ABD Borsaları 2025’i Dalgalanmalara Rağmen Güçlü Kazançlarla Kapattı

ABD borsaları 2025’te tarifeler ve Fed belirsizliğine rağmen güçlü toparlandı; Dow yüzde 13, S&P 500 yüzde 16,4, Nasdaq yüzde 20,4 yükseldi.

ABD pay piyasaları, tarife gerilimleri, yapay zekâ hisselerine yönelik değerleme tartışmaları ve para politikasındaki belirsizliklerin damga vurduğu 2025 yılını sert dalgalanmalara rağmen güçlü yükselişlerle tamamladı. Başkan Donald Trump’ın ticaret politikaları ile Fed’in faiz patikası yıl boyunca fiyatlamaların ana belirleyicisi olurken, endeksler yılı çift haneli artışlarla kapatmayı başardı.

Seçim sonrası iyimserlik ve ilk sarsıntılar

Kasım 2024’teki seçim zaferinin ardından 2025’e kurumsal vergi indirimleri ve düzenlemelerin azaltılacağı beklentileriyle başlayan ralli, yılın ilk aylarında tarife söylemleri ve yapay zekâ hisselerinde yüksek değerleme endişeleri nedeniyle kesintiye uğradı. Ocak sonunda Çin merkezli DeepSeek’in daha düşük maliyetli bir yapay zekâ modeli açıklaması, ABD’li teknoloji devlerinin rekabet gücüne dair soru işaretlerini artırdı ve özellikle teknoloji hisselerinde satış baskısı yarattı.

Nisan şoku: Tarifeler ve “Kara Pazartesi” korkusu

Mart ortasına kadar süren zayıflığın ardından asıl kırılma, Trump’ın 2 Nisan’da “Kurtuluş Günü” olarak nitelendirdiği karşılıklılık esaslı gümrük tarifelerini duyurmasıyla yaşandı. Küresel ölçekte satışlar hızlanırken, ABD endeksleri 2020’den bu yana en sert günlük kayıpları gördü. Sadece iki günde Dow Jones %9,3, S&P 500 %10,5 ve Nasdaq %11,4 gerilerken, piyasalardan trilyonlarca dolar silindi.

Güçlü toparlanma ve ralli

Nisan başındaki panik kısa sürdü. 9 Nisan’da Trump’ın “Sakin olun” ve “Satın almak için harika bir zaman” mesajlarıyla birlikte Çin hariç ek tarifelerin 90 günlüğüne askıya alınması, sert bir toparlanmayı tetikledi. Aynı gün Dow Jones %8’e yakın, S&P 500 %9,5 ve Nasdaq %12’nin üzerinde yükseldi. Bu hareketler; Dow Jones’ta Mart 2020’den, S&P 500’de 2008’den, Nasdaq’ta ise Ocak 2001’den bu yana görülen en güçlü günlük artışlar olarak kayda geçti. Nisanın ikinci haftasından ekim ayına kadar endeksler yükseliş trendini korudu.

Fed’in “bekle-gör”ü ve sınırlı gevşeme

Yılın son çeyreğinde odak Fed politikalarına kaydı. Trump’ın faiz indirimi çağrıları ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirileri, merkez bankası bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirdi. Fed, tarifelerin enflasyonu besleyebileceği endişesiyle eylüle kadar bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. Eylülde 25 baz puan, ekimde bir 25 baz puan indirim geldi. Aralıkta Powell’ın temkinli söylemi kısa süreli satışlara yol açsa da ay sonunda bir 25 baz puanlık gevşeme daha yapıldı. Buna karşın inatçı enflasyon, 2025 boyunca faiz indirimlerinin sınırlı kalmasına neden oldu.

Hükümet kapanması ve sektör rotasyonu

Son çeyrekte 43 günlük federal hükümet kapanması, resmi veri akışını aksatarak belirsizliği artırdı. Aynı dönemde yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği tartışmaları ve teknolojiden sağlık ile finansa rotasyon, volatiliteyi yükseltti. Buna rağmen teknoloji sektörü yıl genelinde ana itici güç olmaya devam etti; dönemsel kâr realizasyonları ralliye kalıcı zarar vermedi.

Rekor kapanışlar ve yıl sonu bilançosu

Nasdaq, Fed’in ikinci faiz indirimini yaptığı 29 Ekim’de tüm zamanların en yüksek kapanışını gördü. Dow Jones ve S&P 500 ise 24 Aralık’ta rekor tazeledi. 2025 genelinde endeks performansları Dow Jones %13, S&P 500 %16,4, Nasdaq %20,4 artış yönünde gerçekleşti. Nisan diplerine göre yükselişler sırasıyla %27,7, %37,4 ve %52,2 oldu. “Muhteşem yedili” içinde Alphabet %64,8, Nvidia %38,9, Microsoft %14,7, Meta %12,7, Tesla %11,3, Apple %8,6 ve Amazon %5,2 prim yaptı.

2026’ya bakış: Belirsizlikler ve katalizörler

Analistler, 2026’ya girerken enflasyon, istihdam ve faiz başlıklarının belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Vergi indirimleri, tarifelere dair belirsizliğin kademeli azalması, yapay zekâ yatırımlarının sürmesi ve Fed’in yılın ilerleyen döneminde ölçülü gevşemeye dönebileceği beklentisi büyüme görünümünü destekliyor. Öte yandan tarifelerin hukuki geleceği Yüksek Mahkeme kararına bağlı; ayrıca Trump’ın Fed başkanlığına atayacağı ismin “güvercin” tutumu piyasaların risk iştahını şekillendirecek kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.