Goldman Sachs: Merkez Bankalarının Artan Altın Talebi Fiyatları Yıl Sonunda Yukarı Taşıyabilir

Goldman Sachs, merkez bankalarının artan altın talebinin etkisiyle ons altının yıl sonunda 5.400 dolara yükselebileceğini öngörüyor.

Küresel piyasalarda jeopolitik riskler, yüksek enerji maliyetleri ve enflasyon endişeleri yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendirirken, altın piyasasına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Goldman Sachs analistlerine göre, merkez bankalarının altın alımlarındaki artışın sürmesi, yılın geri kalanında değerli metal fiyatlarını destekleyen en önemli unsurlardan biri olmaya devam edecek. Banka, kısa vadeli baskılara rağmen altının orta ve uzun vadeli görünümünde pozitif beklentisini koruyor.

Goldman Sachs tarafından yayımlanan değerlendirmede, 2026 yılı boyunca merkez bankalarının aylık ortalama 60 ton seviyesinde altın alımı gerçekleştirmesinin beklendiği ifade edildi. Bu rakam, geçmiş yıllardaki ortalamaların üzerinde bulunurken, rezerv yönetiminde altına yönelik iştahın güçlendiğine işaret ediyor. Mart ayında açıklanan verilere göre ise 12 aylık hareketli ortalama altın alımı 50 ton seviyesinde gerçekleşti ve bu seviye bankanın daha önceki projeksiyonlarını aşmış durumda.

Analistlere göre bu eğilimin arkasında yalnızca ekonomik kaygılar değil, aynı zamanda küresel siyasi riskler de bulunuyor. Özellikle son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomik bloklaşma eğilimi, birçok merkez bankasını rezerv yapısını çeşitlendirmeye yöneltiyor. Bu süreçte altın, herhangi bir ülkenin para politikasına doğrudan bağlı olmayan ve kriz dönemlerinde güvenli liman özelliğini koruyan bir rezerv varlığı olarak öne çıkıyor. Rezerv çeşitlendirme eğiliminin hız kazanması, yapısal altın talebini güçlü tutan temel faktörlerden biri olarak görülüyor.

Öte yandan kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan unsurlar da dikkat çekiyor. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaşın enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ve bunun küresel enflasyonist baskıları artırması, merkez bankalarının faiz politikalarında daha sıkı bir duruş benimsemesine neden oluyor. Daha uzun süre yüksek kalabilecek faiz oranları, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini dönemsel olarak sınırlayabiliyor. Bu nedenle analistler, kısa vadede altının dalgalı ve baskı altında bir seyir izleyebileceğini değerlendiriyor.

Buna karşın fiziksel talep tarafında güçlü görünüm sürüyor. World Gold Council verilerine göre, merkez bankaları 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam 244 ton altın satın aldı. Bu tablo, resmi kurumların altına yönelik ilgisinin yalnızca geçici bir eğilim olmadığını, aksine stratejik rezerv politikalarının önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Goldman Sachs, tüm bu dinamikleri dikkate alarak ons altının yıl sonuna kadar 5.400 dolar seviyesine yükselebileceği yönündeki beklentisini koruyor. Bu tahmin, küresel yatırım bankaları arasında dikkat çeken en iyimser projeksiyonlardan biri olarak öne çıkarken, benzer yönde beklentilerin daha önce UBS ve ANZ Bank tarafından da dile getirilmiş olması piyasada yükseliş beklentilerinin giderek güç kazandığını gösteriyor.

Ancak Goldman Sachs analistleri, kısa vadede yatırımcıların temkinli olmayı sürdürmesi gerektiğini de vurguluyor. Piyasalarda olası bir satış dalgası yaşanması halinde yatırımcıların zararlarını telafi etmek veya nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla altın pozisyonlarını azaltabileceği belirtiliyor. Bu durum, güçlü temel görünüm korunmasına rağmen kısa süreli sert fiyat hareketlerinin görülebileceğine işaret ediyor.

Genel görünüm değerlendirildiğinde, altın piyasasında kısa vadeli faiz baskısı ile uzun vadeli yapısal talep arasında bir denge arayışı dikkat çekiyor. Özellikle merkez bankalarının artan alımları, jeopolitik belirsizlikler ve rezerv çeşitlendirme eğilimi, altın fiyatları açısından güçlü bir destek zemini oluştururken; faiz politikaları ve küresel risk iştahı kısa vadeli yön üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Eğer merkez bankalarının alım iştahı mevcut hızını korursa, altın fiyatlarında yeni rekor seviyelerin gündeme gelmesi şaşırtıcı olmayabilir.