeki etkisi güvenli liman varlıklarında da farklı bir tablo ortaya çıkardı. Geleneksel güvenli liman olarak görülen bazı varlıklar baskı altında kalırken dolar, yatırımcıların en fazla yöneldiği varlıkların başında geldi. ABD Hazine tahvilleri, Japon yeni, İsviçre frangı ve altın görece zayıf bir performans sergilerken dolar küresel çapta değer kazanmaya devam etti.
Japon yeni tarafında ise dikkat çekici bir hareket yaşandı. Japon yeni pazartesi günü yüzde 0,5 değer kaybederek dolar karşısında 160 seviyesine yaklaştı. Bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği kritik eşiklerden biri olarak görülüyor. Bu nedenle piyasalarda Japonya’nın yeni bir kur müdahalesi yapabileceğine dair spekülasyonlar yeniden güç kazandı.
Gelişmiş ülke para birimleri arasında en fazla değer kaybı yaşayan para birimi İsveç kronu olurken, onu Avustralya doları ve euro izledi. Gelişmekte olan piyasalarda ise en sert düşüş Güney Afrika randında görüldü. Analistler, enerji fiyatlarındaki yükselişin özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomiler üzerinde daha fazla baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Piyasalardaki pozisyonlanma verileri de doların güçlenme eğilimini destekliyor. Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) verilerine göre hedge fonları dolar üzerindeki karamsar beklentilerini önemli ölçüde azalttı. 3 Mart’ta sona eren haftada fonların net kısa dolar pozisyonu 18,9 milyar dolardan 12,3 milyar dolara geriledi. Bu gelişme, yatırımcıların doların yükseliş potansiyeline daha fazla inanmaya başladığını gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan döviz piyasalarının en çok işlem gören paritelerinden biri olan EUR/USD tarafında da doların güç kazandığı görülüyor. Parite geçtiğimiz haftayı 1,1612 seviyesinde kapattıktan sonra yeni haftaya 1,1545 seviyesinde gap ile başladı. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dolar lehine hareketlerin devam ettiği paritede Asya seansında 1,1506 seviyesine kadar gerileme yaşandı.
Teknik analiz tarafında yatırımcıların yakından takip ettiği kritik seviyeler de netleşmiş durumda. Dolar lehine baskının sürmesi halinde 1,1470 seviyesi önemli destek noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda 1,1400 ve 1,1310 seviyeleri gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 1,1541 seviyesi ilk direnç, ardından 1,1615 ve 1,1707 seviyeleri izleniyor.
Uzmanlara göre Orta Doğu’daki savaşın kısa sürede sona ermemesi halinde küresel piyasalarda doların güçlenme eğilimi devam edebilir. Özellikle enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan Avrupa ve Japonya gibi ekonomilerin petrol fiyatlarındaki yükselişten daha fazla etkilenmesi, doların bu para birimlerine karşı avantajını artırabilir.
Önümüzdeki süreçte yatırımcıların gözü hem Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerde hem de ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin yeni sinyallerde olacak. Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve küresel risk iştahındaki değişimlerin doların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.










