Merkez Bankaları Altın Alımlarını Hızlandırdı

Merkez bankaları Mayıs'ta net 41 ton altın aldı. Polonya lider olurken, Türkiye yılın ilk beş ayında 81 ton satış gerçekleştirdi.

Polonya ve Çin Öne Çıkarken Türkiye Satış Tarafında Yer Aldı

Küresel ekonomide jeopolitik riskler, yüksek enflasyon endişeleri ve finansal piyasalardaki belirsizlikler sürerken, merkez bankaları güvenli liman olarak görülen altın rezervlerini artırmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi’nin Mayıs 2026 verilerine göre, resmi altın rezervleri bir ayda net 41 ton artarak yılın en güçlü ikinci aylık alım performansını kaydetti. Bu tablo, merkez bankalarının rezerv yönetiminde altına verdiği önemin artarak sürdüğünü ortaya koyuyor.

Mayıs ayında en yüksek altın alımını 18 ton ile Polonya gerçekleştirdi. Polonya’yı 10 ton ile Çin, 9 ton ile Özbekistan ve 7 ton ile Kazakistan takip etti. Ayrıca Singapur, Eylül 2025’ten bu yana ilk kez net alıcı konumuna geçerek rezervlerine 4 ton altın ekledi. Özellikle Polonya’nın son dönemde hız kazanan alımları dikkat çekerken, ülkenin toplam altın rezervi 614 tona yükseldi. Polonya’nın orta vadeli hedefinin ise 700 tonluk altın rezervine ulaşmak olduğu belirtiliyor.

Çin Merkez Bankası’nın Mayıs ayında gerçekleştirdiği 10 tonluk alım, Aralık 2024’ten bu yana kaydedilen en yüksek aylık artış olurken, ülkenin üst üste 20’nci ay net altın alımı gerçekleştirdiğini gösterdi. Böylece Çin’in resmi altın rezervi yaklaşık 2 bin 331 tona yükselirken, altının toplam rezervler içerisindeki payı da yüzde 9 seviyesine ulaştı. Çin’in rezervlerini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak altın alımlarını sürdürmesi, küresel piyasalarda yakından takip ediliyor.

Buna karşılık Mayıs ayında net altın satışı yapan ülkeler arasında Türkiye ve Rusya öne çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Mayıs ayında 3 ton altın satarken, yılın ilk beş ayında toplam satış miktarı 81 tona ulaştı. Rusya ise Mayıs ayında 6 ton, yıl genelinde ise 34 ton altın satışı gerçekleştirdi. Uzmanlar, merkez bankalarının zaman zaman rezerv yönetimi, likidite ihtiyacı ve portföy dengesi amacıyla satış yapmasının olağan bir uygulama olduğunu, bu nedenle satışların tek başına olumsuz bir sinyal olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Yılın ilk beş aylık dönemine bakıldığında ise 64 tonluk net alımla Polonya açık ara lider konumunda bulunuyor. Özbekistan 33 ton, Çin 25 ton ve Kazakistan 20 ton net alımla listenin üst sıralarında yer aldı. Bu tablo, özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezervlerinde altının payını artırmaya devam ettiğini gösteriyor.

Dünya Altın Konseyi’nin yayımladığı 2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması da bu eğilimin önümüzdeki dönemde sürebileceğine işaret ediyor. Araştırmaya göre merkez bankalarının yüzde 89’u önümüzdeki 12 ay içinde küresel altın rezervlerinin artacağını öngörüyor. Katılımcıların yüzde 45’i ise kendi kurumlarının altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtiyor. Bu oran, araştırmanın gerçekleştirilmeye başlandığı tarihten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak dikkat çekiyor.

Raporda ayrıca Güney Kore Merkez Bankası’nın, döviz rezervlerini çeşitlendirme stratejisi kapsamında altın destekli ETF’lere yatırım yapmayı değerlendirdiği belirtilirken, Latin Amerika ülkelerinde de altın talebinin güçlendiği ifade edildi. Şili yılbaşından bu yana yaklaşık 8 ton, Guatemala 2 ton, Bolivya ve Uruguay ise 1’er ton altın alımı gerçekleştirdi. Bölgedeki bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edebileceği değerlendiriliyor.

Küresel merkez bankalarının son yıllarda altın alımlarını hızlandırmasının temel nedenleri arasında jeopolitik riskler, dolar bağımlılığını azaltma isteği, rezerv çeşitlendirme politikaları ve finansal sistemde yaşanabilecek olası dalgalanmalara karşı güvenli varlık bulundurma stratejisi öne çıkıyor. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde merkez bankalarının küresel altın talebindeki belirleyici rolünü koruyacağını ve bunun da uzun vadede altın fiyatlarını destekleyen önemli faktörlerden biri olmayı sürdüreceğini değerlendiriyor.