Manşet Enflasyon Düşüyor, Ancak Çekirdek ve Hizmet Enflasyonu Hâlâ Yüksek

Aralıkta mevsimsellikten arındırılmış TÜFE yüzde 1,67, çekirdek yüzde 2,06 arttı. Hizmet enflasyonu risk oluşturmaya devam ediyor.

TÜİK’in açıkladığı mevsim etkilerinden arındırılmış özel kapsamlı TÜFE verileri, aralık ayında enflasyonun ana eğilimine ilişkin daha net bir fotoğraf sunuyor. Manşet rakamların ötesine geçildiğinde, fiyat artışlarının yapısı ve kalıcılığı konusunda önemli sinyaller dikkat çekiyor. Buna göre, mevsimsellikten arındırılmış genel TÜFE aralıkta %1,67, çekirdek TÜFE ise %2,06 arttı. Kasım ayında bu oranlar sırasıyla %1,49 ve %2,08 seviyesindeydi. Bu tablo, manşet enflasyondaki görece sakin seyre rağmen, enflasyonun iç dinamiklerinde belirgin bir yavaşlama olmadığını ortaya koyuyor.

Özellikle çekirdek enflasyonun yüksek seyrini koruması, talep koşulları ve fiyatlama davranışlarının hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor. Gıda ve enerji gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek göstergelerin %2’nin üzerinde kalması, para politikası açısından “temkinli duruş” ihtiyacını canlı tutan en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Bu durum, kısa vadede manşet enflasyon düşse bile, kalıcı dezenflasyonun henüz tam anlamıyla tesis edilmediğini gösteriyor.

Verilerin en kritik noktası ise hizmet grubu. Aralık ayında hizmet fiyatları %2,92 artarak genel ortalamanın belirgin şekilde üzerinde seyretti. Bu görünüm, kira, lokanta-otel, haberleşme ve çeşitli kişisel hizmetlerde fiyat katılığının devam ettiğini teyit ediyor. Hizmet enflasyonu, ücret artışları ve beklentilerle doğrudan bağlantılı olduğu için, enflasyonun en “inatçı” bileşeni olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle hizmetlerdeki bu hızlanma, Merkez Bankası açısından en dikkatle izlenen başlık olmaya devam edecek.

Gıda cephesinde ise daha karmaşık bir tablo var. Kasım ayında %2,36 gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları, aralıkta %1,76 artış kaydetti. Buna karşın taze meyve ve sebze fiyatlarının %1,23 düşmesi, gıda enflasyonunda aşağı yönlü potansiyelin tamamen kaybolmadığını gösteriyor. Ancak işlenmemiş gıdadaki oynaklık, mevsimsel ve arz kaynaklı faktörlerin enflasyon görünümünü kısa vadede dalgalı hale getirebileceğini bir kez daha hatırlatıyor.

Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan ana mesaj şu: Manşet enflasyon düşüyor olabilir, ancak çekirdek ve hizmet enflasyonu hâlâ yüksek. Bu da dezenflasyon sürecinin kırılgan olduğunu ve erken gevşemenin riskler barındırdığını gösteriyor. Para politikası açısından bakıldığında, faiz indirimine yönelik beklentiler güçlenmiş olsa da, mevsimsellikten arındırılmış göstergeler TCMB’nin hızlı ve agresif adımlar atmasını zorlaştıran bir zemin sunuyor.

Sonuç olarak, aralık verileri enflasyonla mücadelede “yol alındığını” ancak “hedefe yaklaşıldığını” söylemek için henüz erken olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle hizmet enflasyonunda kalıcı bir yavaşlama görülmeden, enflasyon beklentilerinin tam anlamıyla çıpalanması zor görünüyor. Önümüzdeki dönemde ücret gelişmeleri, kira artışları ve iç talep koşulları, en az manşet TÜFE kadar belirleyici olmaya devam edecek.