Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi büyümesindeki güncel gelişmeleri dikkate alarak makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla zorunlu karşılık uygulamasında önemli değişikliklere gitti. Banka, sekiz haftalık kredi büyüme sınırlarını genel olarak aşağı yönlü revize ederek hem bireysel hem de ticari kredilerde daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Bu düzenleme, 23 Mayıs 2026 itibarıyla yeni hesaplama dönemiyle birlikte yürürlüğe girdi.
Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdürürken kredi genişlemesini kontrol altında tutmayı hedefliyor. Son dönemde bireysel kredilerde gözlenen hızlı artış ve ticari kredilerdeki ivme, bu adımların temel gerekçesini oluşturuyor. Düzenlemeyle birlikte limitleri aşan bankalar, aşan tutar kadar Türk lirası zorunlu karşılık bloke etmek zorunda kalacak.
Bireysel kredilerde önemli kısıtlamalar devreye alındı. Tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredilerinde sekiz haftalık büyüme sınırı %4’ten %3’e indirildi. Aynı şekilde taşıt kredilerinde de sınır %4’ten %3’e çekildi. Tüketicilerin sıkça tercih ettiği kredili mevduat hesapları (KMH) için ise büyüme sınırı %2’den %1’e düşürüldü. Bu değişiklikler, özellikle bireysel borçlanmanın hızını yavaşlatarak hanehalkı mali yükünü dengelemeyi amaçlıyor.
Ticari krediler tarafında da sınırlar daraltıldı. KOBİ’lere kullandırılan Türk lirası kredilerin sekiz haftalık büyüme sınırı %5’ten %4,5’e geriledi. KOBİ dışı büyük ölçekli işletmelere yönelik Türk lirası kredilerde ise sınır %3’ten %2’ye indirildi. Bu adımlar, reel sektörün finansmanına yönelik kontrollü bir destek sağlarken aşırı kredi genişlemesinin önüne geçmeyi hedefliyor.
Ekonomistler, bu düzenlemelerin enflasyonist baskıları azaltmada ve döviz kuru istikrarına katkı sağlamada etkili olabileceğini belirtiyor. TCMB’nin önceki dönemlerde yabancı para kredilerde de benzer sıkılaştırma adımları attığı göz önüne alındığında, genel kredi politikasında tutarlı bir sıkılaşma stratejisi izlendiği görülüyor. Özellikle iç talepteki dengelenme ve cari açık yönetiminde bu tür makroihtiyati tedbirlerin rolü kritik önem taşıyor.
Uygulamanın bankacılık sektörü üzerindeki etkisi ise yakından takip edilecek. Kredi büyüme sınırlarının aşılmaması için bankalar daha seçici davranabilir, bu da bazı segmentlerde kredi erişimini zorlaştırabilir. Ancak stratejik alanlardaki kredilerin (örneğin sürdürülebilirlik veya belirli destek programları) bu sınırlamalardan muaf tutulması gibi esneklikler de gündemde.
TCMB, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi yolunda para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam ediyor. Bu son düzenleme de sıkılaşma sürecinin bir parçası olarak ekonomide dengelenme ve finansal istikrarı ön plana çıkarıyor.









