Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Şubat ayı verileri, imalat sanayisinde dikkat çekici bir ikili tabloya işaret ediyor. Bir yanda reel kesim güven endeksi 28 ayın zirvesine çıkarken, diğer yanda kapasite kullanım oranında (KKO) sınırlı da olsa bir gerileme yaşanıyor. Bu durum, üretim cephesinde temkinli bir dengelenme sürecine girildiğini düşündürüyor.
Şubat ayında imalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 73,5 seviyesine geriledi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış veri de 0,4 puan düşüşle yüzde 74,0 olarak hesaplandı. 1773 iş yerinin katıldığı İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarına dayanan bu veriler, sanayinin mevcut üretim kapasitesinin yaklaşık dörtte üçünün kullanıldığını gösteriyor.
Kapasite kullanım oranı, ekonomik aktivitenin en önemli öncü göstergelerinden biridir. Yüksek KKO, talebin güçlü ve üretim çarklarının hızlı döndüğüne işaret ederken; düşüş eğilimi genellikle talep yavaşlaması, stok artışı veya üretim planlarında temkinli bir ayarlamaya işaret eder. Şubat ayındaki 0,4–0,6 puanlık gerileme dramatik bir zayıflama anlamına gelmese de, sanayide ivmenin sınırlı da olsa yavaşladığını gösteriyor.
Bu noktada dikkat çeken unsur, kapasite kullanımındaki düşüşün reel kesim güven endeksindeki artışla aynı döneme denk gelmesi. Güven endeksinin 28 ayın zirvesine çıkması, firmaların gelecek döneme ilişkin beklentilerinin iyileştiğini ortaya koyuyor. Bu da mevcut üretim seviyesindeki sınırlı düşüşün geçici bir ayarlama olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Yani şirketler bugün daha temkinli üretim yaparken, önümüzdeki aylara daha umutlu bakıyor olabilir.
Kapasite kullanımındaki gerilemeyi değerlendirirken maliyet ve fiyat dinamiklerini de göz ardı etmemek gerekiyor. Yurt dışı üretici fiyat endeksinde (YD-ÜFE) ocak ayında yıllık artışın yüzde 35’i aşması, özellikle ihracatçı sektörler açısından maliyet baskısının sürdüğüne işaret ediyor. Kur, enerji ve ara malı fiyatlarındaki oynaklık, üretim planlarını doğrudan etkileyebiliyor. Benzer şekilde tarımsal girdi fiyat endeksindeki yıllık yüzde 33,15’lik artış ve aylık yüzde 32,50’lik yükseliş, gıda ve tarıma dayalı sanayiler üzerinde maliyet yönlü baskının devam ettiğini gösteriyor.
Bu maliyet ortamında firmalar iki temel refleks geliştirebilir: Ya fiyat artışlarına yönelerek marjlarını korumaya çalışırlar ya da üretimi kısarak stok ve finansman yükünü kontrol altına alırlar. Şubat ayındaki KKO gerilemesi, ikinci seçeneğin sınırlı ölçekte devreye girmiş olabileceğine işaret ediyor. Özellikle iç talepteki dengelenme ve finansman koşullarındaki sıkılık, firmaları daha ihtiyatlı üretim planlarına yönlendirmiş olabilir.
Öte yandan yüzde 73,5–74 bandındaki kapasite kullanım oranı tarihsel olarak çok düşük bir seviyeye işaret etmiyor. Kriz dönemlerinde yüzde 65’lere kadar gerileyebilen KKO ile kıyaslandığında, mevcut oran sanayinin hâlâ belirli bir direnç gösterdiğini ortaya koyuyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için kapasite kullanımının kademeli olarak yükselmesi ve yatırımlarla desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde üretim potansiyeli tam olarak devreye giremez ve büyüme sınırlı kalır.
Burada asıl belirleyici unsur, önümüzdeki aylarda sipariş akışının nasıl şekilleneceği olacak. İç talepte toparlanma sinyalleri güçlenir ve ihracat pazarlarında belirgin bir canlanma yaşanırsa, kapasite kullanım oranı yeniden yukarı yönlü bir patikaya girebilir. Aksi halde firmalar, mevcut kapasiteyi korumaya odaklanan daha savunmacı bir strateji izleyebilir.
Sonuç olarak Şubat ayı verileri, sanayide sert bir daralma değil, kontrollü bir yavaşlama yaşandığını gösteriyor. KKO’nun yüzde 73,5’e gerilemesi, üretimde sınırlı bir frene işaret ederken; güven endeksindeki yükseliş, beklentiler tarafında iyimserliğin korunduğunu ortaya koyuyor. Ekonomide dengelenme sürecinin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini anlamak için önümüzdeki aylarda kapasite kullanım oranı, sipariş göstergeleri ve maliyet enflasyonu birlikte izlenmeli. Sanayinin nabzı, büyümenin yönünü belirleyen en kritik göstergelerden biri olmaya devam ediyor.











