Trump’tan İran Hamlesine 5 Günlük Ara: Piyasalar Nefes Aldı, Riskler Masada Kaldı

Trump’ın İran saldırısını 5 gün ertelemesi piyasaları rahatlattı; ancak enerji krizi ve bölgesel savaş riski sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’daki enerji tesislerini hedef alması beklenen askeri müdahale planını 5 gün süreyle ertelediğine yönelik sosyal medya paylaşımı, Orta Doğu’daki krizi yeni ve daha karmaşık bir aşamaya taşıdı. Hafta sonu Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için verilen 48 saatlik ultimatomun dolmasına saatler kala gelen bu erteleme sinyali, yalnızca askeri değil aynı zamanda diplomatik ve finansal cephede de “bekle-gör” dönemini başlattı.

Ultimatom süresinin sonuna yaklaşılırken sahada beklenen ani askeri hareketliliğin gerçekleşmemesi, Washington’un stratejisini yeniden değerlendirdiği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Resmi kanallardan henüz net bir doğrulama gelmemiş olsa da, askeri yığınağın beklemede tutulması ve diplomatik temasların sürmesi, sürecin kontrollü şekilde uzatıldığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu durum, doğrudan çatışma öncesi oluşturulan bir “geçiş fazı” niteliği taşıyor ve tarafların son pozisyonlarını test ettiği kritik bir zaman aralığına işaret ediyor.

Bu süreçte İran’dan gelen mesajlar ise tansiyonu düşürmek yerine daha da yukarı taşıyor. Tahran yönetimi, olası bir saldırı durumunda yalnızca askeri değil, enerji ve su altyapılarını da kapsayan geniş çaplı bir misilleme yapılacağını açıkça ilan etti. Özellikle Körfez ülkelerindeki kritik tesislerin hedef alınabileceği uyarısı, bölgesel çatışmanın hızla genişleyebileceğine dair endişeleri artırıyor. İran’ın ayrıca Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatma tehdidi, küresel enerji arzı açısından en kritik risk başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği bu dar geçitte yaşanacak bir kesinti, küresel ekonomide zincirleme etkiler yaratabilecek potansiyele sahip.

Sahadaki askeri gerilim yalnızca ABD-İran hattıyla sınırlı değil. İsrail’in Tahran çevresindeki hedeflere yönelik saldırıları ve İran’ın buna verdiği sert karşılık mesajları, krizin çok aktörlü bir yapıya evrildiğini gösteriyor. Bu durum, olası bir çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini ciddi biçimde artırıyor.

Jeopolitik gelişmelerin finansal piyasalara etkisi ise anlık ve sert oldu. Brent petrol fiyatı kısa sürede 110 doların üzerine çıktıktan sonra 91 dolara kadar gerileyip 97 dolar bandına toparlandı. Bu sert dalgalanma, piyasanın haber akışına ne kadar hassas olduğunu açıkça ortaya koyuyor. ABD Dolar Endeksi (DXY) 100 seviyesini test ettikten sonra 99,15’e geri çekildi, bu da güvenli liman talebinin kısa vadede zayıfladığını gösterdi.

Emtia ve kripto piyasalarında ise erteleme kararıyla birlikte kısmi bir rahatlama gözlendi. Ons altın 4.400 dolar seviyesine doğru toparlanırken, Bitcoin %5’e yakın yükselişle 71.000 doları test etti, Ethereum ise 2.200 dolar seviyesine yöneldi. Bu tablo, yatırımcıların kısa vadede risk iştahını yeniden artırdığını, ancak temkinli duruşlarını koruduğunu gösteriyor.

Yurt içinde de küresel dalgalanmanın etkileri hissedildi. BIST 100 endeksi gün içi kayıplarını geri alarak 13.000 puan seviyesinde dengelendi. Döviz tarafında Dolar/TL 44,31, Euro/TL 51,2 seviyelerinde işlem görürken, gram altın %2,5’lik kayıpla 6.230 TL bandına geriledi. Bu veriler, Türkiye piyasalarının da küresel gelişmelere paralel şekilde yön aradığını ortaya koyuyor.

Önümüzdeki 5 günlük süreç, yalnızca askeri bir kararın ertelenmesinden ibaret değil; aynı zamanda küresel enerji güvenliği, finansal istikrar ve jeopolitik dengeler açısından kritik bir zaman dilimi. Eğer diplomasi bu süre içinde sonuç vermezse, ertelenen senaryonun çok daha sert bir şekilde devreye girmesi ihtimali masada kalmaya devam edecek. Bu nedenle piyasalar için asıl risk ortadan kalkmış değil, yalnızca ötelenmiş durumda.