Küresel piyasalar, yeni yılın ilk haftasına ABD’de açıklanacak istihdam verilerinin yön belirleyici olacağı beklentisiyle girdi. 29 Aralık–2 Ocak haftasında, ABD Merkez Bankasının (Fed) aralık ayı toplantı tutanakları, jeopolitik gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin adımları piyasalarda karışık bir görünümün öne çıkmasına neden oldu.
Yeni yıl tatili nedeniyle işlem günlerinin sınırlı kaldığı haftada likiditenin düşük olması, yatırımcıların temkinli duruşunu güçlendirdi. Yılın son haftasında risk alma iştahı zayıflarken, piyasalar daha çok 2026’da Fed’in nasıl bir para politikası izleyeceğine dair sinyallere odaklandı.
Fed tutanakları ve faiz beklentileri
Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) aralık toplantısına ait tutanaklar, Fed üyeleri arasında görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Tutanaklara göre bazı üyeler, aralık ayındaki faiz indiriminin ardından politika faizinin bir süre sabit tutulması gerektiğini savunurken, çoğunluk enflasyondaki yavaşlamanın sürmesi halinde yeni faiz indirimlerinin uygun olacağı görüşünü dile getirdi.
Bu tablo, Fed’in 2026’da politika gevşemesini tamamen rafa kaldırmadığını, ancak sürecin beklenenden daha sınırlı ve veri odaklı ilerleyebileceğini gösterdi. Piyasalarda, Fed’in nisan ayına kadar bir faiz indirimi yapabileceği, yıl genelinde ise toplam iki faiz indiriminin gündemde olduğu beklentisi korunuyor.
Fed başkanlığı tartışmaları ve Trump faktörü
Faiz patikasına ilişkin belirsizliklerin yanı sıra, bu ay netleşmesi beklenen yeni Fed Başkanı’nın kim olacağı da yatırımcıların radarında. ABD Başkanı Donald Trump’ın mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirileri, para politikasının siyasi baskı altında kalıp kalmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Trump, Powell’ı Fed binasının renovasyonu için 4,1 milyar dolarlık harcama yapmakla suçlayarak ağır ihmal iddiasında bulundu ve istifa çağrılarını yineledi. Bu çıkışlar, Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmaları alevlendirirken, piyasalarda kurumsal belirsizlik algısını güçlendirdi.
Ticaret politikaları ve jeopolitik riskler
Ticaret cephesinde ise Trump’tan piyasaları rahatlatan bir adım geldi. Döşemeli mobilya, mutfak dolapları ve banyo dolapları için 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi planlanan ek tarife artışları bir yıl ertelendi. Böylece söz konusu ürünlerde halihazırda uygulanan yüzde 25’lik gümrük vergisi korunmuş oldu. Bu karar, özellikle ABD’de mobilya ve ev eşyası sektöründe hisse fiyatlarını destekledi.
Öte yandan jeopolitik riskler yeniden yükseldi. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin belirsizlikler sürerken, ABD ile Venezuela arasındaki gerilim ve İran bağlantılı yaptırımlar küresel risk iştahını baskıladı. ABD yönetiminin, Venezuela ve İran merkezli 10 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine eklemesi, enerji ve savunma başta olmak üzere birçok sektörde temkinli fiyatlamalara yol açtı.
Tahvil, emtia ve döviz piyasalarında görünüm
Bu gelişmelerle birlikte ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, haftalık bazda yaklaşık 6 baz puan artarak yüzde 4,20 seviyesine çıktı. Tahvil faizlerindeki yükseliş, hisse senedi piyasaları üzerinde baskı yaratırken, güvenli liman olarak görülen kıymetli metallerde ise satışlar öne çıktı.
Altının ons fiyatı haftayı yüzde 4,4 düşüşle 4.333 dolarda kapatarak üç haftalık yükseliş serisini sonlandırdı. Gümüşün ons fiyatı da yüzde 7,2 gerileyerek beş haftalık yükseliş trendini noktaladı. Analistler, bu düşüşte Londra Metal Borsası (LME) ve Chicago Mercantile Exchange’in (CME) teminat düzenlemelerinin yanı sıra teknik düzeltme ihtiyacının etkili olduğunu belirtiyor.
Dolar endeksi haftayı yüzde 0,4 artışla 98,4 seviyesinde tamamlarken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 yükselerek 60,7 dolar oldu.
New York borsasında satış baskısı
ABD borsaları haftayı düşüşle kapattı. S&P 500 endeksi yüzde 1,03, Nasdaq yüzde 1,71 ve Dow Jones yüzde 0,67 geriledi. Makro verilerde, ABD’de bekleyen konut satışlarının kasım ayında yüzde 3,3 artması olumlu bir sinyal verse de, bu veri satış baskısını telafi etmeye yetmedi.
Kurumsal tarafta tarife erteleme kararının ardından Wayfair hisseleri yüzde 6,1, RH hisseleri yüzde 7,9 yükseldi. Çip üreticilerinde Nvidia yüzde 1,3, Micron Technology ise yüzde 10,5 değer kazandı. Buna karşılık Tesla hisseleri, teslimatlardaki yıllık yüzde 16’lık düşüş sonrası yüzde 2,6 geriledi.
Yeni haftada kritik veri takvimi
5 Ocak ile başlayacak haftada piyasaların ana gündemi ABD istihdam verileri olacak. Hafta boyunca ISM imalat ve hizmet PMI’ları, ADP istihdam raporu, fabrika ve dayanıklı mal siparişleri, dış ticaret dengesi ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları izlenecek. Haftanın en kritik verisi ise cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve Michigan tüketici güven endeksi olacak.
Analistler, bu verilerin Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebileceğini ve küresel piyasalarda yön arayışının istihdam rakamlarına bağlı olarak hızlanabileceğini vurguluyor.











