Reel Sektörün Net Döviz Açığı Yükseldi: Yükümlülük Artışı Varlıkları Geride Bıraktı

Reel sektörün net döviz açığı 188,6 milyar dolara çıktı; yükümlülük artışı varlıkları aştı, kısa vadede ise fazla sürüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan 2025 yılı Aralık ayına ilişkin “Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri” verileri, reel sektörün döviz pozisyonunda bozulmanın sürdüğünü ortaya koydu. Kasım 2025’e kıyasla firmaların döviz varlıkları 7.057 milyon ABD doları artarken, yükümlülükler 11.189 milyon ABD doları yükseldi. Böylece net döviz pozisyonu açığı 188.551 milyon ABD dolarına ulaşarak bir önceki aya göre 4.132 milyon ABD doları genişledi.

Verilere göre varlık tarafındaki artışta en dikkat çekici kalemler yurt içi bankalardaki mevduatlar ve ihracat alacakları oldu. Yurt içi bankalardaki döviz mevduatları 2.438 milyon dolar, ihracat alacakları 2.400 milyon dolar, türev varlıklar 1.130 milyon dolar ve yurt dışına doğrudan sermaye yatırımları 1.073 milyon dolar arttı. Bu tablo, firmaların hem likidite pozisyonlarını güçlendirme hem de dış ticaret kaynaklı döviz gelirlerini artırma eğiliminde olduklarını gösteriyor. Ancak varlıklardaki bu artış, yükümlülük tarafındaki daha güçlü genişlemeyi dengelemeye yetmedi.

Yükümlülük dağılımında ise kredi kalemlerindeki artış öne çıktı. Yurt dışından sağlanan nakdi krediler 4.240 milyon dolar, yurt içinden sağlanan nakdi krediler 3.818 milyon dolar, ithalat borçları 2.362 milyon dolar ve türev yükümlülükler 769 milyon dolar arttı. Özellikle hem yurt içi hem de yurt dışı kredi kullanımındaki yükseliş, firmaların finansman ihtiyacının arttığına işaret ederken, döviz cinsi borçlanmanın hız kesmeden sürdüğünü ortaya koydu.

Vade yapısına bakıldığında da kredi artışlarının hem kısa hem uzun vadede devam ettiği görülüyor. Aralık 2025’te yurt içinden sağlanan kredilerde kısa vadeli borçlar 323 milyon dolar, uzun vadeli borçlar 3.495 milyon dolar arttı. Yurt dışından sağlanan kredilerde ise kısa vadeli artış 2.398 milyon dolar, uzun vadeli artış 4.204 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu durum, firmaların özellikle uzun vadeli finansmana yönelerek borç vadesini yaymaya çalıştığını gösterse de toplam döviz borç stokunun büyümeye devam ettiğini teyit ediyor.

Öte yandan kısa vadeli göstergeler daha dengeli bir tablo sunuyor. Aralık 2025 itibarıyla kısa vadeli döviz varlıkları 149.052 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 137.298 milyon dolar oldu. Böylece kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası 11.754 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti ve bir önceki aya göre 2.514 milyon dolar artış kaydetti. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payının yüzde 37 seviyesinde kalması, kısa vadeli risklerin görece sınırlı olduğunu gösteriyor.

Ancak toplam tablo değerlendirildiğinde, reel sektörün uzun vadeli net döviz açığının yüksek seviyesini koruduğu görülüyor. Net açıkta yaşanan artış, kur oynaklığına karşı kırılganlığın sürdüğüne işaret ediyor. Döviz gelirleri güçlü olan ihracatçı firmalar açısından risk yönetimi daha kontrollü seyrederken, döviz geliri sınırlı ancak döviz borcu yüksek şirketler açısından kur hareketleri bilançolar üzerinde baskı yaratmaya devam edebilir.

Önümüzdeki dönemde küresel finansal koşullar, dış borçlanma maliyetleri ve döviz kuru dinamikleri reel sektörün pozisyonu açısından belirleyici olacak. Özellikle faiz oranlarının yüksek seyrettiği ve küresel likiditenin dalgalı olduğu bir ortamda, firmaların döviz açık pozisyonlarını hedge mekanizmaları ve vade yönetimiyle dengelemesi kritik önem taşıyor. Aralık verileri, kısa vadede likidite tamponunun korunduğunu ancak toplam net döviz açığındaki artışın dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.