Altında Büyük Resim Yukarı, Wall Street’te Düzeltme Kapıda

Tahvil piyasasına güvensizlik altını destekliyor; ABD borsalarında ise sert bir düzeltme ihtimali güçleniyor.

Altın cephesinde analistlerin uzun süredir savunduğu ana tema değişmiş değil. Yükselişlerin arkasındaki temel dinamik hâlâ Amerikan tahvil piyasasına duyulan güvensizlikten kaynaklanıyor. ABD’nin artan borç yükü, yüksek faiz ortamına rağmen sürdürülen bütçe açıkları ve uzun vadeli tahvillerdeki dalgalı seyir, yatırımcıları güvenli liman arayışına yönlendiriyor. Bu tablo köklü biçimde değişmediği sürece, altının uzun vadeli yükseliş hikâyesinin de bozulduğu düşünülmüyor.

Özellikle son yıllarda küresel merkez bankalarının altın alımlarını artırması, bu görüşü destekleyen önemli bir unsur. Merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirme ihtiyacı hissediyor ve dolar ağırlığını kademeli olarak azaltma eğiliminde. Bu eğilim, altın talebini yapısal olarak güçlendiriyor. Dolayısıyla bugün gördüğümüz dalgalanmalar, büyük resimde bir zayıflamadan ziyade trend içi düzeltmeler olarak okunmalı.

Teknik tarafta da benzer bir tablo var. Analistlere göre, 4.000 dolar seviyesinin altına inilmediği sürece altındaki ana trend korunuyor. Mevcut fiyat hareketini bir trend dönüşü olarak değil, daha çok “düzeltmenin düzeltmesi” şeklinde yorumlanıyor. Yani daha önce yaşanan geri çekilmenin ardından piyasanın denge arayışı içinde olduğu bir süreçten geçiyoruz.

Kısa vadede hem altında hem de gümüşte yukarı yönlü denemeler görmek mümkün. Ancak yeni ve kalıcı rekorlar öncesinde bir dalga daha aşağı yönlü hareket ihtimali analistlere göre hâlâ masada. Bu tür hareketler çoğu zaman yatırımcı psikolojisini test eder, zayıf ellerin piyasadan çıkmasına neden olur ve ardından daha sağlıklı bir yükseliş zemini oluşur.

ABD piyasaları tarafına baktığımızda ise farklı bir risk alanı karşımıza çıkıyor. Uzun süredir ana endekslerin 50 günlük hareketli ortalamaların üzerinde kalması, piyasada ciddi bir yorgunluk birikmesine neden oldu. Yükselişlerin geniş tabana yayılmaktan ziyade belirli hisselerde yoğunlaşması da bu kırılganlığı artırıyor.

Fed başkanlığı süreciyle birlikte oluşabilecek belirsizliklerin, piyasalarda sert fiyatlamalara yol açma potansiyeli bulunuyor. Para politikasının yönüne dair en ufak bir algı değişimi bile, yüksek değerlemelerle işlem gören hisse senetlerinde hızlı satışları tetikleyebilir. Bu nedenle S&P 500 tarafında aşırı iyimser 8.000 senaryolarından ziyade, 6.500–6.600 bandına doğru sert bir düzeltme yaşanma olasılığı daha fazla analist tarafından yüksek ihtimal olarak görülüyor.

Böylesi bir düzeltme, küresel risk iştahını geçici olarak azaltabilir. Ancak ilginç şekilde bu durum, altın gibi güvenli liman varlıkları için destekleyici bir zemin de oluşturabilir. Yani ABD borsalarında yaşanabilecek bir satış dalgası, altındaki ana trendi zayıflatmak yerine güçlendirebilir.

Sonuç olarak, hem emtia hem de hisse senedi piyasalarında kritik bir eşikteyiz. Altında büyük resim hâlâ yukarıyı işaret ederken, ABD borsalarında daha temkinli olunması gereken bir döneme girildiği düşünülüyor. Uzun vadede altın tarafında ana yönün yukarı, kısa vadede ise dalgalı; ABD hisse senetlerinde ise düzeltme riskinin belirgin olduğu bir süreçle karşı karşıyayız. Bu ortamda yatırımcıların aceleci kararlar yerine, risk yönetimini ön planda tutan ve büyük resmi gözeten bir yaklaşım benimsemesi her zamankinden daha önemli.