Konut Fiyatlarında Artış Sürüyor, Reel Kayıp Derinleşiyor: Kiralarda Ankara Zirvede

Konut fiyatları nisanda yıllık yüzde 26,6 arttı ancak reel bazda geriledi. Yeni kiracı kiraları yüzde 31,7 yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2026 yılı nisan ayı verileri, Türkiye’de konut piyasasında nominal fiyat artışlarının sürdüğünü ancak yüksek enflasyon nedeniyle reel kayıpların devam ettiğini ortaya koydu. Konut Fiyat Endeksi (KFE), nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,8 artarak 223,4 seviyesine yükselirken, yıllık bazda yüzde 26,6’lık nominal artış kaydetti. Buna karşın, enflasyondan arındırılmış veriler incelendiğinde konut fiyatlarının reel olarak yüzde 4,3 gerilediği görüldü. Bu durum, konut piyasasında fiyatların yükselmeye devam etmesine rağmen satın alma gücü ve yatırım getirisi açısından reel kayıpların sürdüğüne işaret etti.

Ekonomistler, konut fiyatlarının nominal olarak artmasına rağmen reel düşüş göstermesini, yüksek enflasyon ortamının emlak piyasası üzerindeki etkisinin devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendiriyor. Son dönemde kredi faizlerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, konut finansmanına erişimi zorlaştırırken, talep tarafında yavaşlamaya neden oluyor. Özellikle yatırım amaçlı alımlarda temkinli yaklaşımın artması, fiyat artış hızının önceki yıllara kıyasla daha kontrollü ilerlemesine yol açıyor.

Üç büyükşehirde de fiyat artışları sürerken, en güçlü aylık yükseliş Ankara’da kaydedildi. Nisan ayında İstanbul’da konut fiyatları aylık bazda yüzde 1,6, Ankara’da yüzde 2,6 ve İzmir’de yüzde 2,1 arttı. Yıllık bazda bakıldığında ise İstanbul’da fiyatlar yüzde 26,2, Ankara’da yüzde 29,9 ve İzmir’de yüzde 26,7 yükseldi. Başkentte görülen daha güçlü fiyat artışı, son dönemde artan nüfus hareketleri, kamu çalışanı yoğunluğu ve görece daha ulaşılabilir konut fiyatlarıyla ilişkilendiriliyor.

Bölgesel verilerde ise en dikkat çekici yükseliş, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars ve Iğdır illerini kapsayan bölgede görüldü. Bu bölgede konut fiyatları yıllık bazda yüzde 33,6 ile Türkiye’nin en yüksek artışını kaydetti. Uzmanlar, bu yükselişte düşük baz etkisi, kentsel dönüşüm çalışmaları ve göç dinamiklerinin etkili olabileceğini belirtiyor. Buna karşılık, yıllık artışın en düşük olduğu bölge Aydın, Denizli ve Muğla oldu. Özellikle turizm ve ikinci konut talebinin yoğun olduğu bu bölgede yıllık artışın yüzde 16,7’de kalması, fiyatların daha dengeli bir seviyeye geldiğine işaret ediyor.

Konut piyasasındaki görünüm kiralara da yansıdı. Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) nisanda aylık bazda yüzde 1,7 artarken, yıllık bazda yüzde 31,7 yükseldi. Ancak kira artışları da enflasyon karşısında reel bazda ivme kaybetti ve reel olarak yüzde 0,5 düşüş yaşandı. Bu tablo, kiralardaki yükselişin hız kesmese de yüksek enflasyon nedeniyle reel getiride zayıflama yaşandığını gösterdi.

Büyükşehirlerde yeni kiracılar açısından kira baskısının sürdüğü görüldü. İstanbul’da yeni kiracı kira endeksi aylık yüzde 1,4, Ankara’da yüzde 2,8 ve İzmir’de yüzde 1,2 arttı. Yıllık bazda ise kira artışı İstanbul’da yüzde 36,2, Ankara’da yüzde 36,7 ve İzmir’de yüzde 29,4 olarak hesaplandı. Böylece Ankara, kira artışında Türkiye genelinde zirvede yer aldı. Uzmanlara göre Ankara’daki hızlı kira yükselişinin arkasında artan göç, öğrenci ve memur nüfusu ile sınırlı yeni konut arzı bulunuyor.

Bölgesel bazda yeni kiracı kira endeksinde en düşük artışın Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye bölgesinde gerçekleşmesi dikkat çekti. Deprem sonrası yeniden yapılaşma sürecinin devam ettiği bölgede kira artışının yüzde 21,5 seviyesinde kalması, piyasadaki arz-talep dengesindeki değişimle ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde konut ve kira piyasasının yönünü belirleyecek temel unsurun enflasyon, faiz politikaları ve konut arzındaki gelişmeler olacağını değerlendiriyor. Özellikle yüksek kredi maliyetlerinin sürmesi halinde konut satışlarında baskı devam edebilir. Buna karşın, enflasyondaki olası gerileme ve finansman koşullarında iyileşme yaşanması durumunda, konut piyasasında yeniden daha güçlü bir hareketlilik görülebileceği belirtiliyor. Ayrıca reel bazdaki düşüşe rağmen nominal fiyat artışlarının sürmesi, konutun Türkiye’de halen önemli bir yatırım aracı olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.