ABD Başkanı Donald Trump, doların küresel piyasalarda değer kaybettiği yönündeki eleştirilere karşı çıkarak Amerikan para biriminin güçlü bir dönemde olduğunu savundu. Iowa’da basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, doların performansına ilişkin olumsuz yorumları reddederek, “Hayır, bence harika. Yaptığımız işlere bakın. Hayır, dolar harika gidiyor.” ifadelerini kullandı.
Trump, geçmişte Çin ve Japonya başta olmak üzere bazı ülkelerle para politikaları nedeniyle sık sık karşı karşıya geldiklerini hatırlatarak, bu ülkelerin zaman zaman kendi para birimlerini bilinçli şekilde zayıflattığını ve bunun adil bir rekabet ortamı yaratmadığını savundu. ABD Başkanı, doların şu anda piyasa koşulları içinde kendi doğal dengesini bulmaya çalıştığını belirterek, bu sürecin sağlıklı olduğunu dile getirdi.
Açıklamalarının en dikkat çekici bölümünde Trump, ABD yönetiminin isterse doların seyrine doğrudan yön verebilecek güce sahip olduğunu ima ederek, “Doları bir yoyo gibi aşağı veya yukarı hareket ettirebilirdim.” sözleriyle piyasalara mesaj verdi. Trump’ın bu ifadesi, bir yandan doların bilinçli olarak baskılanmadığını vurgulama amacı taşırken, diğer yandan ABD yönetiminin kur politikasında esnekliğe sahip olduğu algısını güçlendirdi.
Ancak Trump’ın iyimser değerlendirmelerine karşın, açıklamalar sonrasında piyasalardaki fiyatlamalar farklı bir tabloya işaret etti. ABD dolarının başlıca altı para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi 95,6 seviyesine gerileyerek son dört yılın en düşük düzeyini gördü. Bu düşüş, doların euro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısında zayıfladığını ortaya koydu.
Uluslararası piyasalarda özellikle eurodaki güçlenme dikkat çekti. Euro/dolar paritesi 1,20 seviyesine yükselerek 2021’den bu yana en yüksek noktasına ulaştı. Bu seviye, yatırımcıların dolar yerine euroya yöneldiğini ve ABD para birimindeki zayıflığın küresel çapta hissedildiğini gösterdi.
Uzmanlara göre doların son dönemde değer kaybetmesinde birden fazla faktör etkili oluyor. ABD’de faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin güçlenmesi, bütçe açığına yönelik endişeler ve küresel yatırımcıların alternatif para birimlerine yönelmesi bu unsurlar arasında öne çıkıyor. Ayrıca ABD’nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler de dolar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Trump’ın “dolar harika gidiyor” açıklaması, yönetimin güçlü ekonomi söylemini destekleme amacı taşırken, piyasaların verdiği tepki doların hâlen kırılgan bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor. Analistler, kısa vadede doların seyrinin büyük ölçüde ABD Merkez Bankası’nın atacağı adımlara ve enflasyon verilerinin gidişatına bağlı olacağını belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde doların yeniden güç kazanıp kazanmayacağı, ABD ekonomisinin büyüme performansı, faiz politikası ve küresel risk iştahı gibi unsurlara bağlı olarak şekillenecek. Ancak mevcut görünüm, Trump’ın sözleri ile piyasa gerçekleri arasındaki farkın giderek daha belirgin hale geldiğine işaret ediyor.










