Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (BIST: EKGYO), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ait finansal tablolarını açıkladı. Enflasyon düzeltmesi yapılmış ve TL cinsinden hazırlanan tablolar, şirketin satış performansında yıllık bazda gerileme yaşadığını, buna karşılık bilançonun likidite tarafında dikkat çekici bir güçlenme olduğunu gösteriyor. 17,66 TL fiyat seviyesinde işlem gören hisse, 67,1 milyar TL piyasa değerine ve 3,8 milyar TL sermayeye sahip.
Gelir Tablosu: Satış Hacmi ve Kârlılıkta Yıllık Gerileme
Şirketin hasılatı 2026/9 döneminde 73,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam bir önceki çeyrekteki 53,3 milyar TL seviyesinin belirgin şekilde üzerinde olsa da geçen yılın aynı dönemindeki 85,2 milyar TL ile kıyaslandığında yüzde 14 düşüşe işaret ediyor. Çeyreklik bazda güçlü bir toparlanma görülürken yıllık bazdaki zayıflık, konut teslim takviminin ve satış temposunun geçen yılın gerisinde kaldığını gösteriyor.
Brüt kâr 25,1 milyar TL ile yıllık bazda yüzde 6 gerilerken, hasılattaki yüzde 14‘lük düşüşün daha sınırlı kalması dikkat çekici. Bu durum brüt kâr marjının iyileştiğini gösteriyor: brüt marj geçen yıl yaklaşık yüzde 31,4 iken bu yıl yaklaşık yüzde 34,1 seviyesine yükseldi. Başka bir deyişle şirket daha az satış yapmasına rağmen satış başına daha yüksek kârlılık elde etti. Maliyet kontrolü ve ürün karması açısından bu olumlu bir gelişme.
Faaliyet kârı ise 20,6 milyar TL ile yüzde 22 düşüş kaydetti. Brüt kârdaki gerilemenin üzerine faaliyet kârındaki daha sert düşüş, genel yönetim, pazarlama ve diğer faaliyet gelir-gider kalemlerinin kârlılığa baskı yaptığına işaret ediyor. FAVÖK ise 18,7 milyar TL ile yüzde 14 azaldı ve FAVÖK marjı yaklaşık yüzde 25,4 oldu. Geçen yıl aynı dönemde bu marj yaklaşık yüzde 25,5 seviyesindeydi; yani operasyonel nakit yaratma gücünün marj bazında büyük ölçüde korunduğu söylenebilir.
Net Kâr: Yüzde 79’luk Sert Düşüşün Arkasında Ne Var?
Tablonun en dikkat çekici kalemi net kâr oldu. Şirket 2026/9 döneminde 2,87 milyar TL net kâr açıkladı; bu rakam geçen yılın aynı dönemindeki 13,4 milyar TL ile kıyaslandığında yüzde 79 azalmaya karşılık geliyor. Önceki çeyreğe göre ise 2,36 milyar TL‘den 2,87 milyar TL‘ye sınırlı bir artış söz konusu.
Faaliyet kârı ile net kâr arasındaki makas, finansman giderleri, parasal kayıp/kazanç kalemleri ve vergi etkisinin kârlılığı ciddi şekilde aşındırdığını gösteriyor. Faaliyet kârı 20,6 milyar TL iken net kârın 2,9 milyar TL‘ye inmesi, finansman yükünün ve enflasyon muhasebesinin net sonuç üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor. Net kâr marjı yaklaşık yüzde 3,9 seviyesinde kalırken geçen yıl bu oran yaklaşık yüzde 15,7 idi.
Bilanço Yapısı: Nakit Güçlenirken Borçluluk Artıyor
Bilançonun aktif tarafında en çarpıcı gelişme nakit ve nakit benzerlerinde yaşandı. Bu kalem 53,4 milyar TL ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 348 arttı; önceki çeyrekteki 40,6 milyar TL seviyesinden de belirgin biçimde yükseldi. Bu artış, şirketin likidite pozisyonunu önemli ölçüde güçlendirdi. Konut satışlarından gelen tahsilatlar ve olası finansman girişleri nakit tarafını destekliyor olabilir.
Stoklar 325,4 milyar TL ile yıllık bazda yüzde 53 büyüdü. Bir gayrimenkul geliştiricisi için stok, arsa ve devam eden proje maliyetlerini temsil ediyor ve toplam dönen varlıkların büyük bölümünü oluşturuyor. Dönen varlıklar 461,0 milyar TL ile yüzde 77 yükselirken duran varlıklar 33,7 milyar TL ile yüzde 9 azaldı. Varlık yapısı giderek dönen kalemlere, yani projeler ve nakde kayıyor; bu da işin doğası gereği normal, ancak stok birikiminin satışa dönüşme hızının izlenmesi gerekiyor.
Pasif tarafta ise kısa vadeli yükümlülükler 235,7 milyar TL ile yüzde 90, uzun vadeli yükümlülükler 97,3 milyar TL ile yüzde 118 arttı. Toplam yükümlülüklerin bu hızla büyümesi, şirketin proje yatırımlarını önemli ölçüde dış kaynakla finanse ettiğini gösteriyor. Ana ortaklığa ait özkaynaklar ise 161,7 milyar TL ile yüzde 25 artış kaydetti. Yükümlülükler özkaynaklardan çok daha hızlı büyüdüğü için kaldıraç oranı yükselmiş durumda.
Likidite ve Borçluluk Göstergeleri
Dönen varlıkların kısa vadeli yükümlülüklere oranı yaklaşık 1,96 seviyesinde. Geçen yıl bu oran yaklaşık 2,10 idi; yani cari oran hafif gerilemiş olsa da hâlâ güvenli bölgede. Ancak stokların dönen varlıklar içindeki ağırlığı yüksek olduğu için, stoklar çıkarıldığında hesaplanan asit-test oranı çok daha düşük kalıyor. Bu nedenle likidite gücü, büyük ölçüde konutların satılabilirliğine bağlı.
Şirketin net borcu 50,5 milyar TL olarak raporlandı. Nakit tarafındaki güçlü artışa rağmen net borcun bu seviyede olması, brüt borç yükünün ciddi büyüklükte olduğunu gösteriyor. Net borcun FAVÖK’e göre yorumlanması, borç geri ödeme kapasitesi açısından önemli bir ölçüt sunuyor.
Değerleme Çarpanları
Piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranı 0,42 seviyesinde. Bu, hissenin defter değerinin yaklaşık yüzde 58 altında işlem gördüğü anlamına geliyor; sektör içinde belirgin bir iskonto bulunduğunu ortaya koyuyor. FD/FAVÖK çarpanı 4,84, FD/Hasılat çarpanı 1,05 ve PD/EFK 2,69 olarak hesaplanmış. Net kârdaki sert düşüş nedeniyle F/K’nın yorumlanmasında dikkatli olunmalı.
FD/FAVÖK çarpanının 4,84 olması, şirketin operasyonel kazancına göre düşük değerlendiğini gösteriyor. Ancak gayrimenkul geliştiricilerinde düşük çarpanlar, projelerin gerçekleşme riski, finansman yükü ve satış temposuna ilişkin belirsizliklerin fiyatlamaya yansımasından da kaynaklanabilir.
Konuyla İlgili Ek Değerlendirme: Gayrimenkul Geliştiricilerinde Bilanço Okuma Notları
Gayrimenkul geliştiren şirketlerde hasılat, konutların teslim edilmesiyle tanınır; bu yüzden çeyreklik hasılat dalgalı seyredebilir. Dolayısıyla tek bir çeyreğe bakmak yerine yıllık ve çok dönemli eğilimlere odaklanmak daha sağlıklıdır. Ayrıca enflasyon muhasebesi (TMS 29) uygulamasında parasal kazanç ve kayıp kalemleri net kârı önemli ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle faaliyet kârı ve FAVÖK, operasyonel performansı değerlendirmede net kârdan daha istikrarlı göstergeler olarak öne çıkıyor.
Yatırımcıların izlemesi gereken başlıca noktalar şunlar: yeni proje lansmanları ve ön satış hızı, stok devir süresi, finansman maliyetleri, nakit akışının borç servisini karşılama gücü ve düzenleyici ya da sektörel gelişmeler. Özellikle stok ve borç büyümesinin, satış ve tahsilat performansıyla uyumlu ilerleyip ilerlemediği kritik bir takip alanıdır.
Sık Sorulan Sorular
Emlak Konut’un 2026/9 net kârı neden yüzde 79 düştü?
Faaliyet kârı 20,6 milyar TL seviyesinde olmasına rağmen net kâr 2,9 milyar TL‘ye geriledi. Aradaki farkın temel nedenleri; finansman giderleri, enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kalemler ve vergi etkisi olarak değerlendirilebilir. Ayrıca geçen yılın aynı döneminde net kârın yüksek olması, karşılaştırma tabanını yükseltti.
Şirketin nakit pozisyonu neden bu kadar arttı?
Nakit ve nakit benzerleri 53,4 milyar TL‘ye ulaşarak yıllık yüzde 348 arttı. Bu artış, konut satışlarından elde edilen tahsilatlar ve yükümlülüklerdeki artışın gösterdiği üzere dış finansman girişleriyle ilişkili olabilir. Kesin ayrım için nakit akış tablosunun incelenmesi gerekir.
PD/DD oranının 0,42 olması ne anlama geliyor?
Bu oran, şirketin piyasa değerinin defter değerinin yaklaşık yüzde 42’si kadar olduğunu gösteriyor. Yani hisse, bilanço değerine göre iskontolu işlem görüyor. Ancak bu tek başına bir fırsat anlamına gelmez; borçluluk, kârlılık trendi ve sektör riskleri birlikte değerlendirilmelidir.










