Gözler ABD İstihdam Verileri ve Türkiye Enflasyonunda
Küresel döviz piyasalarında ABD dolarının güçlü görünümü korunurken, Japon yenindeki tarihi değer kaybı, doların diğer önemli para birimleri karşısındaki üstünlüğünü destekleyen başlıca faktörlerden biri olmayı sürdürüyor. Yenin yaklaşık son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, yalnızca Japon para birimini değil, euro başta olmak üzere birçok para birimini de dolar karşısında baskı altında bırakıyor. Analistler, Japon yenindeki zayıflığın küresel sermayenin dolara yönelmesini hızlandırarak Dolar Endeksi’ni (DXY) yukarı taşıdığına dikkat çekiyor.
Piyasaların bu haftaki en önemli gündem maddesini ise ABD’de açıklanacak JOLTS açık iş sayısı, ADP özel sektör istihdamı ve tarım dışı istihdam verileri oluşturuyor. Veriler, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz politikasına yönelik beklentilerin şekillenmesinde kritik rol oynayacak. Beklentiler, üç verinin de önceki aya göre sınırlı bir yavaşlama göstermesi yönünde bulunuyor. Verilerin piyasa tahminlerine paralel gelmesi halinde doların kısa vadede bir miktar güç kaybedebileceği değerlendirilse de, ABD ekonomisinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha güçlü görünümünü koruması, dolar talebinin orta vadede devam edebileceğine işaret ediyor.
Teknik görünüm de dolar lehine sinyaller vermeyi sürdürüyor. Dolar Endeksi’nin son bir yıldır hareket ettiği 96,5-100,5 bandını yukarı yönlü kırarak 101,3 seviyesinde güne başlaması, yükseliş eğiliminin güç kazandığını gösteriyor. Uzmanlara göre endeksin 100,5 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlaması halinde 102,5 ve ardından 104,5 seviyeleri yeni hedefler olarak öne çıkabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskının sürmesine neden olabilir.
Yurt içinde ise yatırımcıların odağı cuma günü açıklanacak haziran ayı enflasyon verisine çevrilmiş durumda. Piyasa beklentisi aylık enflasyonun yüzde 0,99 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,10 seviyesine gerilemesi yönünde bulunuyor. Beklentilere paralel veya daha düşük gelecek bir enflasyon verisi, enflasyon endişelerinin azalması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı para politikasında daha esnek bir döneme geçebileceği ve ilerleyen süreçte faiz indirimi beklentilerinin güçlenebileceği yönündeki değerlendirmeleri destekleyebilir.
Bunun yanında Türkiye’nin dış ilişkilerine yönelik olumlu mesajlar ve uluslararası yatırımcı güvenini artırabilecek gelişmeler de döviz piyasalarında yakından takip ediliyor. Bu gelişmelerin yabancı sermaye girişlerini desteklemesi halinde Türk lirası üzerindeki baskının sınırlanabileceği ifade ediliyor. Buna rağmen dolar/TL kuru kontrollü yükseliş eğilimini koruyor ve sabah saatlerinde 46,66 seviyelerinde işlem görüyor.
Euro cephesinde ise görünüm, doların küresel gücü nedeniyle baskılı seyrediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa ekonomisinin finansal sistemdeki güçlenme ve yeşil dönüşüm yatırımları sayesinde dış şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini ifade etti. Ancak Avrupa ekonomisinin düşük büyüme performansı ve enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını sürdürmek zorunda kalması, ABD ekonomisinin daha güçlü görünümü karşısında euroyu dezavantajlı konumda bırakıyor.
Perşembe günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi, Euro/Dolar paritesinin yönü açısından haftanın en kritik verisi olarak öne çıkıyor. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü istihdam rakamları dolar lehine fiyatlamaları destekleyebilirken, zayıf bir veri ise euroya kısa vadeli değer kazandırabilir.
Teknik açıdan 1,14 seviyesinde işlem gören Euro/Dolar paritesinde, 1,141 ve 1,145 seviyeleri direnç, 1,135 ve 1,131 seviyeleri ise destek olarak takip ediliyor. Analistler, gün içinde paritede hafif negatif bir görünümün öne çıkabileceğini değerlendiriyor.
Genel görünümde ABD istihdam verileri, FED’in faiz politikasına ilişkin beklentiler, Dolar Endeksi’nin seyri, Türkiye’de açıklanacak enflasyon rakamları ve TCMB’nin olası adımları, hem USD/TL hem de EUR/USD paritesinin kısa vadeli yönünü belirleyecek en önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor. Özellikle güçlü ABD verilerinin gelmesi halinde doların küresel çapta değer kazancını sürdürmesi, zayıf verilerde ise döviz piyasalarında daha dengeli bir fiyatlama görülmesi bekleniyor.








