TCMB, Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu Yayımladı: Mayıs Enflasyon Raporu Ne Anlatıyor?

TCMB’nin mayıs raporu, enflasyonda yavaşlamaya rağmen hizmet ve giyimde baskının sürdüğünü gösterdi.

Fiyatlardaki Sessiz Kırılma mı, Geçici Rahatlama mı?

Türkiye ekonomisinin en kritik gündem maddelerinden biri olan enflasyon, mayıs ayında yeniden karmaşık bir tablo ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı Mayıs Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu, ilk bakışta sınırlı bir iyileşme sinyali verse de detaylara inildiğinde fiyat baskılarının halen güçlü biçimde devam ettiğini gösteriyor. Tüketici fiyatlarının mayıs ayında yüzde 1,71 artması ve yıllık enflasyonun yüzde 32,61 seviyesine yükselmesi, dezenflasyon sürecinin kolay olmayacağını bir kez daha ortaya koyuyor.

Raporun dikkat çeken tarafı, enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir yavaşlama işaret edilmesine rağmen vatandaşın günlük hayatında doğrudan hissedilen birçok kalemde fiyat baskısının sürmesi oldu. Özellikle ulaştırma hizmetleri, giyim ve işlenmiş gıda fiyatları, mayıs ayı enflasyonunun temel belirleyicileri arasında yer aldı. Buna karşın sebze fiyatlarındaki sert gerileme ve işlenmemiş gıdadaki düşüşler, manşet enflasyon üzerinde sınırlayıcı bir rol oynadı. Başka bir ifadeyle mayıs ayında enflasyonu aşağı çeken temel unsur, kalıcı fiyat istikrarından çok mevsimsel avantajlar oldu.

Özellikle hizmet sektöründe devam eden yüksek fiyatlama davranışı dikkat çekiyor. Hizmet fiyatlarının mayıs ayında yüzde 2,30 yükselmesi, yıllık hizmet enflasyonunun ise yüzde 41,07’ye çıkması, ekonomideki yapışkan enflasyon riskinin sürdüğünü gösteriyor. Ulaştırma grubunda fiyatların yüzde 5,61 artması, akaryakıt maliyetlerinin gecikmeli etkisinin hâlâ hissedildiğini ortaya koyarken, yaklaşan tatil ve bayram dönemlerinin de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığı anlaşılıyor. Özellikle hava yolu taşımacılığındaki yüzde 15,22’lik fiyat artışı ve şehirler arası ulaşım maliyetlerindeki yükseliş, yaz döneminde turizm ve seyahat harcamalarının vatandaş açısından daha maliyetli hale gelebileceğine işaret ediyor.

Bir diğer kritik başlık ise giyim ve ayakkabı fiyatları oldu. Yeni sezon etkisiyle bu grupta fiyatlar mayıs ayında yüzde 11,40 gibi dikkat çekici bir oranda yükseldi. Bu durum, temel mal grubundaki yıllık enflasyonun yeniden hız kazanmasına neden oldu. Özellikle orta gelir grubunun harcama kalemlerinde hissedilen bu artışlar, vatandaşın alım gücünü zorlayan unsurlar arasında öne çıkıyor. Buna rağmen otomobil fiyatlarında yalnızca yüzde 0,70’lik sınırlı artış görülmesi ve bazı elektrikli ürünlerde düşüş yaşanması, dayanıklı tüketim tarafında talep yavaşlamasının etkilerinin hissedilmeye başlandığını düşündürüyor.

Enerji tarafında ise iki farklı yönlü hareket dikkat çekti. Uluslararası petrol fiyatlarındaki gerileme sayesinde akaryakıt fiyatları yüzde 3,04 düştü ve bu durum enerji grubunun genel enflasyonunu aşağı çekti. Ancak aynı dönemde mesken doğalgaz fiyatlarının yüzde 4,57 artması, enerji maliyetlerinin hane halkı üzerindeki baskısını tamamen ortadan kaldırmadı. Küresel petrol fiyatlarındaki oynaklık ve jeopolitik risklerin devam ettiği düşünüldüğünde, enerji kaynaklı maliyet baskısının ilerleyen aylarda yeniden gündeme gelmesi sürpriz olmayacaktır.

Mayıs ayının en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise gıda fiyatlarında yaşandı. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda fiyatların yüzde 0,48 gerilemesi, ilk bakışta olumlu görünse de detaylar farklı bir hikâye anlatıyor. Özellikle sebze fiyatlarında yüzde 14,63’lük sert düşüş, genel görünümü aşağı çekti. Ancak işlenmiş gıda tarafında tablo hâlâ endişe verici. Süt ve süt ürünleri, ekmek-tahıl ve et ürünlerindeki fiyat artışları sürüyor. Bu durum, vatandaşın market alışverişinde hissettiği maliyet baskısının devam edeceği anlamına geliyor. Çünkü sebze fiyatlarındaki mevsimsel düşüş geçici olabilirken, işlenmiş gıdadaki maliyet artışları daha kalıcı nitelik taşıyor.

Üretici fiyatları tarafı da geleceğe dair önemli sinyaller veriyor. Yurt içi üretici fiyat endeksinin mayısta yüzde 2,75 artması ve yıllık üretici enflasyonunun yüzde 28,93’e yükselmesi, maliyet baskılarının henüz sona ermediğini gösteriyor. Özellikle enerji, kimyasal ürünler, doğal gaz, ham petrol ve plastik-kauçuk sektörlerinde yaşanan fiyat artışları, önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına yeni zam dalgaları olarak yansıyabilir. Tarihsel olarak bakıldığında üretici maliyetlerindeki artışların belirli gecikmelerle tüketiciye ulaştığı biliniyor.

TCMB’nin raporunda dikkat çeken bir başka unsur ise çekirdek göstergelerdeki sınırlı iyileşme oldu. B ve C endekslerinde aylık bazda yavaşlama görülmesi olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Ancak üç aylık ortalamalarda belirgin bir iyileşmenin olmaması, enflasyondaki katılığın sürdüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, para politikasında sıkı duruşun korunmasının önemini artırırken, beklenti yönetiminin de ekonomi yönetimi açısından belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Mayıs verileri genel olarak değerlendirildiğinde, Türkiye ekonomisi için iki farklı hikâyenin aynı anda yazıldığı görülüyor. Bir tarafta sebze fiyatlarındaki düşüş ve enerji maliyetlerindeki sınırlı rahatlama sayesinde enflasyonda yavaşlama sinyalleri var. Diğer tarafta ise hizmet enflasyonu, kira, ulaştırma ve işlenmiş gıda fiyatlarındaki katılık, kalıcı fiyat istikrarına ulaşmanın hâlâ zor olduğunu söylüyor. Vatandaş açısından bakıldığında ise resmi enflasyondaki sınırlı iyileşmenin günlük yaşam maliyetlerine henüz güçlü biçimde yansımadığı görülüyor.

Önümüzdeki süreçte özellikle kur hareketleri, enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve iç talebin seyri, enflasyon görünümünün yönünü belirleyecek temel başlıklar olacak. Eğer üretici maliyetlerindeki yükseliş tüketiciye güçlü şekilde yansırsa yaz aylarında yeniden fiyat baskısı görülebilir. Buna karşın sıkı para politikasının etkilerinin güçlenmesi ve iç talepte kontrollü yavaşlama sürerse yılın ikinci yarısında daha belirgin bir dezenflasyon süreci gündeme gelebilir. Ancak bugün itibarıyla görünen tablo, enflasyonla mücadelenin henüz kazanılmış bir savaş değil, sabır isteyen uzun bir süreç olduğuna işaret ediyor.