ABD’den gelen beklenti üzeri enflasyon verileri, küresel piyasalarda dengeleri değiştirirken altın fiyatlarında sert satışları beraberinde getirdi. Açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) verisinin tahminlerin oldukça üzerinde gelmesi, Federal Reserve’nın para politikasında daha şahin bir duruş sergileyebileceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişmelerin etkisiyle ons altın kritik seviyelerin altına gerileyerek yatırımcıların odağına yeniden faiz politikalarını yerleştirdi.
Şubat ayına ilişkin açıklanan verilerde, piyasa beklentisi ÜFE’nin aylık bazda yüzde 0,3 artması yönündeydi. Ancak gerçekleşen veri yüzde 0,7 ile beklentinin iki katını aşarak enflasyonist baskıların sanılandan daha güçlü olduğunu ortaya koydu. Daha da dikkat çekici olan ise, enerji ve gıda gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek ÜFE’nin de yüzde 0,3 beklentiye karşılık yüzde 0,5 artış göstermesi oldu. Bu tablo, fiyat baskılarının yalnızca geçici unsurlardan kaynaklanmadığını ve daha geniş tabana yayıldığını işaret ediyor.
Açıklanan verilerin ardından altın piyasasında hızlı bir satış dalgası yaşandı. Ons altın, 18 Şubat’tan bu yana ilk kez 4900 dolar seviyesinin altına gerileyerek 4874 dolar seviyesini test etti. Gün içinde kayıplarını derinleştiren değerli metal, yaklaşık yüzde 2,5’in üzerinde düşüşle 4860 dolar civarında işlem gördü. Bu sert geri çekilme, yatırımcıların faiz beklentilerindeki değişime ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Piyasalar, Federal Open Market Committee toplantısında politika faizinin sabit tutulacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyor. Ancak asıl belirleyici unsurun, toplantı sonrası yayımlanacak karar metni ve Jerome Powell’ın vereceği mesajlar olması bekleniyor. Özellikle Powell’ın kullanacağı tonun “şahin” olması halinde, piyasalarda faiz indirimi beklentilerinin daha da ötelenebileceği ifade ediliyor.
Artan şahin beklentiler, Federal Reserve üyelerinin yılın geri kalanına ilişkin projeksiyonlarını da etkileyebilir. Daha önce 2026 yılı içinde faiz indirimi öngören bazı üyelerin, bu tahminlerini faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı yönünde güncelleyebileceği konuşuluyor. Bu durum, başta altın olmak üzere faiz hassasiyeti yüksek tüm varlıklar üzerinde baskı yaratabilir.
Analistler teknik açıdan da kritik seviyelere dikkat çekiyor. Buna göre ons altında 4700–4670 dolar aralığı güçlü bir destek bölgesi olarak öne çıkarken, olası tepki yükselişlerinde 5200 dolar seviyesi önemli bir direnç noktası olarak izleniyor. Bu seviyelerin kırılması, fiyatlamalarda yeni bir yön tayini açısından belirleyici olabilir.
Ek olarak, altın fiyatlarındaki bu geri çekilmenin yalnızca enflasyon verileriyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizlerinin de baskı yarattığı değerlendiriliyor. ABD tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar için daha az cazip hale getiriyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte hem makro veriler hem de merkez bankası iletişimi altın fiyatlarının yönü üzerinde kritik rol oynamaya devam edecek.
Sonuç olarak, ABD’den gelen güçlü enflasyon sinyalleri ve buna bağlı olarak artan şahin Fed beklentileri, altın piyasasında kısa vadeli baskının sürebileceğine işaret ediyor. Yatırımcılar ise gözlerini Jerome Powell’ın açıklamalarına çevirirken, verilecek mesajların piyasaların yönünü belirlemesi bekleniyor.











