Brexit Sonrası Güçlenen Sterlin Yeni Sınavın Eşiğinde

Sterlin Brexit sonrası kayıplarını büyük ölçüde telafi etti ancak Goldman Sachs, aşırı değerlenmenin risk oluşturduğunu belirtiyor.

Goldman Sachs’tan Aşırı Değerlenme Uyarısı

Brexit referandumunun ardından uzun süre baskı altında kalan İngiliz sterlini, son yıllarda gösterdiği güçlü performansla dikkat çekiyor. 21 Haziran 2026 itibarıyla serbest piyasada sterlin 61,49 TL seviyesinden işlem görürken, dolar 46,45 TL ve euro 53,28 TL seviyelerinde bulunuyor. Sterlin, bu performansıyla Belçika, Kanada, Fransa, İtalya, Japonya, Hollanda, İngiltere, ABD, Almanya ve İsveç’in yer aldığı G10 ülkeleri arasında son dönemin en fazla değer kazanan para birimi olarak öne çıkıyor.

Ancak yatırım bankası Goldman Sachs’a göre, sterlinin son yıllarda sergilediği güçlü yükselişin ardından yeni bir döneme giriliyor. Bankanın stratejistlerinden Stuart Jenkins, Brexit’in İngiltere ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyeline zarar verdiğini ve bu nedenle sterlinin teorik olarak adil değerinin yaklaşık yüzde 6 daha düşük olması gerektiğini belirtiyor. Buna rağmen sterlinin son yıllarda güçlü bir toparlanma göstererek Brexit sonrası oluşan kayıpların önemli bölümünü geri aldığına dikkat çekiliyor.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden resmen ayrıldığı 2020 yılından bu yana sterlin, dolar karşısında yaklaşık yüzde 1,5 oranında değer kazandı. Buna karşın para birimi halen Brexit referandumu öncesindeki seviyesinin yaklaşık yüzde 10 altında işlem görüyor. Bu durum, bir yandan toparlanmanın sürdüğünü gösterirken diğer yandan geçmiş kayıpların tamamen telafi edilmediğine işaret ediyor.

Goldman Sachs’ın değerlendirmelerine göre sterlindeki yükseliş hareketinin büyük bölümünün gerçekleşmiş olması, bundan sonraki dönemde yeni kazanç alanını sınırlandırabilir. Özellikle İngiltere Merkez Bankası’nın son dönemde Avrupa Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası Fed’e kıyasla daha güvercin para politikası yaklaşımı benimsemesi, sterlin üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesi halinde yabancı sermaye girişlerinin yavaşlaması ve sterlinin cazibesinin azalması olası senaryolar arasında yer alıyor.

Para politikası dışında siyasi gelişmeler de yatırımcıların radarında bulunuyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskının artmasına neden olabilecek Makerfield ara seçimi gibi gelişmeler, piyasalarda oynaklığı artırabilecek riskler arasında değerlendiriliyor. Siyasi belirsizliklerin yükseldiği dönemlerde yatırımcıların daha temkinli davranması, sterlin üzerindeki baskıyı artırabilir.

Bununla birlikte Goldman Sachs, sterlinin tamamen olumsuz bir görünüm içerisinde olmadığını da vurguluyor. Uzun vadeli göstergeler incelendiğinde para biriminin yaklaşık 30 yıllık tarihsel döngüsüyle büyük ölçüde uyumlu hareket ettiği görülüyor. Ayrıca İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerini güçlendirmesi ve ekonomik entegrasyonu artıracak adımlar atması durumunda mevcut değerleme baskılarının hafifleyebileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde sterlinin performansını belirleyecek temel unsurlar arasında İngiltere Merkez Bankası’nın faiz politikası, ekonomik büyüme verileri, enflasyonun seyri ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin geleceği yer alacak. Özellikle küresel yatırımcıların güvenli liman tercihlerinde yaşanabilecek değişimler ve doların uluslararası piyasalardaki gücü de sterlinin yönü üzerinde etkili olacak.

Sonuç olarak, Brexit sonrası dönemde önemli bir toparlanma sergileyen ve G10 ülkeleri arasında en güçlü performanslardan birine imza atan sterlin, artık yükseliş hikâyesinin yeni bir aşamasına giriyor. Goldman Sachs’ın aşırı değerlenme uyarısı, mevcut seviyelerin korunmasının bile yeni ekonomik ve siyasi sınavların başarıyla geçilmesine bağlı olacağını gösteriyor. Bu nedenle yatırımcılar açısından sterlin, güçlü geçmiş performansına rağmen önümüzdeki aylarda daha dikkatli takip edilmesi gereken para birimlerinden biri olmaya devam edecek.