Faiz İndirimi Ne Kadar Olur? Piyasaların TCMB’den Beklentileri Netleşiyor

Aralık enflasyonu sonrası piyasa TCMB’den 150 baz puan faiz indirimi bekliyor. Ancak hizmet enflasyonu temkinli duruşu koruyor.

Aralık ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında gelmesiyle birlikte, piyasalarda gözler yeniden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yaklaşan Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Aylık TÜFE’nin %0,89, yıllık enflasyonun ise %30,89 olarak gerçekleşmesi, dezenflasyon sürecinin sürdüğüne işaret ederken, banka ve aracı kurumların büyük bölümü için faiz indirimi ihtimali artık daha güçlü bir senaryo haline geldi.

Piyasa beklentilerinin ortak noktasını, çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşme ve enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama oluşturuyor. Özellikle B ve C endekslerinde gözlenen yataylaşma, TCMB’nin “sıkı duruşu koruyarak kademeli gevşeme” yaklaşımına alan açtığı şeklinde yorumlanıyor. Bu çerçevede birçok kurum, Ocak 2026 PPK toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indiriminin mümkün olduğunu değerlendiriyor.

Ancak tablo tamamen risksiz değil. Kurum raporlarında altı çizilen en önemli başlıklardan biri hizmet enflasyonundaki katılık. Kira, lokanta-otel ve haberleşme kalemlerinde fiyatlama davranışlarının hâlâ güçlü olması, enflasyon beklentilerinin tam anlamıyla çıpalanmadığını gösteriyor. Buna ek olarak gıda fiyatlarındaki oynaklık, özellikle kırmızı et ve sebze kaynaklı dalgalanmalar, önümüzdeki aylarda manşet enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.

Faiz beklentilerine bakıldığında, 10 banka ve aracı kurum TCMB’nin Ocak toplantısında 150 baz puanlık indirim yapmasını bekliyor. Buna karşın bazı kurumlar, 3 Şubat’ta açıklanacak ocak ayı enflasyonu görülmeden faiz indirimi yapılmasının erken olabileceği görüşünde. Bu kesim, TCMB’nin “veriye bağımlı” duruşunu koruyarak ya faizi sabit tutabileceğini ya da daha sınırlı bir indirimle yetinebileceğini savunuyor.

Kurum bazlı değerlendirmeler de bu ayrışmayı net biçimde ortaya koyuyor. Akbank, Garanti BBVA Yatırım, Gedik Yatırım, İş Yatırım, İnfo Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım ve OYAK Yatırım, aralık verilerinin TCMB’ye 150 baz puanlık indirim alanı açtığı görüşünde birleşiyor. ING, indirim alanını kabul etmekle birlikte, risklerin yukarı yönlü olduğunu vurgulayarak 100 baz puanlık daha temkinli bir adımın da olası olduğuna dikkat çekiyor. Alnus Yatırım ise Ocak’ta indirim beklemezken, Mart ayında 150 baz puanlık bir adımı daha olası görüyor.

Orta vadeli beklentiler incelendiğinde, piyasanın genel olarak dezenflasyon sürecine inancını koruduğu görülüyor. 2026 yıl sonu enflasyon tahminleri %22–25 bandında, politika faizi beklentileri ise %28–29,5 aralığında şekilleniyor. 2027 yılı için enflasyon beklentisinin %20’nin altına yaklaşması, para politikasında kontrollü bir normalleşme beklentisini destekliyor.

Genel resme bakıldığında, TCMB için faiz indirimi kapısı aralanmış durumda, ancak bu kapı tamamen açılmış değil. Merkez Bankası’nın atacağı adım, yalnızca aralık verilerine değil; ocak enflasyonu, beklenti anketleri ve hizmet fiyatlarındaki seyir gibi unsurlara da bağlı olacak. Dolayısıyla piyasa, güçlü bir beklentiye sahip olsa da, TCMB’den ölçülü, kademeli ve iletişimi güçlü bir adım gelmesi sürpriz olmayacaktır.