Enflasyonun Ana Eğilimini Ölçmek İçin Yeni Dönem: MUCSVO Modeli Devrede

TCMB, enflasyonun kalıcı eğilimini ölçmek için MUCSVO modelini devreye aldı; hizmet sektörü belirleyici oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enflasyonun ana eğilimini daha sağlıklı ve isabetli biçimde ölçebilmek amacıyla geliştirdiği yeni yöntemini kamuoyuyla paylaştı. “Türkiye’de Enflasyonun Ana Eğilimini Ölçmeye Yönelik Yeni Bir Yöntem” başlıklı çalışma tebliğinde, Çok Değişkenli Gözlenmeyen Bileşenler – Stokastik Oynaklık ve Aykırı Değer Düzeltmeli (MUCSVO) modeli temel alınarak oluşturulan yeni bir enflasyon göstergesi tanıtıldı. Söz konusu model, enflasyonu kalıcı ve geçici bileşenlerine ayrıştırarak fiyat dinamiklerinin daha net analiz edilmesini amaçlıyor.

TCMB’nin çalışmasına göre geliştirilen yeni ölçüt, özellikle geçici şokların yoğun olduğu dönemlerde enflasyonun gerçek eğilimini daha net ortaya koyabiliyor. Modelin en dikkat çekici yönlerinden biri, geçici fiyat hareketlerini etkin biçimde filtreleyebilmesi ve üç ayın üzerindeki tahmin ufuklarında mevcut göstergelere kıyasla daha yüksek öngörü performansı sunması. Bu özellik, para politikasının ileriye dönük tasarımında daha güçlü bir analitik zemin oluşturuyor.

Araştırma bulgularına göre enflasyonun kalıcı bileşeni, Ekim 2023’te 3,9 seviyesindeyken Haziran 2025 itibarıyla 2,2 düzeyine geriledi. Bu düşüş, dezenflasyon sürecinin temel eğilim tarafında güç kazandığına işaret ediyor. Ancak çalışmada dikkat çeken bir diğer unsur, hizmet sektörünün enflasyon üzerindeki belirleyici rolü oldu. Tüketim sepetindeki ağırlığı yaklaşık yüzde 31 olan hizmet grubunun, yaklaşık yüzde 55’lik katkıyla enflasyonun ana eğiliminin en önemli sürükleyicisi olduğu tespit edildi. Bu durum, hizmet fiyatlarındaki katılığın ve ücret kaynaklı baskıların enflasyon görünümünde kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.

Çalışmada ayrıca 2018 sonrası döneme özel bir vurgu yapıldı. Bu dönemde geçici enflasyon bileşeninin oynaklığında belirgin artış yaşandığı, makroekonomik şoklar, kur dalgalanmaları ve artan küresel belirsizliklerin fiyat hareketlerini daha düzensiz hale getirdiği belirtildi. Artan oynaklık, enflasyonun ana eğilimini tespit etmeyi zorlaştırırken, geleneksel çekirdek enflasyon göstergelerinin tek başına yeterli olmayabileceğine işaret ediyor.

MUCSVO yaklaşımı, TCMB’nin halihazırda izlediği çekirdek enflasyon göstergelerine alternatif değil, tamamlayıcı bir analiz aracı olarak konumlanıyor. Model sayesinde sektörel ayrıştırma daha net yapılabiliyor ve hangi kalemlerin kalıcı fiyat baskısı yarattığı daha sağlıklı ölçülebiliyor. Bu da para politikası kararlarının daha hedefli ve veri temelli alınmasına katkı sağlıyor.

Yeni modelin devreye alınması, para politikasında iletişim gücünü artırabilecek bir adım olarak da değerlendirilebilir. Özellikle piyasa aktörleri açısından, enflasyonun geçici şoklardan arındırılmış ana eğiliminin izlenmesi, faiz patikası beklentilerinin daha rasyonel oluşturulmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte modelin başarısı, veri kalitesi, metodolojik şeffaflık ve düzenli kamuoyu paylaşımı ile doğrudan bağlantılı olacak.

Sonuç olarak TCMB’nin MUCSVO modeli, enflasyonun kalıcı bileşenini daha net izlemeye yönelik önemli bir metodolojik yenilik olarak öne çıkıyor. Hizmet sektöründeki yapışkan fiyat dinamikleri ve artan oynaklık ortamında, bu tür gelişmiş ekonometrik araçlar para politikasının etkinliği açısından kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde bu göstergenin politika metinlerinde ve Enflasyon Raporları’nda nasıl konumlandırılacağı, piyasa fiyatlamaları açısından yakından takip edilecek.