Küresel enerji piyasalarında dengeleri etkileyen gelişmeler, petrol fiyatlarına yönelik beklentileri yeniden şekillendirirken, Goldman Sachs, 2026 yılına ilişkin tahminlerinde dikkat çeken bir revizyona gitti. Banka, özellikle Orta Doğu kaynaklı arz sıkışıklığını gerekçe göstererek, yılın son çeyreği için petrol fiyat öngörülerini yukarı yönlü güncelledi. Buna göre, Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 90 dolar, ABD türü WTI petrolün ise 83 dolar seviyesine yükseleceği tahmin ediliyor.
Goldman Sachs analistleri, Daan Struyven liderliğinde hazırlanan 26 Nisan tarihli raporda, piyasadaki yukarı yönlü risklerin yalnızca ham petrol arzıyla sınırlı kalmadığını vurguladı. Raporda, alışılmadık derecede yüksek rafine ürün fiyatları, ürün arzında yaşanan sıkıntılar ve mevcut şokun tarihsel ölçekte nadir görülen büyüklüğünün, küresel ekonomi üzerinde beklenenden daha büyük baskı yaratabileceği ifade edildi. Bu durum, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıların yeniden artabileceğine işaret ediyor.
Banka, yeni fiyat tahminlerini oluştururken özellikle Orta Doğu’daki üretim dinamiklerini temel aldı. Analize göre, Körfez bölgesinden yapılan ham petrol ihracatının Hürmüz Boğazı üzerinden normalleşmesinin Haziran ayı sonuna kadar süreceği, ancak bölgedeki üretim toparlanmasının beklenenden daha yavaş gerçekleşeceği öngörülüyor. Bu gecikme, küresel arz dengesinde kalıcı bir sıkışıklık yaratma riski taşıyor.
Verilere göre, Orta Doğu’da yaşanan günlük 14,5 milyon varillik üretim kaybı, küresel petrol stoklarında dramatik bir erimeye yol açtı. Goldman Sachs, Nisan ayında stokların günlük 11 ila 12 milyon varil hızla azaldığını ve bunun tarihsel olarak rekor seviyede bir düşüşe işaret ettiğini belirtiyor. Bu gelişme, piyasada arzın talebi karşılamakta zorlandığına ve fiyatların yukarı yönlü baskı altında kalmaya devam edebileceğine işaret ediyor.
Daha çarpıcı bir öngörü ise arz-talep dengesi tarafında ortaya çıkıyor. Banka, 2025 yılında günlük 1,8 milyon varillik arz fazlası bulunan küresel petrol piyasasının, 2026 yılının ikinci çeyreğinde günlük 9,6 milyon varillik ciddi bir arz açığına sürükleneceğini tahmin ediyor. Bu ölçekte bir dönüşüm, petrol piyasasında keskin fiyat hareketlerinin ve volatilitenin artabileceği anlamına geliyor.
Bununla birlikte, yükselen rafine ürün fiyatlarının talep üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Goldman Sachs’a göre, küresel petrol talebi 2026’nın ikinci çeyreğinde günlük 1,7 milyon varil azalabilir, yıl genelinde ise toplam talep düşüşü günlük 100 bin varil seviyesinde gerçekleşebilir. Bu tablo, yüksek fiyatların talebi baskılayarak piyasada dengeleyici bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Analistler, mevcut stok erimesinin sürdürülebilir olmadığı konusunda da uyarıyor. Eğer arz şoku beklenenden daha uzun sürerse, piyasada denge sağlanabilmesi için daha sert talep daralmalarının yaşanması gerekebilir. Bu da küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risklerin artabileceği anlamına geliyor.
Genel çerçevede değerlendirildiğinde, Goldman Sachs’ın güncel tahminleri, petrol piyasasında arz kaynaklı risklerin belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, üretim kapasitesi ve lojistik akışlar fiyatların yönü üzerinde kritik rol oynayacak. Önümüzdeki dönemde enerji piyasalarında yüksek volatilite, arz-talep dengesizliği ve fiyat baskısının bir arada görülmesi olasılığı oldukça yüksek görünüyor.











