Dolar küresel ölçekte gücünü koruyor: USD/TL yükseliş eğiliminde, Euro/Dolar paritesinde baskı sürüyor
Küresel döviz piyasalarında haftanın ilk işlem gününe ABD istihdam verilerinin ardından oluşan temkinli iyimserlik damga vururken, doların genel görünümünde belirgin bir değişim yaşanmadı. Beklentilerin altında kalan ABD istihdam verileri dolar üzerinde kısa süreli baskı oluştursa da, yatırımcılar doların kalıcı şekilde zayıflaması için daha güçlü ekonomik sinyallere ihtiyaç olduğu görüşünü koruyor. Bu nedenle döviz piyasalarında kısa vadeli dalgalanmalar yaşansa da, doların küresel ölçekte güçlü görünümünü sürdürdüğü değerlendiriliyor.
ABD’de açıklanan haziran ayı istihdam verileri ekonomik aktivitenin yavaşlamaya başladığına işaret ederken, işsizlik oranındaki olumlu görünüm ve ücret artışlarının enflasyonu hızlandıracak seviyelerde olmaması, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasına ilişkin beklentileri tamamen değiştirmedi. Piyasalarda, tek bir veri setinin FED’in sıkı para politikası duruşunu değiştirmek için yeterli olmadığı görüşü öne çıkıyor. Ayrıca İran savaşının ardından enerji fiyatlarında yaşanan gerilemenin enflasyona etkisinin zaman alacak olması da FED’in temkinli yaklaşımını sürdürmesine neden oluyor.
Bu görünüm altında Dolar Endeksi (DXY) 100,95 seviyesinde işlem görüyor. Endeksin son bir yıldır hareket ettiği 96,5-100,5 bandının üzerine çıkması, teknik açıdan dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Analistler, endeksin 100,5 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlaması halinde 102,5 ve ardından 104,5 seviyelerinin yeni hedefler olarak öne çıkabileceğini belirtiyor. Bu hafta açıklanacak makroekonomik verilerin sınırlı olması nedeniyle yatırımcıların daha çok FED üyelerinin açıklamalarını ve ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştireceği 3, 10 ve 30 yıl vadeli tahvil ihalelerini takip etmesi bekleniyor.
Yurt içinde ise gözler enflasyon verilerine çevrilmişti. Haziran ayında tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99 ile beklentilere paralel gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 32,11 oldu. Piyasanın bir bölümünde daha düşük bir enflasyon beklentisi bulunmasına rağmen verinin beklentilere paralel gelmesi iyimserliği sınırladı. Gıda fiyatlarının enflasyona katkısı görece düşük kalırken, hizmet sektöründeki fiyat katılığı ve çekirdek enflasyondaki yüzde 1,46’lık aylık artış, fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
Bu gelişmelerin etkisiyle USD/TL kuru 46,82 seviyelerinde işlem görürken, kurdaki ılımlı yükseliş eğiliminin devam ettiği değerlendiriliyor. Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu sürdürmesine rağmen küresel dolar talebinin güçlü kalmasının kur üzerinde yukarı yönlü baskıyı tamamen ortadan kaldırmadığını ifade ediyor.
Öte yandan Euro/Dolar paritesinde ise ABD verilerinin ardından sınırlı bir toparlanma görülse de doların genel gücü parite üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Fiili savaş riskinin azalmasının ekonomik faaliyetleri destekleyebileceği ve istihdam piyasasında yeniden toparlanma sağlayabileceği beklentisi bulunsa da, enerji fiyatlarındaki gerilemenin FED’in şahin duruşunu ne ölçüde değiştireceğine ilişkin belirsizlik sürüyor. Bu nedenle doların küresel piyasalardaki güçlü konumunu koruduğu değerlendiriliyor.
Euro/Dolar paritesi bu sabah 1,143 seviyesinde işlem görürken, teknik görünümde 1,145 ve 1,149 seviyeleri direnç, 1,135 ve 1,131 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor. Analistler, haftanın veri takviminin görece sakin olması nedeniyle paritede gün içerisinde sınırlı negatif bir seyir görülebileceğini belirtiyor.
Genel değerlendirmelerde, döviz piyasalarının yönü açısından önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verileri, FED’in faiz politikası, küresel büyüme görünümü ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olmaya devam edeceği ifade ediliyor. Özellikle Dolar Endeksi’nin 100,5 seviyesinin üzerinde kalıcı olması, doların hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke para birimleri karşısındaki güçlü seyrini destekleyebilecek en önemli teknik göstergeler arasında gösteriliyor. Bu nedenle yatırımcıların kısa vadeli veri akışının yanı sıra merkez bankalarının vereceği mesajları yakından takip etmeyi sürdüreceği öngörülüyor.









