Borsa İstanbul’da satış baskısı haftanın ilk işlem gününde derinleşti. BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,35 değer kaybıyla 14.029,54 puandan tamamlarken, yatırımcıların küresel risk iştahındaki bozulma ve enerji fiyatlarındaki yükselişe bağlı endişeleri fiyatladığı görüldü. Endeks, önceki kapanışa göre 338,07 puan gerilerken, toplam işlem hacmi 159,3 milyar lira seviyesinde gerçekleşti.
Piyasalarda özellikle küresel jeopolitik risklerin etkisi hissedilirken, ABD-İran hattında Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmelerin petrol fiyatları üzerinden oluşturduğu baskı, riskli varlıklarda satışları beraberinde getirdi. Enerji maliyetlerinin yükselme ihtimali, küresel ölçekte enflasyonun yeniden hız kazanabileceği ve merkez bankalarının faiz indirim sürecini geciktirebileceği yönündeki endişeleri artırırken, bu görünüm gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde de baskı oluşturdu.
Borsa İstanbul’da sektör bazlı performanslara bakıldığında, satışların genele yayıldığı görüldü. Bankacılık endeksi yüzde 0,73, holding endeksi ise yüzde 1,76 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında günün en pozitif görünümünü yüzde 0,48 yükselişle spor sektörü sergilerken, en sert düşüş yüzde 3,41 ile metal ana sanayi sektöründe yaşandı. Özellikle sanayi hisselerinde görülen satışların, küresel büyüme endişeleri ve emtia fiyatlarındaki oynaklıkla ilişkilendirildiği değerlendiriliyor.
Yurt içi makroekonomik veriler ise piyasaya sınırlı destek verdi. Açıklanan verilere göre tüketici güven endeksi mayıs ayında aylık bazda yüzde 0,3 artarak 85,8 seviyesine yükseldi. Buna karşın güven endeksinin halen 100 seviyesinin altında bulunması, tüketici beklentilerinde temkinli görünümün sürdüğüne işaret ediyor. İş gücü piyasasında ise nispeten olumlu bir tablo öne çıktı. İşsizlik oranı yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,1 puan gerileyerek yüzde 8,2’ye düştü. İstihdam piyasasındaki bu görünüm, ekonomik aktivitenin dirençli kaldığına yönelik sinyal verse de, piyasalarda küresel risklerin etkisi daha baskın hissedildi.
Analistler, kısa vadede Borsa İstanbul’un yönünde küresel enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının faiz beklentilerinin belirleyici olacağını ifade ediyor. Özellikle petrol fiyatlarında yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda, enflasyon baskılarının artabileceği ve bunun hem küresel hem de yurt içi piyasalarda risk algısını bozabileceği belirtiliyor. Teknik görünümde ise 14.000 puan seviyesinin psikolojik destek olarak öne çıktığı, bu seviyenin altında kalıcılık oluşması halinde satış baskısının derinleşebileceği değerlendiriliyor.











