Koç Üniversitesi tarafından yayımlanan Ocak 2026 Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi, Türkiye’de hanehalkının enflasyon algısında ve beklentilerinde sınırlı da olsa aşağı yönlü bir eğilimin başladığına işaret etti. 16–21 Ocak tarihleri arasında 2 bin 924 kişiyle yapılan ankete göre, önümüzdeki 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 1 puan düşerek yüzde 52 seviyesine geriledi. Aynı dönemde, geride kalan 12 aya ilişkin hissedilen enflasyon ise yüzde 66’dan yüzde 62’ye indi.
Ortaya çıkan tablo, hanehalkının gelecek dönemde enflasyonda yaklaşık 10 puanlık bir iyileşme beklediğini gösteriyor. Ankette ölçülen ortalama beklenti yüzde 52 olurken, ortanca değer yüzde 47 olarak kaydedildi. Bu durum, katılımcıların önemli bir kısmının enflasyonun resmi ortalamanın da altında kalabileceğini düşündüğünü ortaya koyuyor.
Anket sonuçları, tasarruf tercihleri açısından bakıldığında altına olan ilginin güçlü seyrini koruduğunu gösteriyor. Buna karşın, altın dışındaki yatırım araçlarına yönelik tercihlerde zayıflama dikkat çekiyor. Bu eğilim, hanehalkının belirsizlik ortamında geleneksel ve güvenli liman olarak gördüğü varlıklara yönelmeye devam ettiğini düşündürüyor.
Katılımcıların büyük bölümü, enflasyonu belirleyen en önemli unsur olarak “yeni ekonomik gelişmeleri” öne çıkarıyor. Yaklaşık yarısı ise beklentilerini oluştururken özellikle son beş yıldaki enflasyon deneyimini esas aldığını belirtiyor. Bu bulgu, geçmişte yaşanan yüksek enflasyon dönemlerinin hanehalkı beklentileri üzerinde kalıcı bir iz bıraktığını gösteriyor.
Ankette ayrıca ekonomi politikalarına duyulan güven ile enflasyon beklentileri arasında ters yönlü bir ilişki olduğu tespit edildi. Politikalara güvenenler ile güvenmeyenler arasındaki beklenti farkı 13 puan seviyesinde. Bu durum, beklenti yönetiminin ve politika iletişiminin enflasyonla mücadelede kritik rol oynadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Üç yıllık perspektifte bakıldığında ise katılımcıların en büyük bölümü (yüzde 23), yıllık ortalama enflasyonun yüzde 20–30 aralığında oluşacağını öngörüyor. Bu beklenti, kısa vadede yüksek seviyelerin korunacağına, ancak orta vadede kademeli bir düşüş umudunun varlığına işaret ediyor.
Genel olarak değerlendirildiğinde, anketteki sınırlı iyileşmeye rağmen hanehalkı beklentilerinin hâlâ oldukça yüksek seviyelerde olduğu görülüyor. Bu durum, enflasyonla mücadelede para politikasının kararlılığı, mali disiplinin korunması ve beklentileri aşağı çekecek güçlü ve tutarlı politika adımlarının önemini koruduğunu gösteriyor. Özellikle fiyat istikrarına yönelik güvenin artması halinde, hanehalkı beklentilerindeki düşüşün daha belirgin ve kalıcı hale gelmesi mümkün olabilir.











